ŞİİRLERLE MENKIBELER

REHBER İNSANLAR

 

1.Cild

 Kitap       Web

2.Cild

 

Peygamber (Aleyhisselâm) Efendimizin Hayatı

 

03 -

Peygamberler

04 -

Dört Büyük Halife

 

 

05 -

Eshâb-ı Kiram

06 -

Büyük İmâmlar

 

 

07 -

Anadolu Evliyâları

08 -

Buhârâ Evliyâları

 

 

09 -

Horasan Evliyâları

10 -

Rehber İnsanlar

 

11 -

Güzel Nasihatlar

12 -

İmân ve Namaz

39 - EBÜL ABBÂS-EL BASÎR (Rahmetullahi Aleyh)

CEYLÂNIN OĞLU

 

Endülüs”te yetişen evliyâdan biridir.

O yörenin halkını, yıllarca etti tenvîr.

 

İsmi “Ahmed” ise de, lâkin halk arasında,

İbnül gazâle” diye tanınır daha fazla.

 

Endülüs’te dünyâ'ya gelen bu mübârek zât,

Mısır’da yaşadı ve orada etti vefât.

 

Onun “İbnül gazâle”, yâni “Ceylânın oğlu”,

Diye tanınması da, esâsen şöyle oldu:

 

O, dünyâ'ya gelince, “Çok güzel” idi, ama,

Vâlidesi baktı ki, iki gözü de “Âmâ”.

 

Babası “Sultân” olup, seferdeydi o zaman.

Annesi çok üzülüp, şöyle düşündü o an:

 

“Mâdem iki gözü de âmâ doğdu bebeğim.

Böyle sakat çocuğu, istemez belki beğim.”

 

O, böyle düşünerek, beği henüz dönmeden,

O bebeği alarak, ayrılıp gitti evden.

 

Şehir dışına çıkıp, vardı tenhâ bir yere.

Oğlunu bir kenara bırakıp, döndü eve.

 

Dedi: Beğim gelince, derim: “Doğdu yavrucak.

Ve lâkin yaşamayıp, vefât etti çabucak.”

 

O, terk etti ise de tenhâya çocuğunu,

Ve lâkin Hak teâlâ, zâyi etmedi onu.

 

Gönderdi bir “Ceylân”ı onun bu yavrusuna.

O gelip, muntazaman, süt verdi her gün ona.

 

Bundan birkaç gün sonra, sultân döndü seferden.

Evine girer girmez, “Çocuğu” sordu hemen.

 

Hanım dedi: “Efendi, oldu bir erkek evlât.

Ve lâkin yaşamayıp, aynı gün etti vefât.”

 

Sultân üzüldüyse de onun bu haberine,

Yine de râzı oldu Allahın takdîrine.

 

Dedi ki: “O çocuğu aldıysa cenâb-ı Hak,

Daha hayırlısını ihsân eder muhakkak.”

 

Aradan günler geçti, bir gün yine bu sultân,

Adamlarını alıp, ava gitti bir zaman.

 

Bir bölgeyi çevirip, kontrole aldılar.

Sonra da, o halkayı gittikçe daralttılar.

 

Az daha yaklaşınca, gördüler ki bir çoğu,

Bir ceylân, emziriyor çok güzel bir çocuğu.

 

Çok garibine gitti o sultânın, işbu hal.

Merakla yanlarına koşarak geldi derhal.

 

Görünce çok sevimli bir "erkek çocuğu"nu,

Şefkatle kucaklayıp, bağrına bastı onu.

 

“O ölenin yerine, oğlum bu olsun” diye,

O çocuğu alarak, dönüp geldi geriye.

 

Hanımına gösterip, dedi: “Hanım, işte bak.

Bu çocuğu gönderdi bizlere cenâb-ı Hak.

 

O ölenin yerine, bunu ihsân buyurdu.

Av yerinde bir ceylân, bunu emziriyordu.”

 

O bebeğin yüzüne bakar bakmaz ilk daha,

Hatâsına anlayıp, başladı ağlamaya.

 

Zîrâ tanımış idi, o kendi bebeğini.

Hem de yalan söyleyip, aldatmıştı beğini.

 

Anlattı hakîkati hem ağlıya ağlıya,

Sevinip şükrettiler, Allahü teâlâya.

Bir Önceki Sayfaya GiderBu Kitabın Ana Sayfasına GiderBir Sonraki Sayfaya Gider

Abdüllatif Uyan