ŞİİRLERLE MENKIBELER

REHBER İNSANLAR

 

1.Cild

 Kitap       Web

2.Cild

 

Peygamber (Aleyhisselâm) Efendimizin Hayatı

 

03 -

Peygamberler

04 -

Dört Büyük Halife

 

 

05 -

Eshâb-ı Kiram

06 -

Büyük İmâmlar

 

 

07 -

Anadolu Evliyâları

08 -

Buhârâ Evliyâları

 

 

09 -

Horasan Evliyâları

10 -

Rehber İnsanlar

 

11 -

Güzel Nasihatlar

12 -

İmân ve Namaz

51 - EBÛ İSHÂK İBRÂHİM (Rahmetullahi Aleyh)

TESİRLİ VA'Z

 

Ebû İshak İbrâhim”, Allah adamlarından.

Kalbi, "Allah aşkı”yla yanıyordu durmadan.

 

Tatlı dil, güler yüzlü, hem dahî çok cömertti.

Dillere destan oldu herkese merhameti.

 

Onun en sevdiği iş, sıkıntıda olana,

İyilik yapmak idi, böyle darda kalana.

 

Bir haram ve günâhı, işlemezdi o zinhâr.

Allah korkusu” ile, ağlardı çok zamanlar.

 

Va'z için açtığında hikmet dolu ağzını,

Onbinlerce müslümân, dinler idi va'zını.

 

O yerden, fersah fersah uzak yerlerde bile,

İnsanlar, dinliyordu va'zını tamâmiyle.

 

Yine o, Kâhire'de bir gün va'zediyordu.

"Mahşerî bir cemâat" va'zını dinliyordu.

 

Öyle tesirliydi ki nasîhat ve sözleri,

Çok zaman ağlatırdı, dinliyen kimseleri.

 

O anda, Kâhire'nin çok uzak bir köyünde,

"Bir kadın" da dinlerdi, va'zı evin önünde.

 

Hem hamur yoğuruyor, hem va'zı dinliyordu.

Hem de, iki gözünden, göz yaşı iniyordu.

 

Kendinden geçti kadın, daha sonra giderek.

Önündeki hamuru, gelip yedi bir köpek.

 

O anda “Ebû İshak”, vâkıf oldu bu hâle.

Va'zında bu durumu, getirdi şöyle dile:

 

"Falan köyde bir hanım, evde va'zı dinliyor.

Halbuki haberi yok, köpek hamuru yiyor."

 

Cemâat, bu sözlerden bir şey anlamadılar.

Dediler ki: "Muhakkak bunun bir hikmeti var"

 

Kadın bunu duydu ve kendine geldi hemen.

Gördü ki, hamurunu, köpek yer hakîkaten.

 

O yine buyurdu ki va'z içinde bir kere:

(Kalenin kapısından, birisi düştü yere.)

 

Cemâati, hiç bir şey anlamadı bundan da.

Dediler: "Elbette ki, bir hikmet var bunda da".

 

Nihâyet araştırıp, bildiler ki sonradan,

O yerde, kendisini hiç sevmiyen bir adam,

 

O gün, kale üstünde gezerken başı dönmüş.

Sonra da, baş aşağı yuvarlanmış ve ölmüş.

 

Bu zât, bir sohbetinde buyurdu: ("Hayâ", "edeb",

Hayâtın her ânında, lâzımdır insana hep.

 

Herhangi bir mü'mini, görürseniz siz eğer,

Mütevâzı davranıp, verin kıymet ve değer.

 

Zîrâ hiç belli olmaz, o gördüğün, kim bilir,

Allah'ın çok sevdiği, bir “Velî” olabilir.

 

İhtiyâtlı davranmak lâzımdır bunun için.

Duâsını almaya bakmalı her kişinin.

 

Zîrâ büyüklerimiz, şöyle bildirmişlerdir:

“Her gördüğünü Hızır, her geceyi Kadir bil”.)

Bir Önceki Sayfaya GiderBu Kitabın Ana Sayfasına GiderBir Sonraki Sayfaya Gider

Abdüllatif Uyan