ŞİİRLERLE MENKIBELER

REHBER İNSANLAR

 

1.Cild

 Kitap       Web

2.Cild

 

Peygamber (Aleyhisselâm) Efendimizin Hayatı

 

03 -

Peygamberler

04 -

Dört Büyük Halife

 

 

05 -

Eshâb-ı Kiram

06 -

Büyük İmâmlar

 

 

07 -

Anadolu Evliyâları

08 -

Buhârâ Evliyâları

 

 

09 -

Horasan Evliyâları

10 -

Rehber İnsanlar

 

11 -

Güzel Nasihatlar

12 -

İmân ve Namaz

81 - SELÂHADDİN EYYÛBÎ (Rahmetullahi Aleyh)

ÂLİM VE SULTÂNDI

 

Fıkıh âlimi olup, ayrıca bir sultândır.

Eyyûbî” devletinin temelini atandır.

 

Binyüzotuzyedi’de “Tekrit”de doğan bu zât,

Binyüzdoksanüç’te de eyledi “Şam”da vefât.

 

Henüz çocuk çağında, başladı tahsîline.

Sonra fıkıh ilminin, vâkıf oldu hepsine.

 

Önce “Fıkıh âlimi”, sonra “Sultân” olmuştur.

Ânî ve isâbetli kararları meşhurdur.

 

Kuvvetli bir zekâya sâhip olan bu kişi,

İstişâre ederdi ehli ile her işi.

 

Müşâvere sonunda, varınca bir karara,

Bu varılan karardan, dönmezdi artık aslâ.

 

Öyle çok severdi ki, "âlimlerle sohbeti",

Yok idi ona göre, başka şeyin kıymeti.

 

Kitaplarla uğraşmak, ilim mütâlâ etmek,

En çok lezzet aldığı, sevdiği şeylerdi pek.

 

Âlimlerden, kitaptan ayrılsaydı eğer ki,

“Îdâma gitmek” gibi gelirdi ona sanki.

 

“Mes’ud o kimsedir ki, henüz hayatta iken,

Dünyâ muhabbetini, çıkarmıştır kalbinden.”

 

Bu hadîs-i şerîfe çalışırdı uymaya.

O, dünyâ'dan kaçtıkça, akardı ona dünyâ.

 

“Bir kimsenin arzusu, âhiret ise, elhak,

Hizmetçi yapar ona, dünyâ'yı cenâb- Hak.”

 

Bu hadîs-i şerîfin mânâsı ve hikmeti,

Bu mübârek sultânda tecellî etti sanki.

 

Zîrâ kısa zamanda, Mısır’ın, Sûriye’nin,

Sultânı olmuş idi daha bir çok yerlerin.

 

İslâma hizmet” ile geçti bütün hayâtı.

Yaydı hep o yerlere, îmân ve îtikadı.

 

Kudüs-ü şerîf”i de, ederek hayli gayret,

Zabtetti kâfirlerin ellerinden nihâyet.

 

Bunu hazmedemiyen Avrupalı haçlılar,

“Altıyüzbin”den fazla bir ordu çıkardılar.

 

"Selâhaddîn Eyyûbî", sâhipken az kuvvete,

Bu büyük orduyu da, uğrattı hezîmete.

 

Sarayda oturup da, eylemedi hiç rahat.

İslâma hizmet” için, etti hep harp ve cihâd.

 

Ölüm döşeğinde de, çağırıp evlâdını,

Şöylece yaptı ona, en son nasîhatını:

 

(Ey oğlum, nasîhatım şudur ki sana şu an:

Allah korkusu” ile yaşıyasın her zaman.

 

Çünkü her iyiliğin ve her hayr'ın kaynağı,

Allah korkusu ile yaşamaktır devamlı.

 

Onun emrine uyup, sakın ki yasağından,

Sana, muvaffakıyet nasîb etsin Yaradan.

 

Sakın halka zulmetme, iyilik etmeye bak.

Zîrâ rahmet edene, rahm eder cenâb-ı Hak.

 

Onlara sert davranma, şefkat eyle ve acı.

Yoksa senden olurlar, mahşer günü dâvâcı.

 

Onlar, Hak teâlânın sana emânetidir.

Mütevâzı davran hep, yapma hiç "gurur, kibir".

 

Bil ki, kazandığımız şân, şeref ve îtibâr,

İyi işlerimizden olmuştur pek âşikâr.

 

Herkesin hukûkuna eyle ki tam riâyet,

Kul hakkı”ndan kurtulmak, çetindin o gün gâyet.

 

Allah, affetse bile sâir çok günâhları,

Helâllık almadıkça, affolmaz kul hakları.)

Bir Önceki Sayfaya GiderBu Kitabın Ana Sayfasına GiderBir Sonraki Sayfaya Gider

Abdüllatif Uyan