ŞİİRLERLE MENKIBELER

REHBER İNSANLAR

 

1.Cild

 Kitap       Web

2.Cild

 

Peygamber (Aleyhisselâm) Efendimizin Hayatı

 

03 -

Peygamberler

04 -

Dört Büyük Halife

 

 

05 -

Eshâb-ı Kiram

06 -

Büyük İmâmlar

 

 

07 -

Anadolu Evliyâları

08 -

Buhârâ Evliyâları

 

 

09 -

Horasan Evliyâları

10 -

Rehber İnsanlar

 

11 -

Güzel Nasihatlar

12 -

İmân ve Namaz

68 - MUHAMMED BÂKIR (Rahmetullahi Aleyh)

BİR KURDUN RİCÂSI

 

Ehli beyti kirâmdan, kerâmet ehli bir zât.

Ondan yayılıyordu kalplere nûr, füyûzât.

 

Yolculuğa çıkmıştı , o birgün biri ile.

Kendi katırda idi, o ise merkebiyle.

 

Bir dağın eteğinden giderken konuşarak,

Üst taraftan, sür’atle bir “Kurt” geldi koşarak.

 

Ve "İmâm"ın önüne atıverdi kendini.

Durdu "İmâm", görünce o kurdun geldiğini.

 

Hayvan, kendi hâlince sesler çıkartıyordu,

Sanki bir "derdi" vardı, onu arz ediyordu.

 

"İmâm" onu dinleyip, buyurdu ki o vakit:

“Peki olur, üzülme, sen şimdi yerine git.

 

Arzu ettiğin gibi ederim ona duâ.

Allahın izni ile, bulur şifâ ve devâ.”

 

O kurt, sevinç içinde dönüp gitti yerine.

Sordu hazreti İmâm sonra yanındakine.

 

Buyurdu ki: “Bu kurdun, sen de gördün hâlini.

Ve lâkin anladın mı bana ne dediğini?”

 

Dedi ki: “Bizde öyle haslet yok anlıyacak.

Peygamberin torunu bunlardan anlar ancak.”

 

Buyurdu: "Kurt dedi ki: Hastadır şimdi eşim.

Size, bir duânızı almak için gelmişim.

 

O, karın ağrısıyle kıvranır şimdi hepten.

Duâ buyurunuz da, halâs olsun bu dertten.”

 

Duâ edeceğimi söz verince kendine,

Sevinip, neş’e ile dönüp gitti yerine.

 

Gözü "âmâ" biri de, sordu ki ona bir gün:

“Siz, torunu musunuz Allahın Resûlünün?”

 

O “Evet” buyurunca, sordu yine: “Peki siz,

Sevgili Peygamberin, bir vârisi misiniz?”

 

"İmâm" “Evet” deyince, sordu yine o adam:

“Peki, sizde şu haslet bulunur mu yâ İmâm!

 

Ölüleri diriltmek, körleri iyi etmek.

Baras hastalığını tamâmiyle gidermek?”

 

Şöyle buyurdular ki ona Muhammed Bâkır:

“Allahın izni ile, bu kuvvet bizde vardır.”

 

O, sevinip şöylece arz etti ki "İmâm"a:

“Benim, uzun zamandır iki gözüm de âmâ.

 

Mâdem ki sizde vardır böyle kuvvet efendim,

Bir himmet buyurun da, açılsın şu gözlerim.”

 

O, mübârek elini sürdü onun yüzüne.

Nûr geldi o esnâda onun iki gözüne.

 

Görmeye başlamıştı iki gözü de hemen.

Lâkin "İmâm", adama şöyle dedi peşinden:

 

“Kardeşim, âmâ iken kolaydı senin işin.

Hesâba çekilmezdin âhirette "göz" için.

 

Lâkin şimdi, gözlerin açılınca bu günde,

Hesâba çekilirsin yarın mahşer gününde.

 

Ben, sana hakîkati söyledim ki, bilesin.

Şimdi yap tercîhini, hangisini dilersin?”

 

Dedi ki: “Tek hesâbım olmasın da mahşerde,

Varsın iki gözüm de, görmesin hiç bu yerde.”

 

O böyle söyleyince, elini sürdü tekrar.

Adamın iki gözü, yine görmez oldular. 

Bir Önceki Sayfaya GiderBu Kitabın Ana Sayfasına GiderBir Sonraki Sayfaya Gider

Abdüllatif Uyan