ŞİİRLERLE MENKIBELER

REHBER İNSANLAR

 

1.Cild

 Kitap       Web

2.Cild

 

Peygamber (Aleyhisselâm) Efendimizin Hayatı

 

03 -

Peygamberler

04 -

Dört Büyük Halife

 

 

05 -

Eshâb-ı Kiram

06 -

Büyük İmâmlar

 

 

07 -

Anadolu Evliyâları

08 -

Buhârâ Evliyâları

 

 

09 -

Horasan Evliyâları

10 -

Rehber İnsanlar

 

11 -

Güzel Nasihatlar

12 -

İmân ve Namaz

66 - AHMET BİN YAHY EL CEL        (Rahmetullahi Aleyh)    

BU MEVTÂ ÖLMEMİŞ

 

Aslen “Bağdat”lı olup, “Remle”de sürdü hayat.

Dokuzyüz onsekiz'de, orada etti vefât.

 

Henüz çocuk yaşında, çok düşkündü dînine.

Şöyle ricâ eyledi bir gün ebeveynine:

 

"Beni hibe edin ki Rabbimize siz bu gün,

Her an, O’nun emrine çalışayım büsbütün."

 

Onlar da memnun olup, "Peki verdik" dediler.

O, ilim öğrenmeye eyledi o gün sefer.

 

Bir gece eve gelip, kapıyı çaldı birden.

"Kimsin?" dediklerinde, dedi: "Oğlunuzum ben”.

 

Babası, "Ben oğlumu hibe ettim" dedi ve,

Kapıyı kilitleyip, almadı onu eve.

 

Doğruca Medîne'ye eyledi o da avdet.

Ravda-i mübâreki etti önce ziyâret.

 

Dedi: (Yâ Resûlallah, edersen eğer kabûl,

Gece, sana misâfir olmayı ister bu kul.)

 

Ravda’dan, "Kabûl ettim!" buyuruldu kendine.

Gece misâfir oldu, Hüdâ'nın Habîbine.

 

Rüyâda, şereflendi Peygamberi görerek.

Resûlullah, rüyâda verdi ona bir “Ekmek”.

 

Uyandı, o ekmeğin yarısını yiyince.

Yarısı elindeydi kendisine gelince.

 

Nihâyet vefâtında bu “Mübârek kişi”nin,

Bir hoca getirdiler, gaslini yapmak için.

 

Lâkin o, korku ile, geriye çekilerek,

Dedi: "Bu, itti beni, ölmemiş olsa gerek."

 

Ev halkı hayret edip onun bu sözlerine,

Gasl için, söylediler gidip başka birine.

 

O dahî cenâzeyi isteyince yıkamak,

Çekildi o da geri, fenâ halde korkarak.

 

Dedi ki: "Bu cenâze ölmemiş, henüz diri.

Zîrâ beni, kolumdan tuttu ve itti geri."

 

Ev halkı, bu husûsu müşâvere ettiler.

Gâyet “Sâlih” bir zâtı getirdiler bu sefer.

 

O zaman öyle bir şey yapmadı ona bu zât.

O dahî gasl işini, îfâ etti pek rahat.

 

Bu zâta, hayâtında, "Zâhid kimdir?" dediler.

Dedi ki: (Övülmeyi sevmezler o kişiler.

 

Allahtan korkanların, şudur ki alâmeti,

Halkın korktuklarından, duymazlar bir ürperti.

 

"Zühd", dünyâ'yı tamâmen gönülden çıkarmaktır.

Allah korkusu ile, hiç günâh yapmamaktır.)

 

Derdi: (Ârifin işi, ancak Rabbi iledir.

Gayriyle ilgilenmek, ona çok ağır gelir.)

 

Dediler: (Kul ne zaman, tam fakir olur sizce?)

Buyurdu: (O’ndan gayri, bir şey düşünmeyince.

 

Sol omuzumuzdaki hafaza meleğimiz,

Yazacak hiç bir günâh bulmuyorsa, fakiriz.

 

Mahlûkâtı bırakıp, sırf "Allah" derse bir kul,

Hak teâlâ indinde, odur iyi ve makbul.)

Bir Önceki Sayfaya GiderBu Kitabın Ana Sayfasına GiderBir Sonraki Sayfaya Gider

Abdüllatif Uyan