ŞİİRLERLE MENKIBELER

REHBER İNSANLAR

 

1.Cild

 Kitap       Web

2.Cild

 

Peygamber (Aleyhisselâm) Efendimizin Hayatı

 

03 -

Peygamberler

04 -

Dört Büyük Halife

 

 

05 -

Eshâb-ı Kiram

06 -

Büyük İmâmlar

 

 

07 -

Anadolu Evliyâları

08 -

Buhârâ Evliyâları

 

 

09 -

Horasan Evliyâları

10 -

Rehber İnsanlar

 

11 -

Güzel Nasihatlar

12 -

İmân ve Namaz

73 - MERZUK BİN HASEN (Rahmetullahi Aleyh)

ONU RAHAT BIRAKIN!

 

Devrinin evliyâsı olan “Merzuk bin Hasen”,

Hârikulâde haller göründü kendisinden.

 

O zamanın kadısı, bir câmi inşasına,

Karar verip ve hemen başladı icrâsına.

 

Daha sonra, "Mihrâb"a sıra geldi velhâsıl.

Lâkin “Kıble yönü”nde ihtilâf oldu hâsıl.

 

Fikirleri alınıp ihtiyâr cemâatin,

Kıble istikâmeti, olundu böyle tâyin.

 

Lâkin Merzuk bin Hasen, îkâz etti hey'eti.

Dedi: (Biraz sağdadır, kıble istikâmeti.)

 

Bu "Velî", ettiyse de onları böyle îkâz,

Lâkin kadı efendi, etti ona îtirâz.

 

Zîrâ tanımıyordu, o, bu zâtı pek iyi.

Dedi ki: (Bu sözüne, delîlin var mı peki?)

 

Buyurdu ki: (Ey kadı, bu, böyledir muhakkak.

Bana inanmıyorsan, gel yanıma, sen de bak.)

 

Kadı dahî bakınca karşı istikâmete,

“Beytullah”ı gördü ve düştü büyük hayrete.

 

Ona dönüp dedi ki: (Ey Merzuk ibni Hasen!

Allahü teâlânın bir velî kulusun sen.

 

Seni tanımamışız, affet sen yine bizi.

Yerinde îkâzınla düzelttin kıblemizi.)

 

Vaktâ ki bu büyük zât, göç eyledi dünyâ'dan,

Sonra, uzun seneler geçmişti ki aradan,

 

Bir "fâsık" vefât edip, onu kefenlediler.

Götürüp, bu "Velî"nin yanına defnettiler.

 

Ve lâkin o devirde, var idi ki bir âdet,

O gece, kabristanda beklerdi biri nöbet.

 

Kabre yakın bir çadır kurdular bu iş için.

Yakınlarından biri, beklerken bu kişinin,

 

Uyuyup, rüyâsında gördü ki, birdenbire,

Azap yapan "melekler", geldiler o kabire.

 

Meleklerin yanında, sandık vardı "ateş"ten.

O, bunları görünce, titredi dehşetinden.

 

Baktı ki, o mevtâyı tutarak o melekler,

O ateşten sandığa kapatmak istediler.

 

O ölen fâsık dahî, ediyordu çok feryât.

Tam koyacaklardı ki sandığa onu, fakat,

 

Birden "Merzuk bin Hasen", teşrîf etti o yere.

(Onu serbest bırakın!) dedi o meleklere.

 

Melekler onu görüp, çok hürmet gösterdiler.

(Biz, böyle yapmak ile emrolunduk) dediler.

 

Buyurdu: (Ey melekler, bırakın ki onu siz,

Şefâatçi eyledi beni ona Rabbimiz.

 

Hattâ bu kabristanda yatan bütün mü’minler,

Benim şefâatimle, hepsi affedildiler.)

 

Bunları işitince o azap melekleri,

Peki efendim” deyip, gittiler hepsi geri.

Bir Önceki Sayfaya GiderBu Kitabın Ana Sayfasına GiderBir Sonraki Sayfaya Gider

Abdüllatif Uyan