ŞİİRLERLE MENKIBELER

REHBER İNSANLAR

 

1.Cild

 Kitap       Web

2.Cild

 

Peygamber (Aleyhisselâm) Efendimizin Hayatı

 

03 -

Peygamberler

04 -

Dört Büyük Halife

 

 

05 -

Eshâb-ı Kiram

06 -

Büyük İmâmlar

 

 

07 -

Anadolu Evliyâları

08 -

Buhârâ Evliyâları

 

 

09 -

Horasan Evliyâları

10 -

Rehber İnsanlar

 

11 -

Güzel Nasihatlar

12 -

İmân ve Namaz

62 - FUDAYL BİN İYÂD (Rahmetullahi Aleyh)

NE İÇİN AĞLIYORSUN?

 

"Fudayl", gençlik çağında, bütün yaptıklarına,

Tövbe edip, gönlünü çevirdi Allah'ına.

 

Eski günâhlarına oldu ki öyle pişmân,

Birisine dedi ki: (Beni tut, bağla şu an.

 

Ve acele götür ki sultânın huzûruna,

Suçumun cezâsını, ne ise versin bana.

 

Hakkımda, dînin hükmü ne ise, yapılsın tam.

Cezâmı çekeyim de, bitsin bu gam ve tasam.)

 

Onun bu isteğini, bildirdiler sultâna.

Çok izzet ve ikrâmda bulundu sultân ona.

 

Sonra da, emretti ki hükümdâr kendi bizzât:

(Evine götürün de, eylesin istirahat.)

 

Evine geldiğinde, o hâlâ ağlıyordu.

Hanımı ona dönüp, dedi: (Sana ne oldu?

 

Niçin böyle ağlayıp inliyorsun ey Fudayl?

Yoksa, seni insanlar dövdüler mi, ne bu hal?)

 

Dedi: (Sultân, cezâmı vermedi de ey hanım!

Budur asıl sebebi şu anki ağlamamın.

 

İşlediğim suçların, cezâsı çok büyüktür.

Cezâmı çekmeyince, üzerimde bir yüktür.

 

Bunun ızdırâbıyla, yanıyor hep içerim.

Nedâmet ateşiyle, kavruluyor ciğerim.)

 

Daha sonra dedi ki: (Ey hanım, beni dinle.

Kâbe”ye gidiyorum, gelir misin benimle?

 

İstersen, aramızda olan nikâh bağını,

Çözelim de, serbest ol, söyle son merâmını.)

 

Dedi: (Allah korusun, ne için ayrılayım?

Sen nereye gidersen, ben dahî yanındayım.

 

Sana hizmetçi olmak, en büyük şeref bana.

Gidelim berâberce, Beytullah'ın yoluna.)

 

Daha sonra ikisi, “Hac yolu”na çıktılar.

Bâzı âlimler ile görüşüp tanıştılar.

 

İmâm-ı âzam”ın da katılıp derslerine,

Çok şeyler öğrenerek, feyiz kattı feyzine.

 

Az zamanda yetişip, oldu "âlim" ve "velî".

Sohbeti, dinliyene oldu çok fâideli.

 

Arafât meydanında, o, bir gün duruyordu.

Vakfe için toplanan halkı seyrediyordu.

 

Baktı ki, müslümânlar yalvarıp inliyorlar.

Hepsi, Hak teâlâdan mağfiret diliyorlar.

 

Dedi ki: (Yâ Rabbî, sen, kerîmler kerîmisin.

Bu kulların hepsini, sen affedebilirsin.

 

Senin, bu insanların tamâmını affetmen,

Kolaydır, bir zenginin bir lira vermesinden.

 

Senin af hazînenin, yoktur ki nihâyeti.

Eksilmez affetsen de, bilcümle bu ümmeti.)

 

O, böyle düşünürken, bir ses duydu gâibden.

Diyordu ki: (Ey Fudayl, öyleyse üzülme sen.

 

Senin bu hüsnü zannın hürmetine, ben dahî,

Bu hüccâcın hepsini, affettim bizâtihi.)

Bir Önceki Sayfaya GiderBu Kitabın Ana Sayfasına GiderBir Sonraki Sayfaya Gider

Abdüllatif Uyan