ŞİİRLERLE MENKIBELER

REHBER İNSANLAR

 

1.Cild

 Kitap       Web

2.Cild

 

Peygamber (Aleyhisselâm) Efendimizin Hayatı

 

03 -

Peygamberler

04 -

Dört Büyük Halife

 

 

05 -

Eshâb-ı Kiram

06 -

Büyük İmâmlar

 

 

07 -

Anadolu Evliyâları

08 -

Buhârâ Evliyâları

 

 

09 -

Horasan Evliyâları

10 -

Rehber İnsanlar

 

11 -

Güzel Nasihatlar

12 -

İmân ve Namaz

79 - HAZRET-İ BERK (Rahmetullahi Aleyh)

İŞİ GECİKTİRMEYİN

 

Şam şehrinde yetişen büyük bir evliyâdır.

Şaşılacak yüzlerce kerâmetleri vardır.

 

"Güzel ahlâk" sâhibi, üstün bir velî idi.

Herkesce sevilir ve çok hürmet edilirdi.

 

Bir gün Şam’ın kadısı, binerek hayvanına,

Bir yerden geçer iken, rastladı birden ona.

 

Gördüğü manzarayla, şaşkına döndü o an.

Hayvanını durdurup, ona baktı bir zaman.

 

Zîrâ "hazret-i Berk"in hâli çok mânidârdı.

Bir elinde kalın ve büyük bir “Sopa” vardı.

 

Bir “Hırka” duruyordu önünde hem o zaman.

O hırkaya, şiddetle vuruyordu durmadan.

 

Her vuruşta, hırkadan "kanlar" fışkırıyordu.

Vurdukça çıkan kanlar, etrâfa sıçrıyordu.

 

Sanki harb ediyordu düşmânla hazret-i Berk.

Kendinden geçiyordu, “Allah Allah!” diyerek.

 

Hayretten donakaldı o an kadı efendi.

O hal sona erince, yaklaşıp suâl etti.

 

Dedi ki: “Ey efendim, ne idi o hâliniz?

Hikmetini, bana da lütfen söyler misiniz?”

 

Buyurdu: “Kâfirlerle, mü’minlerden bir ordu,

Falan yerde tutuşmuş, çetin harb ediyordu.

 

Mü’minler zaîf idi, yardım ettim onlara.

Çok şükür müslümânlar, gâlip geldi küffâra.

 

Eğer yetişmeseydim yardımına onların,

Hezîmeti olurdu bu harp müslümânların.

 

Kâfirlerin halleri çok fenâdır şu anda.

Ve küffâr kanlarıydı, o fışkıran kanlar da.”

 

Şam kadısı duyunca, "hazret-i Berk"ten bunu,

Anladı, bu kimsenin hal ehli olduğunu.

 

O günün târihini, not etti bir kenara.

Müslümânlar dönünce, sordu bunu onlara.

 

Onlar da, hâdiseyi şöylece anlattılar:

Dediler: “Kuvvetliydi kat be kat bizden onlar.

 

Mağlûb oluyorduk ki neredeyse küffâra,

Havada, çok heybetli bir zât gördük o ara.

 

Elindeki sopayla, düşmâna vurdu, vurdu.

Vurdukça, küffâr kanı etrâfa sıçrıyordu.

 

Onun yardımı ile, küffâra gâlip geldik.

Lâkin o zât kim idi, onu hiç bilemedik.”

 

Şam kadısı dedi ki: “O, hazret-i Berk idi.

Size, tâ Şam şehrinden yardıma gelmiş idi.”

 

Derdi ki: “Ey insanlar, sakın gaflet etmeyin.

"Tövbe" ve "istiğfâr"ı, bir an geciktirmeyin.

 

"Sonra tövbe ederim” derseniz bu gün eğer,

Nasîb olmıyabilir, ânî gelir eceller.

 

İşi, biraz sonraya bırakmayın ki aslâ,

Böyle geciktirenler, pişmân olur pek fazla.

 

Zîrâ buyurmuştur ki bir gün Nebiyyi zîşân:

Sonraya bırakanlar elbette eder ziyân”.

 

Aklı olan, dünyâ'da, gelmeden henüz ecel,

"Ölüm" ve "âhiret"e hazırlanır mükemmel.

 

Bilir ki dünyâ fânî, ebedîdir âhiret.

Esas “Âhiret için” gösterir sa’y-ü gayret.

Bir Önceki Sayfaya GiderBu Kitabın Ana Sayfasına GiderBir Sonraki Sayfaya Gider

Abdüllatif Uyan