ŞİİRLERLE MENKIBELER

REHBER İNSANLAR

 

1.Cild

 Kitap       Web

2.Cild

 

Peygamber (Aleyhisselâm) Efendimizin Hayatı

 

03 -

Peygamberler

04 -

Dört Büyük Halife

 

 

05 -

Eshâb-ı Kiram

06 -

Büyük İmâmlar

 

 

07 -

Anadolu Evliyâları

08 -

Buhârâ Evliyâları

 

 

09 -

Horasan Evliyâları

10 -

Rehber İnsanlar

 

11 -

Güzel Nasihatlar

12 -

İmân ve Namaz

60 - CÂFER-İ SÂDIK (Rahmetullahi Aleyh)

OĞLUNA NASÎHATLARI

 

Halk “İmâm-ı Câfer”e şunu suâl ettiler:

(Allah, neden fâizi haram kıldı?) dediler.

 

Dedi: (Helâl olsaydı, o vakit çoğu insan,

Yapmazdı başkasına bir iyilik ve ihsân.

 

Yâhut da, bir iyilik yapılsaydı da, fakat,

Muhakkak beklenirdi bir karşılık, menfaat.)

 

Buyurdu ki: (Ey oğlum, bir müslümâna âit,

Hoş olmıyan, herhangi bir şey duyduğun vakit,

 

Bir'den, yetmiş'e kadar özür kapısı ara.

Yine de hiç “Sû-i zan” etme müslümânlara.

 

Hiç bir özür kapısı bulamazsan eğer ki,

De ki: "Bilemediğim bir şey var elbette ki".

 

Bir söz işittiğinde bir mü'min kardeşinden,

Mânâsını bilmezsen, “İyi”ye yor içinden.

 

Hattâ öyle iyiye yor ki onu ey oğlum,

Artık kâbil olmasın, ondan iyi bir yorum.

 

Bir hatâ yaptığında, hemen eyle “İstiğfâr”.

Helâke sebep olur, hatâda inât, ısrâr.

 

Hattâ "Geçim darlığın" var ise, bunun için,

Çok istiğfâr eyle ki, rahatlasın geçimin.

 

Evlâtların çoğalsın istiyorsan sen şâyet,

Daha çok, yeşil sebze yemeğe eyle gayret.

 

"Namâz", rûhun gıdâsı, kalplerin şifâsıdır.

Doğru olan bir “Hac” da, güçsüzün cihâdıdır.

 

Hiç ibâdet yapmadan karşılık bekliyenler,

Hiç yayı olmaksızın, ok atana benzerler.

 

Çok "Sadaka" verenin, rızkı dahî çok olur.

"Zekât" vermek ile de, mal zarardan korunur.

 

Düzenli hayat sürmek, yarısıdır geçimin.

"İyi ahlâk", aklını gösterir bir kişinin.

 

Musîbet zamanında, dizini döven insan,

Mahrum kalır, o derdin ecir ve sevâbından.

 

"Takvâ"dan daha üstün azık yoktur, olamaz.

İnsana, "Câhillik"ten zararlı düşmân olmaz.

 

"Tövbe"yi geciktirmek, bir nevî kibretmektir.

Yâni Allah'a karşı, mağrur olmak demektir.

 

Bir kul, günâhlarından, eğer utanmıyorsa,

İnsanları incitip, hiç pişmân olmuyorsa,

 

Tenhâda korkmuyorsa Rabbinden bir kul şâyet,

Ondan daha “Hayırsız” bir kimse olmaz elbet.)

 

Yine bir gün, oğluna buyurdu ki: (Evlâdım!

Dînimizin dışına, sakın çıkma bir adım.

 

Rızkına râzı olan, kimseye muhtâç olmaz.

Başkasının malında gözü olan, hiç doymaz.

 

Kendi kusurlarını göremiyen kimseler,

Her an huzûrsuz olup, rahata eremezler.

 

Kim bir kuyu kazarsa, bir mü'min kardeşine,

Çok zaman, ondan evvel, kendi düşer içine.

 

İnsanlara kızmaktan, çok sakın, eyle hazer.

Aksi halde, sana da kızar başka kimseler.)

Bir Önceki Sayfaya GiderBu Kitabın Ana Sayfasına GiderBir Sonraki Sayfaya Gider

Abdüllatif Uyan