ŞİİRLERLE MENKIBELER

REHBER İNSANLAR

 

1.Cild

 Kitap       Web

2.Cild

 

Peygamber (Aleyhisselâm) Efendimizin Hayatı

 

03 -

Peygamberler

04 -

Dört Büyük Halife

 

 

05 -

Eshâb-ı Kiram

06 -

Büyük İmâmlar

 

 

07 -

Anadolu Evliyâları

08 -

Buhârâ Evliyâları

 

 

09 -

Horasan Evliyâları

10 -

Rehber İnsanlar

 

11 -

Güzel Nasihatlar

12 -

İmân ve Namaz

60 - CÂFER-İ SÂDIK (Rahmetullahi Aleyh)

ABDESTİN FAZÎLETİ

 

Peygamber Efendimiz, buyurdu hadîsinde:

(Ümmetimin aldığı abdestler sâyesinde,

 

Mahşer karanlığında, ayak, yüz ve elleri,

Öyle “Nûr”lu olur ki, aydınlatır her yeri.

 

Başkaları, onları böyle görünce, hemen,

Derler ki: "Keşke biz de, olsaydık bu ümmetten.")

 

Eski Peygamberlerin kitaplarında ise,

Yazıyor ki: (Bir şeyden, korkar ise bir kimse,

 

Hemen abdest alsın ki hiç vakit geçirmeden,

Korunsun böylelikle, o kötülük ve şerden.)

 

“Câfer-i Sâdık” dahî, bir yere gidiyordu.

Bir râhibin evini gördü ve hemen durdu.

 

Düşündü: "Şu râhibi edeyim dîne dâvet.

Belki de îmân eder, nasîbi varsa şâyet."

 

Yaklaştı bu maksatla o râhibin evine.

Kapısını çalarak, seslendi kendisine.

 

Kapı açıldı, fakat, râhip yoktu ortada.

İmâm-ı Câfer Sâdık, bekledi az orada.

 

Bir kaç dakîka sonra, râhip hemen gelerek,

Aldı onu içeri, özürler diliyerek.

 

Ona suâl etti ki hemen Câfer-i Sâdık:

(Acabâ sebep ne ki, geç geldiniz birazcık?)

 

Dedi ki: (Pencereden gördüğümde sizi ben,

Korku geldi kalbime, sizin heybetinizden.

 

Doğru, abdest almaya gidiverdim hemence.

Zîrâ okumuştum ki “Tevrât”ta daha önce:

 

"Ne zaman ki bir şeyden korkuya kapılırsan,

Zarara uğramazsın, hemen abdest alırsan."

 

Bu yüzden, yanınıza gelmekte geciktim az.

Özür dilerim, zîrâ, beklettim sizi biraz.)

 

Onu, “Câfer-i Sâdık” îmâna etti dâvet.

O râhip, bu dâvete hemen etti icâbet.

 

"Şehâdet"i getirip, müslümân oldu hemen.

Bir abdest sebebiyle, kurtuldu Cehennemden.

 

Oğlu “Mûsâ Kâzım”a, nasîhat etti şöyle:

(Hep doğrudan yana ol, her zaman doğru söyle.

 

"İyi ahlâk" sâhibi kimselere ol yakın.

Kötü huylu olanla, arkadaş olma sakın.

 

Çünkü böylelerine, olmaz ki hiç ihtiyâç.

Onlar, susuz bir çöldür, yeşermiyen bir ağaç.

 

Oğlum, islâmiyyeti öğrenip ince ince,

"İhlâs"la amel eyle, emirler mûcibince.

 

Sana gelmiyene git, aramıyanı ara.

Şefkat ve merhametle davran hep insanlara.

 

Hem sonra, çok sakın ki insanları “Gıybet”ten,

Bu iş, daha fenâdır “Yetmiş zinâ” etmekten.

 

Hep örtmeye çalış ki kulların günâhını,

Allah da, mahşer günü, örtsün senin aybını.

 

İnsanların kalbine koyarsan "neş’e", "sevinç",

Kabir ve kıyâmette, üzüntü görmezsin hiç.)

Bir Önceki Sayfaya GiderBu Kitabın Ana Sayfasına GiderBir Sonraki Sayfaya Gider

Abdüllatif Uyan