|
33 - EBÜL HAYR-İ EL-AKTÂ (Rahmetullahi
Aleyh)
RÜYÂDA VERİLEN EKMEK
Evliyânın büyüğü, “Ebül
Hayr-i el Aktâ”.
Bilerek işlemedi aslâ
günâh ve hatâ.
Yiyecek bulamadı
Medînede birkaç gün.
Gelip sürdü yüzünü “Ravda”sına
Resûl’ün.
Dedi:
“Yâ Resûlallah, beş gün
bir şey yemedim.
Ve bunu, senden gayri
kimseye söylemedim.”
Hâlini arz ederek,
çekildi bir kenara.
Bir müddet namâz kılıp,
uyukladı bir ara.
Rüyâsında gördü ki
Aliyyül Mürtezâ’yı,
Gelerek uyandırdı "Ebül
Hayr-i Aktâ"yı.
Buyurdu:
“Yâ Ebel Hayr, çok
uyudun, haydi kalk!
Allahın Sevgilisi
geliyor, dön de bir
bak.”
Az sonra, Resûlullah
teşrîf edip oraya,
Büyükçe bir “Ekmeği”
verdiler Ebül Hayr’a.
O başladı yemeye, hayli
aç olduğundan.
Yarısına gelince, uyandı
uykusundan.
Lâkin çok şaşırmıştı
kendine geldiğinde.
Zîrâ kalan o “Ekmek”,
duruyordu elinde.
Bir kimse, kendisinden
nasîhat isteyince,
Buyurdu ki: “Evlâdım, “Edeb”
lâzım ilk önce.
Bir kalbin “Îmân”
dolu olmasına alâmet,
Bütün müslümânlara,
gösterir çok merhamet.
Çok üzülür, mü’minler
sıkıntıya girince.
Koşar yardımlarına,
elinden geldiğince.
Bir kalbin de, “Nifak”la
dolmasına alâmet,
Bunlar da, her insana
beslerler kin ve haset.
Bir kul, ibâdetini
gösterirse gayrıya,
İhlâstan
ayrılmıştır, bu hâli
olur riyâ.
Gösterişten kurtulup,
kazanırsa “İhlâs”ı,
O zaman temizlenir o
kalbin kiri, pası.
Bir beden de, islâma
gece gün etse hizmet,
Hak teâlâ indinde,
kazanır kadir, kıymet.
Şerefli bir müslümân
olmak için, evvelâ,
Dikkat etmek lâzımdır,
helâl ve haramlara.
O’nun mahlûklarına
merhametli de olmak,
“İyi insan”
olmanın, bir şartıdır
muhakkak.
Sonra, devam lâzımdır “Sohbet-i
sâlihîn”e.
İyi kul olmak için,
lâzımdır bu da yine. |