ŞİİRLERLE MENKIBELER

REHBER İNSANLAR

 

1.Cild

 Kitap       Web

2.Cild

 

Peygamber (Aleyhisselâm) Efendimizin Hayatı

 

03 -

Peygamberler

04 -

Dört Büyük Halife

 

 

05 -

Eshâb-ı Kiram

06 -

Büyük İmâmlar

 

 

07 -

Anadolu Evliyâları

08 -

Buhârâ Evliyâları

 

 

09 -

Horasan Evliyâları

10 -

Rehber İnsanlar

 

11 -

Güzel Nasihatlar

12 -

İmân ve Namaz

72 - ALÎ BİN FUDAYL (Rahmetullahi Aleyh)

NE İÇİN AĞLIYORSUN?

 

Hadîs âlimlerinden, “Alî bin Fudayl” vardı.

“Allah korkusu” ile, zaman zaman ağlardı.

 

Bir gün, yine ağlarken, babası sordu ona.

(Ne için ağlıyorsun, ey yavrum, söyle bana?)

 

Dedi ki; (Babacığım, Kıyâmet gününde biz,

Bir arada olmazsak, nice olur hâlimiz?

 

Şimdi olduğu gibi, olmazsak bir arada,

Diye düşünerekten, ağlıyorum burada.)

 

Babası, cevâbında dedi ki evlâdına:

(Abdullah bin Mübârek, şöyle demişti bana.

 

"Dünyâ'dan kesilirse bir kişi, Allah için,

Hâli, ne de güzeldir böyle olan kişinin.”)

 

Fudayl bin İyâd” der ki: (Evlâdım Alî'yi, ben,

Gördüm, kendi kendine şu sözleri söylerken:

 

“Ey nefsim, Cehennemden kurtuluş ne zamandır?

Şâyet kurtulamazsan, hâlin ne de yamandır.”)

 

Yine o anlatır ki: (Bir keçimiz var idi.

Bu, bir gün, başkasının arpasından yemişti.

 

O günden îtibâren, o keçinin sütünden,

Kimse süt içmemişti, âilemiz içinden.)

 

Bir gün, “Alî bin Fudayl” bir yerde otururdu.

Birinin, şu âyeti okuduğunu duydu:

 

(Âlemlerin Rabbine, hesap vermek üzere,

İnsanlar, o gün kalkıp, toplanırlar bir yere.)

 

Bayılıp düştü derhal, âyetin tesirinden.

Gelemedi kendine, fazla teessüründen.

 

Bir gün de ağlıyordu, sordular bunu ona.

Buyurdu: (Haksız yere, zulmetti biri bana. 

 

Yarın suâl etse ki o kimseye Rabbimiz:

“Sen, ne için zulmettin bu kuluma sebepsiz?”

 

"Cevap veremez" diye Rabbinin suâline,

Düşünüp ağlıyorum, o kişinin hâline.)

 

Bu zât, bir sohbetinde buyurdu: (Ey insanlar!

Gafletle yaşamayın, "Cehennem" var, "ateş" var.

 

Ateş” deyip geçmeyin, ona hiç dayanılmaz.

Bir kibrit alevine, elinizi tutun az.

 

Şimdi çoğu insanlar, bir dünyâlık menfaat,

Uğruna, Cehenneme sürükleniyor, heyhât!

 

Kalpten “Dünyâ sevgisi” çıkmadıkça velhâsıl,

Hakîkî seâdete, olamaz kimse vâsıl.

 

Çok oruç tutmak ile ve kılmakla çok namâz,

Kalpten dünyâ sevgisi, yine çıkarılamaz.

 

Bunu elde etmenin, bir yolu var ki şu an,

Bu da, bu seâdete, bu nîmete kavuşan,

 

Bir “Allah adamı”nı, sevip ona uymaktır.

Yâni nefsine değil, ona tâbi olmaktır.

 

Çünkü o büyüklerin, doğrudur her bir işi.

O zâtlara uymakla, kurtulur ancak kişi.

 

Edeb”in târifi de, "Îtirâz etmemek”tir.

Büyüklerin emrine, derhal "Peki" demektir.)

Bir Önceki Sayfaya GiderBu Kitabın Ana Sayfasına GiderBir Sonraki Sayfaya Gider

Abdüllatif Uyan