ŞİİRLERLE MENKIBELER

REHBER İNSANLAR

 

1.Cild

 Kitap       Web

2.Cild

 

Peygamber (Aleyhisselâm) Efendimizin Hayatı

 

03 -

Peygamberler

04 -

Dört Büyük Halife

 

 

05 -

Eshâb-ı Kiram

06 -

Büyük İmâmlar

 

 

07 -

Anadolu Evliyâları

08 -

Buhârâ Evliyâları

 

 

09 -

Horasan Evliyâları

10 -

Rehber İnsanlar

 

11 -

Güzel Nasihatlar

12 -

İmân ve Namaz

39 - EBÜL ABBÂS-EL BASÎR (Rahmetullahi Aleyh)

SÂDE HAYAT YAŞARDI

 

Annesi, kucağına alarak bu oğlunu,

Emzirip, ihtimâmla büyüttü sonra onu.

 

Vaktâ ki bu çocuğu, geldi “Yedi” yaşına,

Kur'ân tilâvetini öğretti önce ona.

 

O, daha büyüyünce, ilme verdi kendini.

Öğrendi ince ince islâm bilgilerini.

 

İnsanlardan uzak ve ayrı bir hâli vardı.

Dünyâ'ya rağbet etmez, sâde hayat yaşardı.

 

Babası, o beldede “Sultân” olduğu halde,

Dünyâ nîmetlerinden etmezdi istifâde.

 

İnsanlar derlerdi ki: “Pâdişahtır babanız.

Siz ise, fakîrâne bir hayat yaşarsınız.”

 

O buyurur idi ki: “Doğrudur, öyle evet.

Lâkin biz, âhirete veririz ehemmiyyet.

 

Bu dünyâ nîmetleri, sahtedir, vefâsızdır.

Bu gün senin ise de, yarın başkasınındır.

 

Halbuki âhirette ele geçen nîmetler,

Hakîkî nîmet olup, ebedî devam eder.”

 

Ebül Abbâs”, sonradan teşrîf edip Mısır’a,

Çok fâideli oldu orada insanlara.

 

Nil nehri kıyısına, kurarak dergâhını,

Yıllarca tenvîr etti o yörenin halkını.

 

Öteki yakasında, vardı başka evliyâ.

Mektuplaşırlar idi ikisi ekseriyâ.

 

Ebül Abbâs”, ne zaman yazsaydı mektûbunu,

Nil nehri üzerine koyardı gidip onu.

 

Ebüssü’ûd” idi ki karşıdaki velî zât,

Gidip, su üzerinden alırdı onu bizzât.

 

Ebül Abbâs, burada henüz dergâh kurmadan,

Biri, “Ebüssü’ûd”un hizmetindeydi her an.

 

Bu zâta, yirmi sene hizmet edip nihâyet,

Sonunda, kendisinden talep etti icâzet.

 

Hocası buyurdu ki: “Bana çok hizmet ettin.

Ve lâkin benden olmaz, senin me’zûniyyetin.

 

Mağrib memleketinden gelir ki “Bir evliyâ”,

O, kurar dergâhını, şu karşıki kıyıya.

 

İsmi “Ebül Abbâs”tır, yakında gelecektir.

Senin icâzetini, o velî verecektir.”

 

Birkaç gün geçmişti ki, çağırdı onu yine.

Buyurdu ki: “O velî, teşrîf etti yerine.

 

Sen şimdi durma artık, o zâtın yanına git.

Ve çok hizmet eyle ki, olasın çok müstefit.”

 

“Peki efendim” deyip, geçti karşı kıyıya.

Gördü ki, teşrîf etmiş o dediği evliyâ.

 

Yaklaşıp, edeb ile öptü onun elini.

Ve lâkin söylemedi ne için geldiğini,.

 

Fakat o buyurdu ki: “Hoş geldin ey evlâdım!

Seni yetiştirmektir benim de tek murâdım.

 

Allah, Ebüssü’ûd’a versin ki çok hayırlar,

Himâye etti seni, biz gelinceye kadar.”

 

O günden îtibâren, ona çok etti hizmet.

Yetişip, bu velîden aldı mutlak icâzet.

Bir Önceki Sayfaya GiderBu Kitabın Ana Sayfasına GiderBir Sonraki Sayfaya Gider

Abdüllatif Uyan