ŞİİRLERLE MENKIBELER

REHBER İNSANLAR

 

1.Cild

 Kitap       Web

2.Cild

 

Peygamber (Aleyhisselâm) Efendimizin Hayatı

 

03 -

Peygamberler

04 -

Dört Büyük Halife

 

 

05 -

Eshâb-ı Kiram

06 -

Büyük İmâmlar

 

 

07 -

Anadolu Evliyâları

08 -

Buhârâ Evliyâları

 

 

09 -

Horasan Evliyâları

10 -

Rehber İnsanlar

 

11 -

Güzel Nasihatlar

12 -

İmân ve Namaz

36 - EBÛ OSMÂN MAĞRİBÎ (Rahmetullahi Aleyh)

KÖPEKTEN ALINAN DERS

 

Evliyâ-yı kirâmdan “Ebû Osmân Mağribî”,

Yoktu Mağrip ilinde başka zât, onun gibi.

 

Zâhirî ve bâtınî ilimleri, bittamam,

Öğrenip, tasavvufta kazandı hayli makam.

 

Büyüklerin yoluna girmeden daha önce,

Zengindi, avlanmaya meraklıydı bir nice.

 

Kendisine alışmış, hem de çok sâdık olan,

Köpeği”yle giderdi avına çoğu zaman.

 

Ve her akşam “Süt içmek”, âdetiydi bu zâtın.

Yine içecekti ki, sıcaktı sütü lâkin.

 

Koyuldu beklemeye, süt soğusun diyerek.

Lâkin uyuyuverdi, zîrâ yorgun idi pek.

 

O esnâda bir “Yılan” girdi o kap içine.

"Zehir"ini, o süte akıtıp çıktı yine.

 

O sâdık köpeği de kapıda duruyordu.

Yılanın yaptığına, o dahî vâkıf oldu.

 

"Ebû Osmân" uyanıp, istedi sütü içmek.

Ve lâkin birden bire, saldırdı ona köpek.

 

Bir şey anlamamıştı, uzandı kaba yine.

Fakat köpek, bir daha saldırdı üzerine.

 

Bir mânâ veremedi bu işe "Ebû Osmân".

Zîrâ sütü içmeye, bırakmıyordu hayvan.

 

Uzandı üçüncü kez o sütü almak için.

Fakat o, içmesine vermedi yine izin.

 

O, ne zaman elini uzatsaydı sütüne,

Köpeği de şiddetle saldırırdı üstüne.

 

Lâkin o bilmiyordu işin hakîkatini.

Dördüncü kez o süte uzatınca elini,

 

Köpeği, son olarak  saldırdı ona tekrar.

Ve eğilip diliyle içti sütten bir miktar.

 

O, şaşkınlık içinde bakarken o hayvana,

Köpek, acı çekerek başladı kıvranmaya.

 

"Zehir"in tesiriyle, nihâyet öldü hemen.

Araştırıp, öğrendi durumu çok geçmeden.

 

Üzüldü, çok ağladı bu işin akabinde.

Bâzı değişiklikler oluverdi kalbinde.

 

Olan bu hâdiseden, aldı çok "ders" ve "ibret".

Yaramaz işlerine, o gün verdi nihâyet.

 

Düşündü ki: “Şu köpek, bana sadâkatinden,

Bırakmadı içeyim, zehirlenmiş o sütten.

 

Hayvan olduğu halde, dikkat etti o buna.

Fedâ etti kendini efendisi uğruna.

 

Halbuki benim de bir Efendim, “Sâhibim” var.

Ve lâkin sadâkatim, yoktur şu köpek kadar.

 

"Allahü teâlâ"nın kuluyum ben de bizzât.

Lâkin gösteremedim hayvan kadar sadâkat.

 

Heyhât, bunca yıllarım gafletle geçmiş demek.

Beni, bu gafletimden uyandırdı şu köpek.”

 

Hâlisen tövbe edip, girdi Allah yoluna.

Dağıttı mallarını, rızâ-i Hak uğruna.

 

Yirmi sene çalışıp, bir âlim oldu artık.

Ve “Harem-i şerîf”te, kırk yıl yaptı imâmlık.

 

Öyle fazla idi ki edebe riâyeti,

Fazlasına, kimsenin yetişmezdi tâkati.

Bir Önceki Sayfaya GiderBu Kitabın Ana Sayfasına GiderBir Sonraki Sayfaya Gider

Abdüllatif Uyan