|
68 - MUHAMMED BÂKIR (Rahmetullahi
Aleyh)
RABBİNE MÜNÂCÂTI
Sevdiklerinden biri, bir
günâh işlemişti.
Hemen sonra, bu zâtın
huzûruna gelmişti.
Ona bir nazar edip,
buyurdu ki: (Sakın
ha!
Sen o kötü fiili
yapmıyasın bir daha!
Şu gördüğün duvarlar,
olunca size perde,
Zannediyor musun ki,
olurlar bizlere de?)
Biri de anlatır ki:
İmâmı Görmek için,
Gidip, hizmetçisinden
istedim bir gün izin.
Dedi ki: (İçeride,
tam oniki kişi var.
Biraz bekleyiniz ki,
çıkarlar şimdi onlar.)
Biraz sonra, içerden
çıktı oniki kimse.
Baktım ki, herbirisi
giymişler dar elbise.
İlk defâ görüyordum ben
böyle kimseleri.
Onlar çıkıp gidince, ben
girerek içeri,
Dedim ki: (Bu kimseler
kimlerdir ki efendim,
Onları, buralarda daha
önce görmedim.)
Buyurdu:
(O kimseler, cinnî
müslümânlardır.
Onların da, bizlere
ihtiyâçları vardır.
Siz nasıl sorarsanız
helâl veyâ haramdan,
Onlar da bize gelip,
sorarlar zaman zaman.)
Gece, geç vakte kadar
ibâdet ediyordu.
Sonra, Hak teâlâya şöyle
yalvarıyordu:
(Yâ Rabbî gece oldu,
gökte çıktı yıldızlar.
Kullardan ses çıkmıyor,
zîrâ hep uykudalar.
Yâ Rabbî sen dirisin,
her şeyi biliyorsun.
Her kim ne yapar ise,
sen elbet görüyorsun.
Uyuman, uyuklaman olmaz
senin katiyyen.
Îmân etmiş olamaz, seni
böyle bilmiyen.
Sen, öyle çok "kuvvet"
ve "kudret"
sâhibisin ki,
Seninkine nisbetle, hiç
kalır gayrininki.
"Rahmet kapıları"nı,
açmışsın her insana.
Hemen kabûl edersin, kim
duâ etse sana.
Senin nîmetlerine,
şükrederse kim eğer,
Sen ona, daha fazla
gönderirsin nîmetler.
İnanıp güvenerek, kim
etse sana niyâz,
Elbet kabûl edersin, o,
aslâ reddolunmaz.
Kapına, güvenerek bir
kimse gelse senin,
Geriye döndürmeye, gücü
yetmez kimsenin.
Önümde, "ölüm kabir",
sonra "mîzân ve
sırat",
Bulunduğu müddetçe,
uyunur mu hiç rahat?
"Sağ"dan mı, "arka"dan
mı gelir amel defterim?
Ben bunu bilmedikçe,
nasıl rahat ederim?
Yok iken "ecel"
için belli vakit ve
sâat,
Dünyâ lezzetlerinden,
alınır mı hiçbir tad?
Yâ Rabbî, rahmetinden
şöyledir ki murâdım,
Ecelim geldiğinde, kolay
olsun vefâtım.
Mahşerdeki "hesâb"ım,
olsun kolay ve âsân.
Bana, azap olmıyan bir
hayât eyle ihsân. |