ŞİİRLERLE MENKIBELER

REHBER İNSANLAR

 

1.Cild

 Kitap       Web

2.Cild

 

Peygamber (Aleyhisselâm) Efendimizin Hayatı

 

03 -

Peygamberler

04 -

Dört Büyük Halife

 

 

05 -

Eshâb-ı Kiram

06 -

Büyük İmâmlar

 

 

07 -

Anadolu Evliyâları

08 -

Buhârâ Evliyâları

 

 

09 -

Horasan Evliyâları

10 -

Rehber İnsanlar

 

11 -

Güzel Nasihatlar

12 -

İmân ve Namaz

37 - ALÎ BEKKÂ (Rahmetullahi Aleyh)

SON NEFES

 

Hazret-i “Alî Bekkâ” büyük ve mübârektir.

"Bekkâ" ismi, lügatta, "Çok ağlıyan" demektir.

 

Bir hâdise üstüne, pek çok ağladığından,

Ona, "Bekkâ" lakabı verilmişti o zaman.

 

Şöyle ki, sâlihlerden, bir arkadaşı vardı.

Kerâmet ehli olup, çok ibâdet yapardı.

 

Onun ile Bağdat'tan, yolculuğa çıktılar.

Bir yıllık mesâfeyi, bir sâatte aldılar.

 

Sonra o arkadaşı, dedi ki: (Birâderim,

Ben, şu gün ve şu yerde ölürüm zannederim.

 

İstediğim odur ki, tam vefâtım ânında,

Sen de hazır olasın, o gün benim yanımda.)

 

Hazreti “Alî Bekkâ” üzüldüyse de kalben,

Onun bu ricâsına, "Peki" dedi mecbûren.

 

Bildirdiği sâatte, gitti onun yanına.

Hakîkaten gördü ki, az kalmış vefâtına.

 

Lâkin dikkat etti ki, “Küfr”e sebep olacak,

Sözler sarfediyordu son nefeste o ancak.

 

Çok uğraştı ise de, “Îmânla ölsün” diye,

Muvaffak olamadı, öldü "küfür üzere".

 

İşte bu hâdiseye şâhit olduğu için,

Ömrü, hep ağlamakla geçmişti bu kişinin.

 

Alıp cenâzesini, vardı bir kiliseye.

Bir topluluk gördü ve merak etti "Ne?” diye.

 

Dediler ki: (Bu gece, bizim bir ruhbânımız,

Öldü, lâkin bir şeye çok sıkıldı canımız.

 

Tam öleceği anda, dînini bırakarak,

"İslâm dîni" üzere can verdi son olarak.)

 

Dedi: (Bu cenâze de, yaşarken mü'min iken,

Mâzallah küfre kaydı, tam rûhunu verirken.

 

Alın bu cenâzeyi, onu da verin bana.

Kefenleyip gömeyim islâm mezarlığına.)

 

Aldı o cenâzeyi, yıkadı, kefenledi.

İslâm mezarlığına götürüp defn eyledi.

 

Bu hal, “Alî Bekkâ”ya çok dokundu velhâsıl.

Ve bunun tesiriyle, ağladı bir nice yıl.

 

Biri, ömrü boyunca yaşadı dalâlette.

Sonunda îmân edip, kavuştu "hidâyet"e.

 

Biri de uzun yıllar, müslümân idi, fakat,

En sonunda mâzallah, "îmânsız" etti vefât.

 

Gerçi bu istisnâdır, asıl olan, her insan,

Nasıl yaşıyor ise, öyle ölür çok zaman.

 

Bu zât buyuruyor ki: ("İhlâs"tır dinde esas.

İhlâssız amellerden, hiç sevap alınamaz.

 

Bir bardak su içine, bir damla düşse "idrar",

Artık pis olmuştur ki, içilmez o su zinhâr.

 

İşte hâlis niyete, çok az da bir "dünyâlık",

Menfaat karışırsa, on para etmez artık.

 

Maddede  ve mânâda, temizlik pek iyidir.

Her şeyin saf ve temiz olanı kıymetlidir.)

Bir Önceki Sayfaya GiderBu Kitabın Ana Sayfasına GiderBir Sonraki Sayfaya Gider

Abdüllatif Uyan