|
78 - EBÛ YÂKUB NEHCÛRÎ (Rahmetullahi
Aleyh)
HÂLİS KUL NASILDIR?
“Ebû Yâkub Nehcûrî”,
bir evliyâ, âlim zât.
İşi hep, insanlara etmek
idi nasîhat.
Cömertlik ve şefkati,
meşhurdu halk içinde.
Sünneti seniyyeye uyardı
her işinde.
Günâhtan pek sakınır,
yapardı çok ibâdet.
Cehenneme girmekten,
korkardı yine gâyet.
Biri dedi:
“Efendim, ben namâz
kılıyorum.
Lâkin ibâdetimden,
lezzet alamıyorum.”
Buyurdu ki: “Rabbini,
yalnız namâzda değil,
Her zaman hâtırla ve
O’ndan hiç olma gâfil.
Günâh işlemekten de,
kurtarırsan kendini,
Ancak alabilirsin
namâzın lezzetini.”
Buyurdu ki: (Bu
dünyâ, sanki büyük bir
"Deniz".
Ve “Takvâ gemisi”nde,
yolcuyuz her birimiz.
Bu yolculuk, sâhilde
erecek nihâyete.
O sâhil de, nisbettir
“Ölüm” ve “Âhiret”e.)
Buyurdu: “Sırf yemekle,
doyarsa biri eğer,
Karnı tam doysa bile,
gözü doymaz bu sefer.
Zenginliği “Mal ile”
olursa bir kişinin,
O da, hiç zengin olmaz,
fakirdir bunun için.
Kişi, ihtiyâcını Rabbine
etmezse arz,
İşinin hallolması,
kolayca mümkün olmaz.
Kullara arz ederse bir
insan her bir işi,
Hor ve zelîl olmaya,
mahkûm olur o kişi."
Buyurdu ki: "Hâlis
kul", bir farz edâ
edince,
Ferahlanıp, kavuşur bir
sürûr ve sevince.
Ve eğer terk ederse bir
"haram" ve "günâh"ı,
Duyar yine gönlünde, bir
huzûr ve ferahı.
Rabbinden gayrisini,
düşünmek istemez hiç.
O’ndan konuşulursa,
ancak bulur bir sevinç.
Dünyâ'yı sevenlerden,
tiksinir, eder nefret.
“Allah adamları”na,
besler sevgi, muhabbet.
Her hayırlı işini, yapar
hep “Allah için”.
Beklemez insanlardan bir
karşılık, âferin.
Allaha ibâdette, saf
yapar niyetini.
İstemez, insanlar da
bilsin ibâdetini.
"Tevekkül"
sâhibidir, Rabbine
güvenir hep.
Kendi gibi kullardan,
hiçbir şey etmez talep.
Gelirse bir üzüntü, bir
musîbet ve belâ,
Der ki: “Bana
bunları, gönderdi Hak
teâlâ.”
Üzülmeyip, bilâkis
sevinir buna gâyet.
Bilir ki, dostlarına
gönderir belâ ve dert.
Kimseden şikâyetçi olmaz
hiç bundan sebep.
Zîrâ bilir ki bunlar,
Allah’tan geliyor hep."
Dediler ki:
“Efendim, ne ki acep
sebebi,
Büyükler, zevk alırlar
belâdan, nîmet gibi.?”
Buyurdu ki: “Öyledir,
zîrâ ki Hak teâlâ,
Ancak sevdiklerine
gönderir "dert"
ve "belâ".
Bunlar da, Rabbimizin “Kemend”idir
bir nevî.
Tutup çeker kendine,
sevdiği kimseleri.
Onlar dahî sabredip,
etmezler hiç şikâyet.
Böylece günâhları, olur
af ve mağfiret." |