ŞİİRLERLE MENKIBELER

REHBER İNSANLAR

 

1.Cild

 Kitap       Web

2.Cild

 

Peygamber (Aleyhisselâm) Efendimizin Hayatı

 

03 -

Peygamberler

04 -

Dört Büyük Halife

 

 

05 -

Eshâb-ı Kiram

06 -

Büyük İmâmlar

 

 

07 -

Anadolu Evliyâları

08 -

Buhârâ Evliyâları

 

 

09 -

Horasan Evliyâları

10 -

Rehber İnsanlar

 

11 -

Güzel Nasihatlar

12 -

İmân ve Namaz

62 - FUDAYL BİN İYÂD (Rahmetullahi Aleyh)

GELDİ GELDİ,  GEÇTİ BİLE

 

Bir gün de, adamları, bir kervanı soydular.

Sonra da yemek için, bir yere oturdular.

 

Lâkin "Fudayl" yok idi o an aralarında.

O, namâz kılıyordu bir ağacın altında.

 

O sırada kervandan, çıkageldi birisi.

Eşkıyâya sordu ki: (Kim sizlerin reîsi?)

 

Dediler: (Reîsimiz, yok kendisi burada.

Bakın, namâz kılıyor şu ağacın altında.)

 

Adam yine sordu ki: (Siz, yalnız mı yersiniz?

Niçin gelip sizinle yemiyor reîsiniz?)

 

Dediler: (Oruçludur o dâim gündüzleri.

Bu yüzden yemek vakti, o, terk eder bizleri.)

 

Adam, hayret içinde gitti hemen “Fudayl”e.

Dedi: (Kusura bakma, hayret ettim bu hâle.

 

Bir yanda namâz oruç, bir yanda harâmîlik.

Ömrümde böyle bir şey, bu gün görüyorum ilk.)

 

Dedi: (Doğru kardeşim, gerçekten tuhaf bir hal.

İnşallah bu işlerden kurtulur bir gün Fudayl.)

 

Bir gün, yine bir kervan, mola verdi orada.

Bir yolcu, şu âyeti okurdu o arada:

 

"Vakit gelmedi mi ki, düzelsin bu halleri?

Allah'ın zikri ile yumuşasın kalpleri."

 

“Fudayl”, bulunuyordu o an yol kenârında.

Adamın okuduğu âyeti duydu o da.

 

Bu Allah kelâmından, duygulandı be gâyet.

Ve hattâ tövbesine sebep oldu bu âyet.

 

Ona cevap olarak, dedi ki kalbi ile:

"Geldi, geldi o vakit ve hattâ geçti bile."

 

Kendinden geçmiş halde, oradan ayrılarak,

Girdi bir harâbeye, Rabbinden utanarak.

 

Bir müddet sonra yine, yola çıktı o kervan.

Lâkin korkuyorlardı “Fudayl”e soyulmaktan.

 

Derlerdi ki: (Fudayl'in yolu üzerindeyiz.

Acabâ soyulmadan geçebilecek miyiz?)

 

“Fudayl”, olduğu yerden işitti bu sözleri.

Seslendi: (Ey yolcular, müjdelerim sizleri.

 

Gâyet rahat olarak geçiniz bu yollardan.

Zîrâ Fudayl vazgeçti, kervanları soymaktan.

 

O, şimdi pişmân oldu bütün yaptıklarına.

Hâlisen tövbe edip, yöneldi Allah'ına.

 

Nasıl kaçardınızsa siz önce, o kimseden,

Bu günden sonra artık, o kaçacak sizlerden.)

 

Sonra, o memleketin her yerini gezerek,

Bildirdi tövbesini, herkese söyliyerek.

 

Aldığı o malları, ödeyip fazlasıyle,

O hak sâhiplerinin, helâllaştı hepsiyle.

 

Yalnız “Ebyurd” şehrinde vardı ki bir yehûdî,

O, helâl etmiyordu, hakkını alsa dahî.

 

Ona, fazlası ile verdiyse de para, mal,

Yine de etmiyordu hakkını ona helâl.

Bir Önceki Sayfaya GiderBu Kitabın Ana Sayfasına GiderBir Sonraki Sayfaya Gider

Abdüllatif Uyan