ŞİİRLERLE MENKIBELER

REHBER İNSANLAR

 

1.Cild

 Kitap       Web

2.Cild

 

Peygamber (Aleyhisselâm) Efendimizin Hayatı

 

03 -

Peygamberler

04 -

Dört Büyük Halife

 

 

05 -

Eshâb-ı Kiram

06 -

Büyük İmâmlar

 

 

07 -

Anadolu Evliyâları

08 -

Buhârâ Evliyâları

 

 

09 -

Horasan Evliyâları

10 -

Rehber İnsanlar

 

11 -

Güzel Nasihatlar

12 -

İmân ve Namaz

68 - MUHAMMED BÂKIR (Rahmetullahi Aleyh)

FEYİZ KAYNAĞI İDİ

 

"Resûl-i müctebâ"nın torununun torunu.

Feyiz kaynağı bildi cümle velîler onu.

 

Altıyüz yetmişaltı yılında doğan bu zât,

Ellialtı yaşında eyledi Hakka vuslat.

 

Vâkıf olduğu için ilimlerin hepsine,

Bâkır” yâni “çok üstün” denildi kendisine.

 

"Hazreti Ömer" ile hazreti "Ebû Bekr"i,

Çok sevip, methederdi sık sık bu büyükleri.

 

Bir gün hadîs okuyup, dedi ki sonra hemen:

“Ebû Bek-i Sıddîk’tır bunu bize nakleden”.

 

Dinliyenlerden biri, îtirâz eyliyerek,

Dedi: “Onun râvîsi, başkası olsa gerek.”

 

Söylediğim gibidir” dedi ise de İmâm,

O kimse, îtirâza eyledi yine devam.

 

Bu kere toparlanıp, oturdu kürsüsüne,

Ellerini, edeble koydu dizi üstüne.

 

Dedi ki: “Yâ hazreti Ebû Bekr efendimiz!

Bu hadîsin râvîsi, sizler değil misiniz?”

 

O an, bir ses geldi ki: “Öyledir yâ Muhammed!

Söylediğin hadîsin râvîsi benim elbet.”

 

Orada olanların, hepsi duydu bu sesi.

Îtirâz edenin de, kalmadı bir şüphesi.

 

Bir gün de, Medînede, bir gurupla o yine,

Otururken, bir ara başını eğdi öne.

 

Bir müddet öyle durdu tefekküre dalarak.

Sonra, şöyle buyurdu başını kaldırarak:

 

“Bundan bir sene sonra, Medîneye, bir kimse,

Dörtbin askerle gelip, zulmederek herkese,

 

Üç günde, ahâlinin öldürecek çoğunu.

O zaman ömrü olan, görecek elbet bunu.”

 

Tam bir sene sonunda, geldi "Nâfi bin Ezrâk",

Öldürdü çok kimseyi, hem de zulüm yaparak.

 

O, inananlar ile, hep Medîne şehrinden,

Çıkarak, kurtuldular o zâlimin şerrinden.

 

"İmâm-ı âzam"a da, birgün Muhammed Bâkır,

Bakarak, kendisine şöyle buyurmuşlardır:

 

“Dînimizi bozanlar çoğaldığı bir zaman,

Sen canlandıracaksın bu dîni o zaaftan.

 

Yolu şaşıranlara, sen olursun sığınak.

Ve o gün, korkanları sen kurtarırsın ancak.”

 

Sahâbe-i kirâmdan, "Câbir bin Abdullah"a,

Gittiğinde, gözleri görmezdi onun daha.

 

Selâmını alarak, suâl etti: “Sen kimsin?” 

O dedi ki: “Muhammed bin Alî bin Hüseyin.”

 

Ey Resûl'ün torunu, yanıma gel!” diyerek,

Onunla, muhabbetle müsâfeha ederek,

 

Dedi ki: "Resûlullah, bana buyurdular ki,

Benim oğullarımdan biri ile vaktâ ki,

 

Görüşünceye kadar, sen olursun hayatta.

"Muhammed bin Alî bin Hüseyin"dir o zât da.

 

Verecek Hak teâlâ ona nûr ve hidâyet.

Sen onu gördüğünde, benden ona selâm et”.

 

Ona ulaştırarak selâmını Resûl’ün,

Fazla zaman geçmeden, vefât etti aynı gün.

Bir Önceki Sayfaya GiderBu Kitabın Ana Sayfasına GiderBir Sonraki Sayfaya Gider

Abdüllatif Uyan