ŞİİRLERLE MENKIBELER

REHBER İNSANLAR

 

1.Cild

 Kitap       Web

2.Cild

 

Peygamber (Aleyhisselâm) Efendimizin Hayatı

 

03 -

Peygamberler

04 -

Dört Büyük Halife

 

 

05 -

Eshâb-ı Kiram

06 -

Büyük İmâmlar

 

 

07 -

Anadolu Evliyâları

08 -

Buhârâ Evliyâları

 

 

09 -

Horasan Evliyâları

10 -

Rehber İnsanlar

 

11 -

Güzel Nasihatlar

12 -

İmân ve Namaz

52 - EBÛ YA'ZÎ MAĞRİBÎ (Rahmetullahi Aleyh)

HAYVANLARIN İTÂATİ

 

Ebû Ya'zî Mağribî”, Fas'ta yetişmiş bir zât.

Fas'lılar, "Dede" diye vermişti ona lakap.

 

Hayvanlarla konuşur, onlara emrederdi.

Onlar da, “Mağribî”ye, İtâat ederlerdi.

 

Talebesinden biri, gelerek huzûruna,

Ormanda, "Arslanlar”dan şikâyet etti ona.

 

Dedi: (Kesemiyoruz, hiç odun ormanlardan.

Arslanlar saldırıyor, korkuyoruz onlardan.)

 

“Ebû Ya'zî Mağribî”, işitince bunları,

Buyurdu ki: (Kovunuz, gidip o hayvanları.)

 

Sonra, bir talebeye buyurdu: (Ormana var!

Seslen de, terk etsinler ormanı o hayvanlar.)

 

O dahî "Peki" deyip üstâdının emrine,

Huzûrdan ayrılarak, vardı orman yerine.

 

Orada seslendi ki: (Mağribî hazretleri,

Diyor ki, "toparlanıp, terk ediniz bu yeri!")

 

O böyle söyleyince, ormandaki arslanlar,

Yavrularını alıp, hemen uzaklaştılar.

 

Yine "Kıtlık" olmuştu o yerde bir aralık.

Her mahlûk, çekiyordu, çok sıkıntı ve açlık.

 

Ve hattâ ormandaki "Arslan" ve "Kaplan" bile,

Pekçok sıkıntıdaydı, kıtlık ve açlık ile.

 

İşte bu velî zâtın talebesinden biri,

Şöyle anlatıyor ki: (Mağribî hazretleri,

 

Oturmuştu ormanın tenhâ bir tarafına.

Hayvanlar, çepeçevre toplanmıştı yanına.

 

Hepsi, sessiz olarak, edeble otururdu.

Hiçbiri diğerine bir zarar yapmıyordu.

 

Yanlarına yaklaşıp, gördüm ki, o hayvanlar,

O velîye, "Açlıktan" şikâyet ediyorlar.

 

O dahî herbirine, bir cevap veriyordu.

Cevâbını alanlar, ayrılıp gidiyordu.

 

Bir "Kuş”a buyurdu ki: (Senin rızkın şu yanda.)

O kuş, o yöne doğru uçup gitti o anda.

 

Diğer hayvanlara da târif edince bir yer,

Onlar da, "Rızık" için o tarafa gittiler.

 

Biri de, "Kuraklık”tan şikâyet etti ona.

Kalkıp teşrîf eyledi, o zâtın tarlasına.

 

Ne zaman ki tarlaya teşrîf eyledi o zât,

Bardaktan akar gibi, "Yağmur” yağdı o sâat.

 

Bu zât buyuruyor ki: (Kardeşlerim bu “Kibir”,

Bilin ki, insanların büyük felâketidir.

 

İki zînet vardır ki, süsler insanları hep.

Onun biri "Tevâzû", diğeri "Hayâ, edeb".

 

Zîrâ kibirlenecek neyin var ki ey insan?

Gece gündüz Rabbine, edersin günâh, isyân.

 

Aslın bir damla “Su”dur, ölürsün bugün yarın.

Sayılmıyacak kadar, çoktur hem de günâhın.

 

İnsâfa gel, adam ol, olsan dahî paşa, bey.

Teneşir tahtasında, bitecek yarın her şey.)

Bir Önceki Sayfaya GiderBu Kitabın Ana Sayfasına GiderBir Sonraki Sayfaya Gider

Abdüllatif Uyan