|
77 - YÛSÜF BİN ESBÂT (Rahmetullahi
Aleyh)
ÖLÜME HAZIRLANIN!
“Yûsüf bin Esbât”
var ki, Allah
adamlarından,
Çok fazla korkuyordu
âhiret azâbından.
Haramlardan kaçmaya,
ederdi fazla gayret.
Gece gündüz Rabbine,
ederdi çok ibâdet.
Nefsî arzularını,
getirmezdi yerine.
Hiç iltifât etmezdi
dünyâ lezzetlerine.
Yalnız “İki gömlek”le
geçirmişti ömrünü.
Birini yıkasaydı,
giyerdi öbürünü.
Derdi ki: “Âhiretin
sonsuz olan nîmeti,
Yanında, bu dünyâ'nın
hiç olur mu kıymeti?
Dünyâ “Çöplük”
gibidir, değmez talep
etmeye.
İsteyen, derdini de
hazırlansın çekmeye.”
Birine nasîhatte
buyurdu: “Kork
Allah’tan.
Her günâhı “Ateş”
bil, hiç ayrılma
takvâdan.
Herkesin tadacağı, çâre
bulamadığı,
“Ölüm” için,
şimdiden iyi yap
hazırlığı.
Aksi halde üzülür, çok “Eyvâh!”
dersin, fakat,
O gün, sana kimseden
erişmez bir menfaat.”
Bir gün de, nasîhatte
buyurdu ki: “Ey gençler!
Fırsatı nîmet bilin, bu
ömür çabuk geçer.
Bir hastalık gelmeden,
nîmet bilin sıhhati.
Çok yapın bu gençlikte "ibâdet"
ve "tâat"i.
İstifâde edin ki bu gün
gençliğinizden,
Zîrâ yarın, o dahî
gidecek elinizden.”
Derdi ki: (İyi insan “Güler
yüzlü” olur hep.
Süslemiştir o kulu
tevâzû, hayâ, edeb.
O, arkadaşlarına aslâ
etmez îtirâz.
Ve kat’iyyen kimsenin
aybını araştırmaz.
Bir kusur görse bile,
derhal kapar gözünü.
Özür dileyenlerin, kabûl
eder özrünü.
Kendi kusurlarını,
düşünür ince ince.
Bunların affı için,
tövbe eder gün gece.
Öyle kaplamıştır ki bu “Günâh
derdi” onu,
Düşünemez gayrinin ayıp
ve kusûrunu.
O, devamlı bakarak hatâ
ve kusûruna,
Der ki:
“Nasıl çıkarım ben
Hakkın huzûruna?”
“Allah Korkusu”
ile ağlar, inler ve
titrer.
Âhiret hesâbını, o,
kendine dert eder.
Konuşmaktan ziyâde,
susar o daha fazla.
Sonu pişmânlık olan
işleri yapmaz aslâ.
O, her bir âzâsını,
korur günâh yapmaktan.
Zîrâ çok korkmaktadır,
Cehennemde yanmaktan.
Rabbinin rızâsına uygun
yapar her işi.
Çekinir fiyakadan, terk
eder gösterişi.
Aldanmaz bu dünyâ'nın
geçici zevklerine.
Zîrâ müştâk olmuştur
Cennet nîmetlerine.
“Ölüm”ü,
hâtırından çıkarmaz hiç
bir zaman.
Ebedî yolculuğa
hazırlanır durmadan.
O, dünyâ'da “Yolcu”
ve “Garip” kimse
gibidir.
Bilir ki dünyâ fânî,
âhiret ebedîdir.) |