ŞİİRLERLE MENKIBELER

REHBER İNSANLAR

 

1.Cild

 Kitap       Web

2.Cild

 

Peygamber (Aleyhisselâm) Efendimizin Hayatı

 

03 -

Peygamberler

04 -

Dört Büyük Halife

 

 

05 -

Eshâb-ı Kiram

06 -

Büyük İmâmlar

 

 

07 -

Anadolu Evliyâları

08 -

Buhârâ Evliyâları

 

 

09 -

Horasan Evliyâları

10 -

Rehber İnsanlar

 

11 -

Güzel Nasihatlar

12 -

İmân ve Namaz

63 - İBRÂHİM BİN EDHEM (Rahmetullahi Aleyh)

SENSİN KÖTÜ ADAM

 

Bir gün İbrâhim Edhem, emretti teb'asına:

(Atımı hazırlayıp, getirin derhal bana!)

 

Av köpeğini alıp, ava çıktı âcilen.

Karşısına az sonra, bir av çıktı âniden.

 

Yakalamak üzere, çoğalttı sür’atını.

Ve lâkin bir ses ile, yavaşlattı atını.

 

Gâibten denildi ki: (Ey İbrâhim, dikkat et.

Zîrâ sen, bunun için yaratılmadın elbet.)

 

Durup meraklanarak, baktı sağ ve soluna.

Kimseyi görmeyince, devam etti yoluna.

 

Tekrar sürdü atını avlanmak gâyesiyle.

Lâkin yine irkildi, daha gür bir ses ile.

 

(Ey İbrâhim, bu işler değil hiç senin işin.

Zîrâ yaratılmadın sen böyle işler için.)

 

Hem bu sefer daha da yakından geliyordu.

"Bunda hikmet var" deyip, gidemedi ve durdu.

 

Oradan geri dönüp, rastladı bir çobana.

Kendi elbisesini çıkarıp verdi ona.

 

Ve alarak çobanın abâ ve başlığını,

Terk etti ilerdeki pâdişahlık tâcını.

 

Oradan, Merv şehrine doğru ilerliyorken,

Yolda,"âmâ" bir adam geçiyordu köprüden.

 

Gözü görmediğinden, kayıp düştü o âmâ.

Uzaktan onu görüp, acıdı o adama.

 

(Allah'ım, onu koru!) diye etti bir niyâz.

Nehire düşmesine, kalmıştı henüz biraz.

 

Adam kaldı havada ve düşmedi o suya.

İnsanlar ip salarak, çektiler yukarıya.

 

Sonra da, ziyâreti arzu etti "Kâbe"yi.

Yürüyerek kat'etti bu uzun mesâfeyi.

 

Mekkeli âlimler de, duymuşlardı methini.

Ve ziyâret kastiyle Mekke'ye geldiğini,

 

Tuttular hep yolları, âlimler ve cümle halk.

Zîrâ böyle zâtları, âdetti karşılamak.

 

O ise, tanınmayı aslâ istemiyordu.

Bir kâfile önünde, yalnızca gidiyordu.

 

İnsanlar, ilk evvelâ onu gördüklerinden,

Yanına yaklaşarak, sordular ona hemen:

 

Dediler: (Yaklaştı mı İbrâhim Edhem acep?

Zîrâ karşılamaya, âlimler çıktılar hep.)

 

Dedi: (Bırakın onu, ondan ne istersiniz?

O, kötü bir kimsedir, lâkin siz bilmezsiniz.)

 

O böyle söyleyince, vurup ona bir tokat,

Dediler: (Kötü sensin, o ise büyük bir zât.)

 

Ayrılınca, nefsine diyordu ki: (Ey ahmak!

Sen, herhalde isterdin, şâşâlı karşılanmak.

 

Lâkin sen, ona değil, lâyıksın bu tokata.

Haddini iyi bil de, yapma böyle bir hatâ.)

 

Sonra, ona vuranlar, tanıyınca kendini,

Özürler diliyerek, hep öptüler elini.

Bir Önceki Sayfaya GiderBu Kitabın Ana Sayfasına GiderBir Sonraki Sayfaya Gider

Abdüllatif Uyan