|
70 - EBÛ SÜLEYMÂN-I
DÂRÂNÎ (Rahmetullahi
Aleyh)
GÖZ YAŞININ FAYDASI
O “Ebû Süleymân-ı
Dârânî” hazretleri,
Mârifette çok yüksek,
pek üstündü halleri.
Haramdan sakınmakta,
rastlanmazdı eşine.
Aldanmadı nefsinin tek
bir yanlış işine.
Buyurdu ki:
“Her şeyin, vardır bir
alâmeti.
Onunla anlaşılır, onun
mevcûdiyyeti.
Allahın rahmetinden uzak
olan kişinin,
Alâmeti şudur ki,
ağlamaz Allah için”.
Buyurdu ki: Rüyâda, “Hûrî”
gördüm bir gece.
Yüzü, gâyet parlak ve
nûrlu idi bir nice.
Dedim ki:
“Senin yüzün çok parlak,
acep niçin?”
Dedi ki: “Sen bir gece,
ağladın Allah için.
Gözünden, damla damla
yaşlar aktı gece hep.
O yaşları, yüzüme
sürdüler, budur sebep.
Bu göz yaşları ile,
parlıyor yüzlerimiz.
Akan yaş nisbetinde,
artar güzelliğimiz.”
Her gece, uyumadan
kılıyordu çok namâz.
Lâkin uyku bastırdı bir
gece onu biraz.
Uyudu seccâdede, hem de
istemiyerek.
Rüyâda kendisine, şöyle
dedi bir melek:
“Cehennem, yakmak için
beklerken her gün insan,
Sen, yatmış uyuyorsun,
uyunur mu bu zaman?”
Buyurdu ki: “Bana çok
hakâret eyleseler,
En aşağı şeylere, beni
teşbîh etseler,
Ne kadar kötüleyip
alçaltsalar da, ancak,
Yine de, bu hususta
olamazlar muvaffak.
Zîrâ tahkîr olarak, ne
söyleseler bana,
Ben, kendimi onlardan
bilirim daha fenâ.”
Buyurdu ki: “Bir kimse,
hizmet etse bu dîne.
Lâkin bu hizmetinden,
pay çıkarsa kendine.
Bulamaz o hizmetin
hiçbir fâidesini.
Çünkü o, “Allah için”
yapmadı hizmetini.
Mutlak “İhlâs”
gerektir islâma hizmette
de.
Zîrâ din, fâcirle de
kuvvet bulur elbette.
Bir iş yapılmaz ise “Allah
rızâsı” için,
Onu yapan, göremez
faydasını o işin.
Hem çok hizmet etmeli,
hem boyun bükmelidir.
“Elimden çıkar”
diye, tir tir
titremelidir.
Demeli ki:
“Yâ Rabbî, lâyık
değilim, fakat,
Bana, bu hizmet için
ihsân eyle liyâkat.”
Buyurdu ki: “Birini
küçük görse bir kişi,
O kimseye, bir fayda
sağlamaz hiçbir işi.
O, kendini herkesten
daha fenâ ve alçak,
Bilmeli ki, bu yolda ilk
adım budur ancak.
Bilmedikçe kendini “Hiç”
ve “Hiçten aşağı”,
Bu yolda yürüyemez, olur
nefsin uşağı.
Hak yolunda ilk adım,
kendini “Hiç bilmek”tir.
Kendinde bir iyilik, bir
varlık görmemektir.
Boynu bükük olanlar,
kazanırlar muhakkak.
Zîrâ böyle olanı,
seviyor cenâb-ı Hak.” |