ŞİİRLERLE MENKIBELER

REHBER İNSANLAR

 

1.Cild

 Kitap       Web

2.Cild

 

Peygamber (Aleyhisselâm) Efendimizin Hayatı

 

03 -

Peygamberler

04 -

Dört Büyük Halife

 

 

05 -

Eshâb-ı Kiram

06 -

Büyük İmâmlar

 

 

07 -

Anadolu Evliyâları

08 -

Buhârâ Evliyâları

 

 

09 -

Horasan Evliyâları

10 -

Rehber İnsanlar

 

11 -

Güzel Nasihatlar

12 -

İmân ve Namaz

40 - EBÜL HASEN-EL KÛSÎ (Rahmetullahi Aleyh)

EY TİMSAH, ONU BIRAK!

 

Bir talebesi vardı “Ebû Abdullah” diye.

Aşırı muhabbeti var idi bu "Velî"ye.

 

Kendisi anlatır ki: Bu mübârek büyüğün,

Şerefli hizmetinde bulunuyordum her gün.

 

 Zevkle hizmet ederdim gerçi bu evliyâya.

Ve lâkin memleketim, çok uzaktı buraya.

 

Dokuz ay” olmuştu ki, ayrı idim evimden.

Bir hayli özlemiştim herkesi âilemden.

 

Diyordum ki: “Hocama eylesem de bunu arz,

Müsâdesini alıp, sılaya gitsem biraz.”

 

Ben, böyle düşünceler içinde idim ki tam,

O ara, huzûruna çağırdı beni hocam.

 

Yanlarına gidince, buyurdular ki bana:

“İştiyâkın çok mudur gitmek için yurduna?”

 

“Evet efendim” diye edince hâlimi arz,

O zaman buyurdu ki: “Gözlerini yum biraz.”

 

Kapadım, biraz sonra “Aç!” dedi, ben de açtım.

Kendimi, evimizin önünde görüp, şaştım.

 

Halbuki iki şehir arasında, o zaman,

Onbeş günlük” mesâfe var idi en azından.

 

Çoluk çocuğum ile görüşüp, kaldım gece.

Âileme hasretim, zâil oldu böylece.

 

Maddî ihtiyâçları karşılamak için hem,

Verdim para olarak anneme “Yirmi dirhem”.

 

O gün akşamdan sonra, vedâ edip evime,

Yatsı vakti olmadan, vâsıl oldum yerime.

 

Hocam beni görünce, eyledi çok iltifât.

Buyurdu ki: “Hasretin gitti mi şimdi evlât?

 

“Evet efendim” dedim, buyurdu ki o zaman:

“Ben hayatta oldukça, kimseye etme beyân.”

 

Şöyle anlatıyor ki talebeden biri de:

Hocamla otururduk, bir deniz sâhilinde.

 

Sonra, başkaları da geldiler bir aralık.

O gün, deniz sâhili oldu çok kalabalık.

 

Hocam ile birlikte otururken biz fakat,

Bir kargaşalık olup, işittik bâzı feryât.

 

Merak edip sorunca, dediler ki halk bize:

“Bir timsah, bir adamı tutup çekti denize.”

 

Biz de bakıp, gördük ki bu olan hâdiseyi,

Timsah, götürüyordu gerçekten bir kimseyi.

 

Çâresizlik içinde bağırırken cümle halk,

Üstâdım seslendi ki: “Ey timsah, onu bırak!”

 

Ben, bütün dikkatimle bakıyordum timsaha.

Bıraktı o kimseyi duyarken sesi daha.

 

Daha sonra, denizin üzerinden, üstâdım,

Onların yanlarına yürüdü adım adım.

 

Gâyet sert bir şekilde buyurdu ki timsaha:

“Uzaklaş buralardan ve görünme bir daha!”

 

Hayvan, emri dinleyip, gâib oldu ortadan.

İnsanlar, bir sevince gark oldular o zaman.

 

Üstâdım, o kimseye buyurdu ki o vakit:

“Haydi, su üzerinden yürü de, sâhile git.”

 

O tereddüt edince, bir koluna girerek,

Ulaştılar sâhile, denizden yürüyerek.

Bir Önceki Sayfaya GiderBu Kitabın Ana Sayfasına GiderBir Sonraki Sayfaya Gider

Abdüllatif Uyan