ŞİİRLERLE MENKIBELER

REHBER İNSANLAR

 

1.Cild

 Kitap       Web

2.Cild

 

Peygamber (Aleyhisselâm) Efendimizin Hayatı

 

03 -

Peygamberler

04 -

Dört Büyük Halife

 

 

05 -

Eshâb-ı Kiram

06 -

Büyük İmâmlar

 

 

07 -

Anadolu Evliyâları

08 -

Buhârâ Evliyâları

 

 

09 -

Horasan Evliyâları

10 -

Rehber İnsanlar

 

11 -

Güzel Nasihatlar

12 -

İmân ve Namaz

50 - MUHAMMED BİN MÜNKEDİR      (Rahmetullahi Aleyh)    

KUL HAKKI

 

"Muhammed bin Münkedir", hadîs âlimlerinden.

Ve hem de Tâbiînin, büyük velîlerinden.

 

Gece ibâdet eder, Rabbine yalvarırdı.

Ona boyun bükmekten, büyük lezzet alırdı.

 

Gece ibâdetini, zevk edindi kendine.

Tövbe” ve “İstiğfâr”ı, hayat bildi kalbine

 

Gece, sabaha kadar, Hakk’a yalvarıyordu.

Yatsının abdestiyle, sabahı kılıyordu.

 

Bir gece namâzında, başladı ağlamaya.

Ve başladı gözünden, kanlı yaşlar akmaya.

 

Evdekiler uyanıp, hep yanına geldiler.

Niçin ağladığını, ona suâl ettiler. 

 

O, hiç cevap vermeyip, durmadan ağlıyordu.

Ve hattâ ağlaması, gittikçe artıyordu.

 

Bir arkadaşı vardı, "Ebû Hâzım" adında.

Ona gidip, durumu söylediler ânında.

 

O da gelip gördü ki, mahvolmuş ağlamaktan.

Sordu ki: (Ey kardeşim, nedir seni ağlatan?

 

Baksana, çoluk çocuk üzgünler bunun için.

Bir yerin mi ağrıyor, değilse, söyle niçin?)

 

Dedi: (Kur'ân-ı kerîm, okurken bu gece ben,

Bir âyete geldim ki, şöyle idi meâlen:

 

"O gün, o günâhkârlar, hiç de ummadıkları,

Bir anda görecekler, şiddetli azapları."

 

Ben Kur'ân-ı kerîmde, gelince bu âyete,

Mânânın te'sirinden, düştüm büyük hayrete.

 

Düşündüm ki: “Olmazsa, bir inâyet Allah'tan,

Kim kurtarır bizleri, bu şiddetli azaptan?”

 

Kendimi tutamayıp, ağlamaya başladım.

İşte beni ağlatan, bu derttir arkadaşım.)

 

Çok takvâ ehli olup, her günâhtan korkardı.

Kendi mağazasında, kumaş alıp satardı.

 

Bir gün de dükkânını, bırakmıştı çırağa.

O da, ucuz kumaşı, satmıştı pahalıya.

 

O bunu öğrenince, arattı o kimseyi,

Bulup îzâh eyledi, ona bu hâdiseyi.

 

Buyurdu ki: (Kardeşim, ya vaz geç bu satıştan,

Yâhut da gel vereyim, pahalı bir kumaştan.

 

Veyâ para üstünü vereyim sana geri.

Girmesin haram lokma, boğazımdan içeri.)

 

O dedi ki: (Efendim, az fiyât farkı için,

Bu kadar hassâsiyet gösterirsiniz, niçin?)

 

Buyurdu ki: (Kardeşim, dikkat gerek elbette.

Zîrâ “Kul hakkı” için, hesap var âhirette.

 

Bu dünyâda kurtulmak, kolaydır “Kul hakkı”ndan.

Âhirete kalırsa, zor kalkılır altından.

 

Çünkü “altın ve gümüş”, geçmez mahşer gününde.

Zor duruma düşülür, o gün mîzân önünde.

Bir Önceki Sayfaya GiderBu Kitabın Ana Sayfasına GiderBir Sonraki Sayfaya Gider

Abdüllatif Uyan