ŞİİRLERLE MENKIBELER

REHBER İNSANLAR

 

1.Cild

 Kitap       Web

2.Cild

 

Peygamber (Aleyhisselâm) Efendimizin Hayatı

 

03 -

Peygamberler

04 -

Dört Büyük Halife

 

 

05 -

Eshâb-ı Kiram

06 -

Büyük İmâmlar

 

 

07 -

Anadolu Evliyâları

08 -

Buhârâ Evliyâları

 

 

09 -

Horasan Evliyâları

10 -

Rehber İnsanlar

 

11 -

Güzel Nasihatlar

12 -

İmân ve Namaz

62 - FUDAYL BİN İYÂD (Rahmetullahi Aleyh)

OĞLUNUN NASÎHATİ

 

Evliyânın büyüğü, bir mübârek velîdir.

Nasîhatleri ile, kalpleri etti tenvîr.

 

Yediyüz yirmialtı yılında doğan bu zât,

Seksen yaşında iken, Mekke'de etti vefât.

 

Önce, islâmiyyete uygunsuz hâli vardı.

Gençlik senelerinde, "Eşkıyâlık" yapardı.

 

Sonra tövbe ederek, yöneldi tasavvufa.

Yükselip, mübârek bir "Velî" oldu bu defâ.

 

Haram ve şüpheliden, şiddetle kaçınmakta,

Zamanının, en önde geleniydi o hattâ.

 

Abbâsî halîfesi olan “Hârun Reşîd”e,

Öğüt, nasîhatları meşhurdur halk içinde.

 

Tövbe edicilerin başında, bu zât vardır.

Cömertlik ve ihsânda, eşine az rastlanır.

 

Allah'ı tanımakta, pek az idi emsâli.

İyilik ve yardıma, uygundu onun hâli.

 

Yaratılış olarak, güzel huylu ve cömert,

Asîl bir insan idi, sâhib-i hüsnü niyet.

 

İnsanların malını alsa da ellerinden,

Yine de, merhameti bırakmazdı elinden.

 

Eşkıyâlık yaptığı kâfilede meselâ,

"Kadın" varsa, onlara hiç dokunmazdı aslâ.

 

Sermâyesi az olan, yâhut da borçlu olan,

Kimselerin malını, almazdı hiç bir zaman.

 

O, bir gün çocuğunu, almıştı kucağına.

Severken, o çocuğu bir suâl sordu ona.

 

Dedi ki: (Babacığım, beni seviyor musun?)

Dedi ki: (Evet oğlum, şüphe mi ediyorsun?)

 

Sordu yine: (Allah'ı seviyor musun peki?)

Dedi: (Evet evlâdım, severim elbette ki.)

 

Bu sefer babasına sordu ki oğlu tekrar:

(Peki ey babacığım, kaç tâne kalbiniz var?)

 

(Bir tânedir) deyince, sordu yine: (Ey baba!

(Bir kalbe, iki sevgi nasıl sığdı acabâ?)

 

Oğlunun bu sözünden, etkilendi be gâyet.

Bu söz ile, kalbine geldi “Nûr” ve “Hidâyet”.

 

Düşündü ki: “Bu bana, bir îkâz-ı ilâhî.

Bunu ona, Allah'ım söyletti bizâtihi.

 

Yoksa o, bu sözleri edemezdi bana arz.

Rabbim, bu çocuk ile eyledi beni îkâz”.)

 

Oğlunu, kucağından bıraktı hemen yere.

Yalvarmaya başladı Rabbine o bu kere.

 

Dedi ki: (Yâ ilâhî, sana söz veriyorum.

Bu hatâlı gidişi, hemen terk ediyorum.

 

Şu an son veriyorum, “Harâmîlik işi”ne.

Al beni affettiğin kullarının içine.)

 

Sonra oğluna dönüp, dedi ki: (Ey evlâdım!

Seni, bir nasîhatçi kıldı bana Allah'ım.

 

Sen ne güzel vâizsin, irşâd ettin beni sen.

Senin nasîhatinle, değişti kalbim hemen.)

Bir Önceki Sayfaya GiderBu Kitabın Ana Sayfasına GiderBir Sonraki Sayfaya Gider

Abdüllatif Uyan