ŞİİRLERLE MENKIBELER

REHBER İNSANLAR

 

1.Cild

 Kitap       Web

2.Cild

 

Peygamber (Aleyhisselâm) Efendimizin Hayatı

 

03 -

Peygamberler

04 -

Dört Büyük Halife

 

 

05 -

Eshâb-ı Kiram

06 -

Büyük İmâmlar

 

 

07 -

Anadolu Evliyâları

08 -

Buhârâ Evliyâları

 

 

09 -

Horasan Evliyâları

10 -

Rehber İnsanlar

 

11 -

Güzel Nasihatlar

12 -

İmân ve Namaz

38 - EBÜL ABBÂS-I MÜRSÎ (Rahmetullahi Aleyh)

BİR KERÂMET

 

Ebül Abbâs-ı Mürsî”, hal ehli bir velîydi.

Büyük insan olduğu, her hâlinden belliydi.

 

Bir gün, talebesinden “Beş kişi”yi alarak,

Yolculuğa çıktılar hepsi yaya olarak.

 

O ara, kendisine sordu ki bâzı zevât:

“Efendim, bu seferden acabâ nedir murat?”

 

Gösterip yanındaki o beş talebesini,

Buyurdu ki: “Bunların, defnetmektir hepsini.”

 

Soranlar, bu cevaptan bir şey anlamadılar.

Onlar da ayrılarak, yola revân oldular.

 

Yolculuk esnâsında, o “Beş kişi”, gerçekten,

Hastalanıp, beşi de öldüler çok geçmeden.

 

Ebül Abbâs”, onları defn edip, sonra yine,

Seferden, tek başına döndü memleketine.

 

İnsanlar öğrenince olan bu hâdiseyi,

Onun büyüklüğünü, bildiler daha iyi.

 

İskenderiye halkı, düşmânın hücûmundan,

Korkup, silâhlanmaya başladılar bir zaman.

 

Sonra, “Ebül Abbâs”a durumu ettiler arz.

Cevâben buyurdu ki: “Korkmayın, bir şey olmaz.

 

Ben sizin aranızda bulunduğum müddetce,

Düşmânlar, size zarar yapamazlar zerrece.”

 

Hakîkaten hayatta oldukça bu velî zât,

Yapamadı düşmânlar, onlara bir mazarrat.

 

Vaktâ ki vefât etti Allah dostu bu velî,

O zaman girdi şehre, o düşmân kuvvetleri.

 

Bir gün de, biri geldi bu zâtın huzûruna.

Bildiği ilimlerden, bahsetti biraz ona.

 

Onsekiz din ilminde, var idi ihtisâsı.

Lâkin yoktu üstünde, bir “Tevâzû” libâsı.

 

Bilâkis, edindiği  ilimle öğünerek,

Konuştu, kendisini ondan üstün görerek.

 

Ebül Abbâs-ı Mürsî”, tevâzû, hayâ, edeb,

Gösterip, o kimseyi sessizce dinledi hep.

 

O, sözünü bitirip, dedi ki: “İşte böyle.

Şimdi biraz sen konuş, bir şeyler bul da söyle.”

 

O zaman Ebül Abbâs, o kimsenin kibrinden,

Müteessir olarak, buyurdular ki hemen:

 

“Ey bunun gurûruna sebep olan bilgiler!

Onun hâfızasından silinin birer birer.”

 

O böyle buyurunca, onun hâfızasında,

Ne kadar “Bilgi” varsa, silindiler ânında.

 

Kendi adını bile, hattâ o unutarak,

Şehrin sokaklarında, dolaştı aylak aylak.

 

O, onun bu hâline acıyıp pek ziyâde,

Namâz sûreleri”ni etti ona iâde.

 

O, ölünceye kadar, bu hâliyle kaldı hep.

Bu hâle düşmesine “Gurûr”u oldu sebep.”

 

Hele “Velî”ye karşı olursa kibir, gurur,

Dünyâ ve âhirette, bulunmaz rahat, huzûr.

 

Çünkü onlar, Allahın sevdiği dostudurlar.

Onların hürmetine nefes alır bu kullar. 

Bir Önceki Sayfaya GiderBu Kitabın Ana Sayfasına GiderBir Sonraki Sayfaya Gider

Abdüllatif Uyan