|
62 - FUDAYL BİN İYÂD (Rahmetullahi
Aleyh)
OĞLUNUN NASÎHATİ
Evliyânın büyüğü, bir
mübârek velîdir.
Nasîhatleri ile,
kalpleri etti tenvîr.
Yediyüz
yirmialtı yılında doğan
bu zât,
Seksen yaşında iken,
Mekke'de etti vefât.
Önce, islâmiyyete
uygunsuz hâli vardı.
Gençlik senelerinde, "Eşkıyâlık"
yapardı.
Sonra tövbe ederek,
yöneldi tasavvufa.
Yükselip, mübârek bir "Velî"
oldu bu defâ.
Haram ve şüpheliden,
şiddetle kaçınmakta,
Zamanının, en önde
geleniydi o hattâ.
Abbâsî halîfesi olan “Hârun
Reşîd”e,
Öğüt, nasîhatları
meşhurdur halk içinde.
Tövbe edicilerin
başında, bu zât vardır.
Cömertlik ve ihsânda,
eşine az rastlanır.
Allah'ı tanımakta, pek
az idi emsâli.
İyilik ve yardıma,
uygundu onun hâli.
Yaratılış olarak, güzel
huylu ve cömert,
Asîl bir insan idi,
sâhib-i hüsnü niyet.
İnsanların malını alsa
da ellerinden,
Yine de, merhameti
bırakmazdı elinden.
Eşkıyâlık yaptığı
kâfilede meselâ,
"Kadın" varsa,
onlara hiç dokunmazdı
aslâ.
Sermâyesi az olan, yâhut
da borçlu olan,
Kimselerin malını,
almazdı hiç bir zaman.
O, bir gün çocuğunu,
almıştı kucağına.
Severken, o çocuğu bir
suâl sordu ona.
Dedi ki: (Babacığım,
beni seviyor musun?)
Dedi ki:
(Evet oğlum, şüphe mi
ediyorsun?)
Sordu yine: (Allah'ı
seviyor musun peki?)
Dedi:
(Evet evlâdım, severim
elbette ki.)
Bu sefer babasına sordu
ki oğlu tekrar:
(Peki ey babacığım, kaç
tâne kalbiniz var?)
(Bir tânedir)
deyince, sordu yine: (Ey
baba!
(Bir kalbe, iki sevgi
nasıl sığdı acabâ?)
Oğlunun bu sözünden,
etkilendi be gâyet.
Bu söz ile, kalbine
geldi “Nûr” ve
“Hidâyet”.
Düşündü ki:
“Bu bana, bir îkâz-ı
ilâhî.
Bunu ona, Allah'ım
söyletti bizâtihi.
Yoksa o, bu sözleri
edemezdi bana arz.
Rabbim, bu çocuk ile
eyledi beni îkâz”.)
Oğlunu, kucağından
bıraktı hemen yere.
Yalvarmaya başladı
Rabbine o bu kere.
Dedi ki:
(Yâ ilâhî, sana söz
veriyorum.
Bu hatâlı gidişi, hemen
terk ediyorum.
Şu an son veriyorum,
“Harâmîlik işi”ne.
Al beni affettiğin
kullarının içine.)
Sonra oğluna dönüp, dedi
ki: (Ey evlâdım!
Seni, bir nasîhatçi
kıldı bana Allah'ım.
Sen ne güzel vâizsin,
irşâd ettin beni sen.
Senin nasîhatinle,
değişti kalbim hemen.) |