ŞİİRLERLE MENKIBELER

REHBER İNSANLAR

 

1.Cild

 Kitap       Web

2.Cild

 

Peygamber (Aleyhisselâm) Efendimizin Hayatı

 

03 -

Peygamberler

04 -

Dört Büyük Halife

 

 

05 -

Eshâb-ı Kiram

06 -

Büyük İmâmlar

 

 

07 -

Anadolu Evliyâları

08 -

Buhârâ Evliyâları

 

 

09 -

Horasan Evliyâları

10 -

Rehber İnsanlar

 

11 -

Güzel Nasihatlar

12 -

İmân ve Namaz

57 - ZEYNEL'ÂBİDÎN ALÎ (Rahmetullahi Aleyh)

OĞLUNA NASÎHATİ

 

Peygamberin torunu "Zeynel'âbidîn Alî",

Büyük zât olduğuna, şâhit idi her hâli.

 

Oğlu “Muhammed Bâkır” hazretlerine, bizzât,

Hâl-i hayatlarında, şöyle etti nasîhat:

 

(Şu dört kısım insanla, yapma hiç arkadaşlık.

Bunların birincisi, günâhkâr, yâni "Fâsık".

 

İkinci "Cimri"dir ki, bu, pek fenâ bir sıfat.

Cimriden, hiç kimseye erişmez bir menfaat.

 

Üçüncüsü "Yalancı", ona da olma yakın.

Muhakkak bir zarara uğratır seni yarın.

 

Dördüncüsü, "Sıla-i rahmi terk eyliyenler".

Kur'ânda, lânetlendi zîrâ böyle kimseler.)

 

Bir gün de buyurdu ki: (Mahşerde, münâdîler,

Şu üç kısım kulları, Cennete dâvet eder.

 

Seslenir mahşer günü bir melek, ahâliye:

(Fazîlet sâhipleri ayağa kalksın!) diye.

 

Bir gurup kalktığında, seslenir bir münâdî,

Der ki: (Sizler, Cennete gidiniz şimdi haydi!)

 

Yolda, karşılarına çıkar bâzı melekler.

Onlara, (Siz kimsiniz?) diye suâl ederler.

 

Onlar cevap verir ki: (Biz, fazîlet ehliyiz.)

Sorarlar ki: (Ne idi sizin fazîletiniz?)

 

Derler ki: (Hakârete ve zulme sabrederdik.

Kötülük yapanı da, biz yine affederdik.)

 

O melekler derler ki: (Ne güzeldir hâliniz.

Cennete götürüyor sizi bu ameliniz.)

 

Sonra, ehli mahşere nidâ eder bir melek:

(Sabır ehli nerdedir, hepsi kalksın!) diyerek.

 

Bir gurup kalktığında, seslenir ki münâdî:

(Siz de ey ehli sabır, Cennete gidin haydi!)

 

Onları da karşılar, yolda bâzı melekler.

Ve yine, (Siz kimsiniz?) diye suâl ederler.

 

(Sabır ehliyiz) diye, arz edince onlar da,

Derler: (Sizin sabrınız, ne idi ki dünyâ'da?)

 

Derler ki: (İbâdette, güçlüğe katlanırdık.

Ve nefse uymamakta, kararlı davranırdık.)

 

Melekler memnun olup, derler ki: (Haydi gidin.

Bu sabr'ın mükâfâtı Cennettir, ona girin.)

 

Sonra ehli mahşere, şöyle nidâ edilir:

(Allahü teâlânın komşuları nerdedir?)

 

Kalkar az bir cemâat, seslenir bir münâdî.

Der ki: (Siz de, Cennete gidiniz şimdi haydi!)

 

Yolda, bâzı melekler karşılar onları da.

Derler: (Sizin işiniz, ne idi ki dünyâ'da?)

 

Derler: (Biz, Allah için ziyârete giderdik.

Ve birbirlerimizi, Allah için severdik.

 

Bizim dostluğumuza, karışmazdı menfaat.

Sâdece Allah için yapardık biz icrâat.)

 

Derler: (Bu ameliniz, ne güzeldir elbette.

Haydi, sonsuz olarak girip kalın Cennette.)

Bir Önceki Sayfaya GiderBu Kitabın Ana Sayfasına GiderBir Sonraki Sayfaya Gider

Abdüllatif Uyan