ŞİİRLERLE MENKIBELER

REHBER İNSANLAR

 

1.Cild

 Kitap       Web

2.Cild

 

Peygamber (Aleyhisselâm) Efendimizin Hayatı

 

03 -

Peygamberler

04 -

Dört Büyük Halife

 

 

05 -

Eshâb-ı Kiram

06 -

Büyük İmâmlar

 

 

07 -

Anadolu Evliyâları

08 -

Buhârâ Evliyâları

 

 

09 -

Horasan Evliyâları

10 -

Rehber İnsanlar

 

11 -

Güzel Nasihatlar

12 -

İmân ve Namaz

44 - SAFVÂN BİN SÜLEYM (Rahmetullahi Aleyh)

ŞİŞERDİ AYAKLARI

 

Safvân ibni Süleym” ki, tâbiînden bir zâttır.

Her hâli, insanlara öğüt ve nasîhattır.

 

Rabbine öyle kulluk ederdi ki severek,

Geçerdi her gecesi, hep ibâdet ederek.

 

Yarın öleceğini bilseydi de, o yine,

İlâve yapamazdı, günlük ibâdetine. 

 

Zîrâ öyle çoktu ki, ibâdet ve tâati,

Az daha fazlasına, yetişmezdi tâkati.

 

Çok namâz kıldığından dolayıdır ki hattâ,

Şişerdi ayakları, çok durmaktan ayakta.

 

Namâzlarda ağlayıp, gözyaşı dökerdi hep.

Seccâdesi, devamlı “Islak”tı bundan sebep.

 

Hattâ kurumasına, hiç fırsat kalmıyordu.

Zîrâ ertesi gece, yine ıslanıyordu.

 

Derdi ki: Resûlullah buyurdu ki bir defâ:

(Her göz, eğlıyacaktır kıyâmette mutlaka.

 

Yalnız şu gözlerdir ki, o gün hiç ağlamazlar.

Allah korkusu ile, hiç harama bakmazlar.

 

Ve bir de, Allah için uyumayan gözlerdir.

Ve Allah korkusuyla, göz yaşı dökenlerdir.)

 

Zamanın halîfesi, vâli ile gezerken,

Bir mescitte, bu zâta ilişti gözü birden.

 

Ve onu göstererek, suâl etti vâliye:

(Şu direğin yanında, oturan kimdir?) diye.

 

Vâli arz eyledi ki: (Yâ emîr-el mü'minîn!

Safvân ibni Süleym'dir, o bana gösterdiğin.)

 

Halîfe, hizmetçiye emretti ki bu sefer:

(Şu bir kese altını, şu zâta götürüp ver.)

 

Hizmetçi, kese ile ona doğru giderken,

İbni Süleym” anlayıp, namâza durdu hemen.

 

Hizmetçi, başucunda bekleyip kendisini,

Bitirince, arz etti o “Altın kesesi”ni.

 

Ve dedi ki: (Halîfe gönderdi bunu size.

İhtiyâcınız vardır, sarfedin evinize.)

 

Buyurdu ki: (Bu işte yanlışlık var kardeşim.

Zîrâ benim, altın ve gümüşle yoktur işim.)

 

Dedi: (Safvân değil mi sizin ism-i âliniz?

Bunu size gönderdi, lütfen kabûl ediniz.)

 

Buyurdu: (İsim doğru, lâkin sen dinle beni.

Tekrar git, iyi öğren, kime gönderdiğini.)

 

Hizmetçi, ayrılarak gidince öğrenmeye,

O da, pabuçlarını giydi ve gitti eve.

 

Bir gün de buyurdu ki: ("Şeytân", bir müslümâna,

Görünerek demiş ki: “Bir şey diyeyim sana.

 

Bu sana diyeceğim, doğrudur, bana inan.

Her ne olursa olsun, gadaba gelme, amân!

 

Eğer öfkelenirsen, bil ki elimizdesin.

Zîrâ en zayıf ânın, o andır işte senin.

 

Eğer hâkim olmazsan o vakit sen kendine,

Ben hükümrân olurum, girip de bedenine”.)

Bir Önceki Sayfaya GiderBu Kitabın Ana Sayfasına GiderBir Sonraki Sayfaya Gider

Abdüllatif Uyan