|
65 - BEKİR BİN ABDULLAH
MÜZENÎ (Rahmetullahi
Aleyh)
ÜMİT KESİLMEZ
"Bekir bin Abdullah-ı
Müzenî" hazretleri,
Tâbiînin en meşhur
âlimlerinden biri.
Derdi ki: (Çok geniştir
Hakk’ın rahmet denizi.
Kesmeyin hiç bir zaman
O’ndan ümîdinizi.
Ve lâkin mekrinden de
olmayın ki hiç emîn,
Zîrâ azâbı dahî şedîttir
Rabbimizin.
Her kişi, "Cehennem"i
yakın bilsin kendine.
Ve lâkin ümîdini
kesmesin O’ndan yine.
Zîrâ azaplarından,
geniştir affı daha.
Çok günâhkâr olsan da,
tövbe et, dön Allah'a.
Yarın mahşer gününde,
hesaplar görülünce,
Herkes lâyık olduğu yere
götürülünce,
O zaman, meleklere
emreder ki Rabbimiz:
(Ateşten, iki kişi
çıkarıp getiriniz!)
Melekler, iki kişi
çıkarıp getirirler.
"Yeriniz nasıl?"
diye, Rabbimiz suâl
eder.
Derler ki: (Yâ ilâhî,
çok müşkildir hâlimiz.
Yerimizden daha zor bir
yer yok zannederiz.)
Hak teâlâ buyurur:
(Zulmetmedim ben size.
Kendi kazancınızdır,
dönünüz yerinize!)
Onlardan bir tânesi,
alır almaz bu emri,
"Koşarak" gider hemen,
bakmadan dönüp geri.
Öbürüyse, "isteksiz"
gider pek üzülerek.
Ve sık sık dönüp bakar,
bir şey ümîd ederek.
Çağırır Hak teâlâ onları
tekrar yine.
Ne için koştuğunu, sorar
birincisine.
O der ki: (Ben dünyâ'da,
dinlemedim emrini.
Bu yüzden çekiyorum
Cehennem elemini.
Tekrar aynı hatâya
düşmiyeyim diyordum.
Onun için yerime,
koşarak gidiyordum.)
Hak teâlâ bu sefer,
sorar öbür kişiye.
(Sen, niçin ikide bir
bakıyordun geriye?)
O der ki: (Sen her şeyi
bilirsin yâ ilâhî!
Bu husustaki zannım,
şöyleydi benim dahî.
Bilirdim ki, “Ateş”ten
çıkarınca kulunu,
Cehennem ateşine
sokmazsın artık onu.)
Buyurur:
(Cehenneme girme artık
öyleyse.
Zannettikleri gibi bulur
beni her kimse.
Mâdem benim hakkımda,
böyledir zannın senin.
Haydi, arkadaşınla gidin
Cennete girin.)
Derdi ki: (Yükselmenin
sebebi "Tevâzû"dur.
Kul tevâzû ettikçe, daha
çok rağbet bulur.
Bir yaşlı kimse ile
karşılaşırsan şâyet,
De ki:
"O, hayırlı ve iyidir
benden elbet.
Zîrâ o, daha fazla ömür
sürdü ki benden,
İbâdetleri dahî,
fazladır benimkinden."
Eğer karşılaşırsan
senden küçük biriyle,
De ki:
"O, hayırlıdır benden
ziyâdesiyle.
Zîrâ o, bana göre az
yaşadı dünyâ'da.
Bu yüzden, benimkinden
pek azdır günâhı da.") |