|
49 - EBÛ BEKR-İ SÛSÎ (Rahmetullahi
Aleyh)
EVLİYÂ HİMMETİ
“Ebû Bekr-i Sûsî”
ki, hem âlim, hem de
velî.
Evliyâ olduğuna, şâhit
idi her hâli.
Onun "Güzel ahlâkı" ve
"Merhameti" ile,
Hidâyete kavuştu çok
insan, çok âile.
Bir gün, onun va'zını
dinlerken talebesi,
Girdi bir "Genç"
içeri, kirliydi
elbisesi.
Hem dahî "Sarhoş"
olup, kendinde değildi
hiç.
Tiksindi herkes ondan,
sâdece bu zât hâriç.
Genç, kendinden
habersiz, yığıldı bir
kenara.
O velî onu görüp,
va'zına verdi ara.
Buyurdu: (Evlâtlarım,
onu böyle görünce,
Hakkında, kötü karar
vermeyiniz hemence
O dahî, sizin gibi bir
kuludur Allah'ın.
Tövbe edip, Rabbine
olabilir pek yakın.
Şimdi görürsünüz ki,
hâli iyi değildir.
Ama, belki bu yola,
sizden daha ehildir.
Kimseye kötü gözle
etmeyin aslâ nazar.
"İyi insan",
herkese, hep iyi gözle
bakar.
Bana öyle gelir ki, bu “Genç”,
günün birinde,
Va'z eder insanlara, hem
de benim yerimde.
Götürün şimdi onu,
yatırın bir yatağa.
O, hiç istemiyerek
düşmüştür bu batağa.)
Talebeler, hemen bir
yatak bulup, yaydılar.
O genci, tâzim ile oraya
yatırdılar.
Beklediler başında, tâ
ki gelsin kendine.
O, birazdan ayılıp,
şaşırdı o hâline.
Dedi: (Ben neredeyim,
buraya nasıl geldim?
Kim yıkadı yüzümü, rüyâ
mı bu gördüğüm?)
Dediler: (Hocamızın
emriyle oldu bunlar.
Bizzât o, senin ile
alâkadar oldular.
Hakkında, şöyle şöyle
buyurdu hem de ey genç!
Onun buyurdukları,
oluyor er veyâ geç.)
O, bunları duyunca,
değişti hâli birden.
Çok yüksek düşünceler,
kalbine geldi hemen.
Eski günâhlarına, etti
tövbe, istiğfâr.
Artık âdî işlere,
eylemedi îtibâr.
Öyle dönüş yaptı ki,
kötü yoldan iyiye,
Erdi kısa zamanda,
rızâ-i ilâhîye.
“Ebû Bekr-i Sûsî”nin
"Şefkat" ve "Merhameti",
Sâyesinde, bu genç de,
buldu tam hidâyeti.
Talebesi içine, o dahî
oldu dâhil.
Hattâ diğerlerini, geçti
ve oldu kâmil.
Bir müddet sonra dahî,
hocası etti vefât.
Bu “Genç” geçti yerine,
halkı o etti irşâd.
"Rabbânî tesir"
vardır, zîrâ velî
sözünde.
Kime himmet etseler,
mâni kalmaz önünde.
Allah, seçtiklerine
lütfeder bu kemâli.
Kime himmet etseler,
yükselir, olur âlî. |