ŞİİRLERLE MENKIBELER

REHBER İNSANLAR

 

1.Cild

 Kitap       Web

2.Cild

 

Peygamber (Aleyhisselâm) Efendimizin Hayatı

 

03 -

Peygamberler

04 -

Dört Büyük Halife

 

 

05 -

Eshâb-ı Kiram

06 -

Büyük İmâmlar

 

 

07 -

Anadolu Evliyâları

08 -

Buhârâ Evliyâları

 

 

09 -

Horasan Evliyâları

10 -

Rehber İnsanlar

 

11 -

Güzel Nasihatlar

12 -

İmân ve Namaz

80 - EBÛ MİDYEN MAĞRİBÎ (Rahmetullahi Aleyh)

NİÇİN GELDİN?

 

İnsanları irşâda başlamamışken henüz,

İnzivâ yapıyordu evinde gece gündüz.

 

Lâkin uzun sürünce bu ayrılık ve firâk,

Kapısının önüne, toplandı bilcümle halk.

 

Dediler ki: “Efendim, muhtâcız gâyet size.

Artık evden çıkın da, nûr saçın kalbimize.”

 

Onların ısrârıyle çıkınca hânesinden,

Ağaçtaki serçeler, uçtular hepsi birden.

 

O, bu hâli görünce, hüzün çöktü kalbine.

Ve dönüp, inzivâya çekildi tekrar yine.

 

Buyurdu ki: “Faydalı olsaydım size eğer,

Beni görüp, ağaçtan kaçmazdı o serçeler.”

 

Bir yıl daha geçince, toplandı yine o halk.

Dediler ki: “Efendim, yeter artık bu firâk.

 

Sizin ayrılığınız, yakıyor içimizi.

Çıkıp nûrlandırınız sohbetle artık bizi.”

 

Yine dayanamayıp, son verdi inzivâya.

Bu sefer o serçeler, uçmadılar havaya.

 

Bilâkis ona doğru uçup kanat çırptılar.

Sevinç gösterisiyle, onu karşıladılar.

 

O zaman rahat edip, başladı sohbetine.

"İlim" ve "hikmet" saçtı insanların kalbine.

 

Lâkin ona, bir kişi, kalben etti îtirâz.

Onun bir kelâmını “Hatâlı” buldu biraz.

 

Bir "Kur'ân-ı kerîm"i saklıyarak koynuna,

Gitti ki, hatâsını söylesin gûyâ ona.

 

Kapısını çalıp da, girince içeriye,

Sordu o evliyâ zât: “Ne için geldin?” diye.

 

“İstifâde etmeye geldim” dedi o adam.

Zîrâ onun heybeti, kaplamıştı onu tam.

 

Buyurdu: “Koynundaki kitâbın bir yerini,

Oku da öğrenelim, hakîkî niyetini.”

 

Hayret ve şaşkınlıkla Kur'ânı çıkararak,

Başladı okumaya, bir yerini açarak.

 

Lâkin okur okumaz, daha çok etti hayret.

Zîrâ “Şuayb Nebî”den bahsederdi o âyet.

 

Ve buyurur idi ki meâlen o âyette:

“Onu yalanlıyanlar, ziyân etti elbette.”

 

Ebû Midyen’in dahî, “Şuayb”dı asıl adı.

O bunu okuyunca, anladı hakîkatı.

 

Buyurdu: (Öyle “Doğru” olmalı ki bir kişi,

Olmamalı ömründe, aslâ eğri bir işi.

 

Öyle çok “Korkmalı” ki, günâh ile haramdan,

Aslâ yanaşmamalı günâha hiçbir zaman.

 

Öyle çok “Din gayreti” olmalı ki kişinin,

Kendini unutmalı, islâma hizmet için.

 

Öyle çok "anmalı" ki bir kul Yaradanını,

Onu hâtırlamadan, geçmemeli bir ânı.

 

Ölüm”ü, öyle yakın bilmeli ki kendine,

Aslâ tutulmamalı, bir dünyâ emeline.

 

Ey insan şunu bil ki, öleceksin sen dahî.

Hiç günâh işleme ki, azap çetin Vallahi.

 

Her ne ki işledinse dünyâ'da hatâ, günâh,

Hepsinin hesâbını, soracak senden Allah.

 

Bakılmaz âhirette, hem mâl-ü emvâline.

Hesâbı veremezsen, yazık olur hâline.)

Bir Önceki Sayfaya GiderBu Kitabın Ana Sayfasına GiderBir Sonraki Sayfaya Gider

Abdüllatif Uyan