ŞİİRLERLE MENKIBELER

REHBER İNSANLAR

 

1.Cild

 Kitap       Web

2.Cild

 

Peygamber (Aleyhisselâm) Efendimizin Hayatı

 

03 -

Peygamberler

04 -

Dört Büyük Halife

 

 

05 -

Eshâb-ı Kiram

06 -

Büyük İmâmlar

 

 

07 -

Anadolu Evliyâları

08 -

Buhârâ Evliyâları

 

 

09 -

Horasan Evliyâları

10 -

Rehber İnsanlar

 

11 -

Güzel Nasihatlar

12 -

İmân ve Namaz

68 - MUHAMMED BÂKIR (Rahmetullahi Aleyh)

RABBİNE MÜNÂCÂTI

 

Sevdiklerinden biri, bir günâh işlemişti.

Hemen sonra, bu zâtın huzûruna gelmişti.

 

Ona bir nazar edip, buyurdu ki: (Sakın ha!

Sen o kötü fiili yapmıyasın bir daha!

 

Şu gördüğün duvarlar, olunca size perde,

Zannediyor musun ki, olurlar bizlere de?)

 

Biri de anlatır ki: İmâmı Görmek için,

Gidip, hizmetçisinden istedim bir gün izin.

 

Dedi ki: (İçeride, tam oniki kişi var.

Biraz bekleyiniz ki, çıkarlar şimdi onlar.)

 

Biraz sonra, içerden çıktı oniki kimse.

Baktım ki, herbirisi giymişler dar elbise.

 

İlk defâ görüyordum ben böyle kimseleri.

Onlar çıkıp gidince, ben girerek içeri,

 

Dedim ki: (Bu kimseler kimlerdir ki efendim,

Onları, buralarda daha önce görmedim.)

 

Buyurdu: (O kimseler, cinnî müslümânlardır.

Onların da, bizlere ihtiyâçları vardır.

 

Siz nasıl sorarsanız helâl veyâ haramdan,

Onlar da bize gelip, sorarlar zaman zaman.)

 

Gece, geç vakte kadar ibâdet ediyordu.

Sonra, Hak teâlâya şöyle yalvarıyordu:

 

(Yâ Rabbî gece oldu, gökte çıktı yıldızlar.

Kullardan ses çıkmıyor, zîrâ hep uykudalar.

 

Yâ Rabbî sen dirisin, her şeyi biliyorsun.

Her kim ne yapar ise, sen elbet görüyorsun.

 

Uyuman, uyuklaman olmaz senin katiyyen.

Îmân etmiş olamaz, seni böyle bilmiyen.

 

Sen, öyle çok "kuvvet" ve "kudret" sâhibisin ki,

Seninkine nisbetle, hiç kalır gayrininki.

 

"Rahmet kapıları"nı, açmışsın her insana.

Hemen kabûl edersin, kim duâ etse sana.

 

Senin nîmetlerine, şükrederse kim eğer,

Sen ona, daha fazla gönderirsin nîmetler.

 

İnanıp güvenerek, kim etse sana niyâz,

Elbet kabûl edersin, o, aslâ reddolunmaz.

 

Kapına, güvenerek bir kimse gelse senin,

Geriye döndürmeye, gücü yetmez kimsenin.

 

Önümde, "ölüm kabir", sonra "mîzân ve sırat",

Bulunduğu müddetçe, uyunur mu hiç rahat?

 

"Sağ"dan mı, "arka"dan mı gelir amel defterim?

Ben bunu bilmedikçe, nasıl rahat ederim?

 

Yok iken "ecel" için belli vakit ve sâat,

Dünyâ lezzetlerinden, alınır mı hiçbir tad?

 

Yâ Rabbî, rahmetinden şöyledir ki murâdım,

Ecelim geldiğinde, kolay olsun vefâtım.

 

Mahşerdeki "hesâb"ım, olsun kolay ve âsân.

Bana, azap olmıyan bir hayât eyle ihsân.

Bir Önceki Sayfaya GiderBu Kitabın Ana Sayfasına GiderBir Sonraki Sayfaya Gider

Abdüllatif Uyan