|
01 - KÖTÜ HUYUN ZARARI
MUVAFFAK OLMANIN SIRRI
"Abdülhakîm Arvâsî",
şânı büyük bir velî.
“Îmân”ı anlatırdı,
cemâate ekserî.
Buyurdu: (Bir kula ki,
Rabbimiz verdi "îmân",
Öyle ise, nedir ki
etmedi ona ihsân?
Ve Allah, bir kula ki, "îmân"ı
vermemiştir,
Böyle olduktan sonra, ne
ki ona vermiştir?
Ayrıca, “Âmentü”yü
bilip ezberlemekle,
Îmânın hakîkati, kolayca
geçmez ele.
Asıl îmân şudur ki, kul,
korkarak Allah'tan,
Çok küçük olsa bile,
kaçınır her günâhtan.)
Bir gün de buyurdu ki:
(Olmak için muvaffak,
Tam riâyet ediniz iki
şeye muhakkak.
Birincisi şudur ki,
işlemeyin hiç "günâh".
Zîrâ günâhkârları,
muvaffak etmez Allah.
İkincisi "Duâ"dır,
bakın duâ almaya.
Gariplerin duâsı,
mühimdir elbet daha.
Kim, bir kulun gönlünü
ferahlatırsa eğer,
Yüz senelik teheccüd
sevâbı elde eder.
“Allah dostu”
olmayı istiyorsa bir
insan,
Cömert olup, kullara
eylesin dâim ihsân.)
Bir kişi anlatır ki:
(Ben bir ateşperesttim.
Kızımı, oğlum ile
evlendirecek idim.
Kesildi düğün günü, çok
koyun ve inekler.
Yapıldı çeşit türlü,
gâyet nefis yemekler.
Bitişik bir komşumuz,
müslümân kadın vardı.
Yetîm çocuklarına,
sıkıntıyla bakardı.
Bu kadın, düğün günü
gelerek evimize,
Dedi ki:
(Biraz ateş verir
misiniz bize?)
Lâkin o, esâsında ateş
için gelmemiş.
"Belki yemek veririz”,
diyerek ümitlenmiş.
Benimse, mü'minlere
düşmânlığım vardı pek.
Gönderdim onu geri,
hiçbir şey vermiyerek.
Bir kaç kere gelince
kadın "ateş almaya",
Çalıştım o kadının
hâlini anlamaya.
Dehlizdeki deliğe
yaklaşıp kulak verdim.
Yetîmciğin sesini,
kulağımla dinledim:
(Anneciğim ne olur, son
bir defâ gidiver.
Belki bu gidişinde,
biraz yemek verirler.)
Annesi diyordu ki:
(Ey benim güzel yavrum!
Üç sefer gidip geldim,
artık utanıyorum.)
Gördüğüm bu acıklı
manzara üzerine,
Bir “Sofra”
hazırlayıp, gönderdim
evlerine.
Girdim yine dehlize,
gözledim hâllerini.
Yetîmlerin küçüğü,
kaldırdı ellerini:
(Yâ Rab, nasıl o bize
ettiyse ikrâm, izzet,
Sen de o komşumuzu,
islâm ile azîz et.)
Yemin ediyorum ki, bu
duâsı bitmeden,
“Hidâyet” geldi bana,
değişti kalbim hemen.
"Şehâdet"i
getirip, girdim islâm
dînine.
Kurtuldum yetîmlerin
duâsı hürmetine. |