|
68 - MUHAMMED BÂKIR (Rahmetullahi
Aleyh)
BİR KURDUN RİCÂSI
Ehli beyti kirâmdan,
kerâmet ehli bir zât.
Ondan yayılıyordu
kalplere nûr, füyûzât.
Yolculuğa çıkmıştı , o
birgün biri ile.
Kendi katırda idi, o ise
merkebiyle.
Bir dağın eteğinden
giderken konuşarak,
Üst taraftan, sür’atle
bir “Kurt” geldi
koşarak.
Ve "İmâm"ın önüne
atıverdi kendini.
Durdu "İmâm", görünce o
kurdun geldiğini.
Hayvan, kendi hâlince
sesler çıkartıyordu,
Sanki bir "derdi"
vardı, onu arz ediyordu.
"İmâm" onu dinleyip,
buyurdu ki o vakit:
“Peki olur, üzülme, sen
şimdi yerine git.
Arzu ettiğin gibi ederim
ona duâ.
Allahın izni ile, bulur
şifâ ve devâ.”
O kurt, sevinç içinde
dönüp gitti yerine.
Sordu hazreti İmâm sonra
yanındakine.
Buyurdu ki:
“Bu kurdun, sen de
gördün hâlini.
Ve lâkin anladın mı bana
ne dediğini?”
Dedi ki: “Bizde öyle
haslet yok anlıyacak.
Peygamberin torunu
bunlardan anlar ancak.”
Buyurdu: "Kurt
dedi ki: Hastadır şimdi
eşim.
Size, bir duânızı almak
için gelmişim.
O, karın ağrısıyle
kıvranır şimdi hepten.
Duâ buyurunuz da, halâs
olsun bu dertten.”
Duâ edeceğimi söz
verince kendine,
Sevinip, neş’e ile dönüp
gitti yerine.
Gözü "âmâ" biri
de, sordu ki ona bir
gün:
“Siz, torunu musunuz
Allahın Resûlünün?”
O “Evet”
buyurunca, sordu yine:
“Peki siz,
Sevgili Peygamberin, bir
vârisi misiniz?”
"İmâm" “Evet”
deyince, sordu yine o
adam:
“Peki, sizde şu haslet
bulunur mu yâ İmâm!
Ölüleri diriltmek,
körleri iyi etmek.
Baras hastalığını
tamâmiyle gidermek?”
Şöyle buyurdular ki ona
Muhammed Bâkır:
“Allahın izni ile, bu
kuvvet bizde vardır.”
O, sevinip şöylece arz
etti ki "İmâm"a:
“Benim, uzun zamandır
iki gözüm de âmâ.
Mâdem ki sizde vardır
böyle kuvvet efendim,
Bir himmet buyurun da,
açılsın şu gözlerim.”
O, mübârek elini sürdü
onun yüzüne.
Nûr geldi o esnâda onun
iki gözüne.
Görmeye başlamıştı iki
gözü de hemen.
Lâkin "İmâm",
adama şöyle dedi
peşinden:
“Kardeşim, âmâ iken
kolaydı senin işin.
Hesâba çekilmezdin
âhirette "göz" için.
Lâkin şimdi, gözlerin
açılınca bu günde,
Hesâba çekilirsin yarın
mahşer gününde.
Ben, sana hakîkati
söyledim ki, bilesin.
Şimdi yap tercîhini,
hangisini dilersin?”
Dedi ki: “Tek hesâbım
olmasın da mahşerde,
Varsın iki gözüm de,
görmesin hiç bu yerde.”
O böyle söyleyince,
elini sürdü tekrar.
Adamın iki gözü, yine
görmez oldular.
|