|
02 - EY GÂFİL İNSAN !
KİBİRLİ HÜKÜMDÂR
"Veliyyullah Dehlevî",
âlim ve velî bir zât.
Bir gün sevdiklerine,
anlattı şunu bizzât:
Vaktiyle çok gururlu ve
kibirli bir “Sultân”,
Ülkesini gezmeyi, arzu
eder bir zaman.
Ata binip, yanına, alır
avanesini.
Çıkar bir gezintiye,
dolaşır ülkesini.
Giderken bir haşmetle,
hem de gururlanarak,
Karşısına, bir kimse
çıkar âni olarak.
Yamalı elbiseli, ihtiyar
bir kimsedir.
Yanına yaklaşarak,
evvelâ selâm verir.
Sultân, almaz selâmı
kibir ve gurûrundan.
O der ki:
(Senin ile bir işim var
ey sultân!)
Sultân ona kızarak, der
ki: (Ne istiyorsun?
Sen, hangi cesâretle
bana söz söylüyorsun?)
Atının dizginini tutarak
o ihtiyar,
Der ki:
(Ey mağrur sultân,
seninle bir işim var!)
Çâresiz kalan sultân,
ondan kurtulmak için,
Der ki: (Söyle bakalım,
benimle neymiş işin?)
Der ki:
(Bu, âşikâre söylenecek
şey değil.
Gizlidir, onun için bana
doğru az eğil.)
Sultân, ister istemez
eğilince o yana,
(Ben Azrâil'im!)
diye, bildirir o
sultâna.
O bunu öğrenince, soğur
eli ayağı.
Üzülür, rengi kaçar,
çözülür dizi bağı.
Kekeliyerek
der ki hazreti Azrâil'e:
(İzin ver, görüşeyim
gidip âilem ile.)
Lâkin O, bir an bile
sultâna vermez izin.
Alır hemen rûhunu, bir
an beklemeksizin.
Sonra o kıyâfetle,
oradan ayrılarak,
Bu sefer bir “Mü'min”e,
gelir âni olarak.
Ona yaptığı gibi, selâm
verir ilk önce.
O, tebessüm ederek,
cevap verir hemence.
Azrâil, ona dahî hitâb
edip o zaman,
Der ki: (Biraz işim
var seninle ey müslümân!)
O der: (Hay hay efendim,
emrin baş üzerine.
Ne gibi hizmet varsa,
getireyim yerine.)
O zaman Melek der ki:
(Ey müslümân kardeşim!
Ben ölüm meleğiyim,
seninle budur işim.)
O der ki: (Hoş geldiniz,
safâlar getirdiniz.
Ben de sizi beklerdim,
beni sevindirdiniz.
Lâkin ricâm şudur ki,
çabuk olun az daha.
Rûhumu, bir an önce
kavuşturun Allah'a.)
Melek der ki:
(Ey mü'min, benden bir
arzun var mı?
Rûhunu, ne şekilde
istiyorsun almamı?)
O der ki: (Mâdem öyle,
izin ver bana biraz.
Abdest alıp kılayım, iki
rekât bir namâz.
Ben, ikinci rekâtin
secdesini yaparken,
Sen de tam o sırada,
rûhumu kabzet hemen.)
Kabûl eder Azrâil onun
bu ricâsını.
Secdede, incitmeden
alıverir canını. |