ŞİİRLERLE MENKIBELER

REHBER İNSANLAR

 

1.Cild

 Kitap       Web

2.Cild

 

Peygamber (Aleyhisselâm) Efendimizin Hayatı

 

03 -

Peygamberler

04 -

Dört Büyük Halife

 

 

05 -

Eshâb-ı Kiram

06 -

Büyük İmâmlar

 

 

07 -

Anadolu Evliyâları

08 -

Buhârâ Evliyâları

 

 

09 -

Horasan Evliyâları

10 -

Rehber İnsanlar

 

11 -

Güzel Nasihatlar

12 -

İmân ve Namaz

48 - EBÛ BEKR-İ KETTÂNÎ (Rahmetullahi Aleyh)

MÜ'MİNE SOĞUK DURMAK

 

Ebû Bekr-i Kettânî”, âlim ve evliyâ zât.

Mücâdele ederdi nefsi ile her sâat.

 

Beytullah'ta, tâatle geçerdi çok zamanı.

Kâbede, binden fazla, hatmeyledi Kur'ânı.

 

Buyurdu ki: (Rüyâda "Bir genç" gördüm, çok güzel.

Ki, ondan güzelini görmedim daha evvel.

 

Sordum ona: "Sen kimsin, ne de çok parlak nûrun.

Seni pek fazla sevdim, neredir yerin yurdun?"

 

Dedi ki: "Ben takvâyım, bilir beni çok insan.

Allahtan korkanların, kalbidir bana mekân".

 

"Sevgi”den bahsederdi sohbetinde ekserî.

Derhal îkâz ederdi, dargın ve küskünleri.

 

Derdi ki: (Mü'minlere, eylemeyin sû-i zan.

Zîrâ Hak teâlânın, mahbûbudur müslümân.

 

Öyleyse, şu gerçeği bilin ki âşikâre,

Mü'minleri sevmekten, yoktur başka bir çâre.)

 

Kendisi anlatıyor: (Vardı ki bir müslümân,

O, benim sohbetime gelirdi çoğu zaman.

 

Ve lâkin her nedense, o mü'mine karşı hep,

Bir "Soğukluk" duyardım, bilmezdim nedir sebep?

 

Halbuki bilirdim ki, mü'mine soğuk durmak,

Felâkete düşmeye sebep olur muhakkak.

 

"Hediye, muhabbeti arttırır" gereğince,

Kıymetli hediyeler götürdüm, ona önce.

 

Yine de, o “Soğukluk” gitmeyince, nihâyet,

Gidip o müslümânı, evime ettim dâvet.

 

Bizzât ikrâm eyledim, çeşitli leziz taam.

Ve lâkin kalbimdeki "soğukluk" gitmedi tam.

 

Çok üzülüp dedim ki: "Ey nefsim, etme inât.

O mü'min, elbet senden kıymetlidir kat be kat.

 

Ne kötü hâli var ki, ona soğuk durursun?

Eğer böyle gidersen, bil ki sen mahvolursun.

 

Bilesin ki bir insan, ederse "kibir", "gurur",

O zaman, mü'minlere hor bakar, soğuk durur.

 

Kendini, ondan üstün görüyorsun muhakkak.

Lâkin râzı değildir bu halden cenâb-ı Hak.

 

Ey nefsim, bu hâlinle, felâha eremezsin.

Zîrâ senden, o mü'min kıymetlidir bilesin.”

 

Vardım bu düşünceyle o mü'minin evine.

Akşam yemeği için, çağırdım eve yine.

 

Çeşitli leziz taam eyledim yine ikrâm.

Baktım ki, o soğukluk ediyor hâlâ devam.

 

Elimden geldiğince, ettimse de çok gayret,

Sevgi”ye dönüşmedi kalbimdeki adâvet.

 

Halbuki dînimizde yoktu buna bir cevâz.

Gözümden yaş akıtıp, Rabbime ettim niyâz.

 

Dedim ki: "Yâ ilâhî, sendendir yardım, medet.

Kalbimde, ona karşı hâsıl eyle muhabbet.”

 

Çok şükür, murâdıma vâsıl oldum böylece.

Ona karşı bir "sevgi", hâsıl oldu hemence.

Bir Önceki Sayfaya GiderBu Kitabın Ana Sayfasına GiderBir Sonraki Sayfaya Gider

Abdüllatif Uyan