|
60 - CÂFER-İ SÂDIK (Rahmetullahi
Aleyh)
HÜKÜMDÂR PİŞMÂN OLDU
Zamanın hükümdârı,
vezîre verdi emir:
(Git, İmâm-ı Câferi
yakala, bana getir!
Zîrâ onu, acele öldürmek
istiyorum.
Haydi, ne duruyorsun,
git getir, bekliyorum.)
Muhabbeti var idi o
vezîrin İmâm'a.
Dedi ki: (Ey sultânım,
emredersiniz, ama,
O, evinde oturmuş,
ibâdet etmektedir.
O zâtı öldürmekten,
acabâ gâyen nedir?
Siyâset işlerine
karışmaz ki o kişi.
Gel, vazgeç öldürmekten,
yapma ona bu işi.)
Lâkin tesir etmedi
hükümdâra bu sözler.
Çâresiz "Peki"
deyip, gitti o da bu
sefer.
İmâm'ı çağırmaya gider
gitmez o vezîr,
Hükümdâr, cellâtları
çağırıp verdi emir.
Dedi: (İmâm-ı
Câfer girince içeriye,
Başını, kılıç ile vurup
bölün ikiye.)
Cellâtlar, kılıç elde,
gizlenip beklediler.
Biraz sonra, vezîrle,
İmâm teşrîf ettiler.
Ve lâkin ne zaman ki
İmâm girdi odaya,
Hükümdâr onu görüp,
hemen kalktı ayağa.
Dedi ki: (Ey efendim,
nedir bize emriniz?
Hemen îfâ edelim, varsa
bir dileğiniz.)
Buyurdu: (Benim
senden, yok aslâ bir
dileğim.
Beni rahat bırak da,
ibâdet eyliyeyim.
Niçin durup dururken
beni çağırıyorsun?
Sakın beni bir daha
çağırma, bu son olsun!)
Sonra kalktı ayağa,
kapıya ilerledi.
Sultân, onu izzet ve
ikrâmla yolcu etti.
Titremeye başladı sonra
da birden bire.
Sarardı, fenâlaştı,
bayılıp düştü yere.
Ayılınca, vezîri dedi
ki:
(Ey hükümdâr!
Hani öldürecektin, ne
oldu, neyiniz var?)
Dedi ki: (Bilmiyorum, bu
işe ben de şaştım.
Ömrümde böyle şeyle, ilk
defâ karşılaştım.
Ne zaman ki odaya girdi
İmâm-ı Câfer,
Yanısıra koca bir "Arslan"
girdi berâber.
Görmedim hayâtımda öyle
korkunç bir hayvan.
Tam saldıracak gibi,
bana baktı durmadan.
Lisân-ı hâli ile derdi
ki sanki bana:
"Parça parça ederim
dokunursan İmâm’a."
O arslanı görünce, çok
fenâ oldu hâlim.
Ve onu öldürmeye,
kalmadı hiç mecâlim.)
Vezîr dedi:
(Ey sultân, söylemiştim
ben size.
“Allah adamları”ndan,
zarar gelmez kimseye.
Bilâkis her insana,
fâideleri vardır.
Onların yardımcısı,
Allahü teâlâdır.
İki tarafı keskin
“Kılıc”a benzer onlar.
Kendisi helâk olur, ona
gelip çarpanlar.)
O hükümdâr dinleyip, hak
verdi vezîrine.
Gitmedi artık daha
İmâm'ın üzerine. |