|
76 - VEYSEL KARÂNÎ (Rahmetullahi
Aleyh)
ÂŞIKTI PEYGAMBERE
Tâbiîn-i kirâmdan büyük
bir evliyâdır.
Kalplere devâ olan
nasîhatları vardır.
Yemen’in "Karn"
köyünde dünyâ'ya gelen
bu zât,
Hicrî otuzyedi’de
şehîden etti vefât.
“Üveys bin Âmir Karnî”
ise de ismi esas,
"Veysel Karânî"
diye meşhur oldu
beynennâs.
Resûl'ün sağlığında,
müslümân oldu, fakat,
Sahâbe olamadı, görmedi
çünkü bizzât.
Yemen'de deve güder,
sağlardı geçimini.
"Hizmet" maksadı
ile, yapardı bu işini.
Belli ücret istemez,
alırdı ne verilse.
Yarısını verirdi, sadaka
gâyesiyle.
Bir annesi vardı ki,
gözü görmez, ihtiyâr.
Onun hizmeti ile olurdu
alâkadar.
Ona, gece ve gündüz
yaparak böyle hizmet,
Çok hayır duâsını
almıştır uzun müddet.
Hep yanıp tutuşmuştur, "Resûl"ün
aşkı ile.
Ve hiç unutmamıştır "Rabbi"ni
bir an bile.
Her hal ve tavrı ile,
her sözü ile bu zât,
Olmuştu insanlara, bir "ibret"
ve "nasîhat".
Kimseyi incitmedi,
incinmedi kimseden.
Onun, insanlar ile bir
işi yoktu zâten.
İbâdet ediyordu "Sâhibi"ne
gece gün.
Ve kalbi yanıyordu, aşkı
ile "Resûl"ün.
Onu gidip görmeyi çok
istiyordu, fakat,
Vermedi vâlidesi buna
izin ve ruhsat.
Mübârek yüzlerini, o
Peygamberi zîşân,
Yemen taraflarına
döndürüp zaman zaman,
Şöyle buyururdu ki: (Şu
yönden ey eshâbım!
Rahmet rüzgârlarının
estiğini duyarım.)
Peygamber Efendimiz,
yine buyurdular ki:
(Ümmetim
arasında Üveys nâm biri
var ki,
O, Rebîa ve Mudâr adlı
kabîlelerin,
Sâhip bulundukları koyun
sürülerinin,
Kılları âdedince, -yâni
pekçok demektir-
Kimseye, mahşer günü
şefâat edecektir.)
Bu iki kabîlede olan
koyunlar kadar,
Hiç kimsenin koyunu yok
idi o zamanlar.
Eshap, (Yâ Resûlallah,
bu kimdir?) diye sordu.
(Allahın kullarından
birisidir) buyurdu.
Dediler: (Hepimiz de
kullarız, ismi nedir?
(Üveys)tir
buyurunca, dediler:
(Nerelidir?)
Resûlullah, (Karn’lıdır)
buyurunca, bu sefer,
(O, sizi görmüş müdür?)
diye suâl ettiler.
(Baş gözüyle görmedi)
buyurunca nihâyet,
Sahâbe, çok şaşırıp
dediler ki: (Çok hayret.
Bu derece sevgisi olsun
da onun size,
Fakat koşup gelmesin
yüksek hizmetinize.) |