|
76 - VEYSEL KARÂNÎ (Rahmetullahi
Aleyh)
GÜNÂHI KÜÇÜK GÖRME
Bir gün "Harem bin
Hayyân", geldi "Veysel
Karnî"ye.
Ricâ etti: “Bana bir
nasîhat eyle” diye.
Buyurdu:
(Bir günâha, deme sakın,
“Bu ufak”.
Sen, onunla, Rabbine âsî
oldun, ona bak.
Günâhın küçüğü de,
büyüktür, eyle hayâ.
Çünkü isyân etmektir o
da Hak teâlâya.)
Harem ona sordu ki:
(Nerede yerleşeyim?)
(Şam) deyince,
dedi ki: (Nasıldır orda
geçim?)
Buyurdu ki:
(Rızkında, şüphe ederse
bir zât,
Yazık ki, o kimseye
fayda etmez nasîhat.)
Dedi: (Bir tavsiyede
bulunun bana şu an.)
Buyurdu ki: (Ey
Harem, düşün ki öldü
baban.
Bir nice Peygamberler
“aleyhimüssalevât”,
Muhammed Resûlullah, o
dahî etti vefât.
Hazreti Ebû Bekir, bir
çok eshap öldüler.
Kardeşim Ömer dahî vefât
etti, vâh Ömer!)
Onun son cümlesine,
şaşırdı Harem hattâ.
Dedi ki: (Ömer henüz
ölmedi, o hayatta.)
Üveys teyîd etti ki:
(Elbette öldü "Ömer".
Bana, onun mevtini,
Rabbimiz verdi haber.
Kendini de "ölü"
say şimdi ey ibni
Hayyân!
"Ölüm"ü,
hâtırından çıkarma hattâ
bir an.
Kavmine, akrabâna
varınca sen de bizzât,
"Ölüm"ü
hâtırlatıp, et böylece
nasîhat.
Bir adım ayrılma ki,
sakın "ehli sünnet"ten,
Yoksa, kurtulamazsın
Cehenneme düşmekten.)
Sonra duâ etti ve dedi
ki:
(Tamam vakit.
Ey Harem ibni Hayyân,
ben gideyim, sen de git.
Bir daha, ne ben seni
göreyim, ne sen beni.
Beni, duâlarınla
hâtırla, ben de seni,
Sen bu yönden yürü git,
ben gideyim şu yandan.)
Gitti, ben tâkîb etmek
istedim arkasından.
Lâkin izin vermedi,
uzaklaştı yalnızca.
Ağladığını gördüm
arkasından bakınca.
Ben dahî ardı sıra, ona
bakıp ağladım.
Bir daha da, hiç ondan
bir haber alamadım.
Onunla, çok az kimse
görüşmüştür hayatta.
Bu hususta kendi de,
şöyle demiştir hattâ:
(Benim ile en fazla
konuşan, iki zâttır.
Bunlar, hazreti Alî ve
Ömer bin Hattâb’tır.)
O, Mekkede Hac yapıp,
gelince Medîne’ye,
Gösterdiler, “Resûl'ün
türbesi budur” diye.
O bunu öğrenince,
bayılıp düştü birden.
Sonra dedi: (Götürün
beni hemen bu yerden.
Bir yer ki, kabri vardır
orda Resûlullahın,
Benim için o yerde, tadı
olmaz hayatın.
Resûlullahın medfûn
olduğu bir beldede,
Benim hayatta olmam,
yakışır mı edebe?) |