ŞİİRLERLE MENKIBELER

REHBER İNSANLAR

 

1.Cild

 Kitap       Web

2.Cild

 

Peygamber (Aleyhisselâm) Efendimizin Hayatı

 

03 -

Peygamberler

04 -

Dört Büyük Halife

 

 

05 -

Eshâb-ı Kiram

06 -

Büyük İmâmlar

 

 

07 -

Anadolu Evliyâları

08 -

Buhârâ Evliyâları

 

 

09 -

Horasan Evliyâları

10 -

Rehber İnsanlar

 

11 -

Güzel Nasihatlar

12 -

İmân ve Namaz

31 - ABDÜL'AZÎZ DÎRÎNÎ (Rahmetullahi Aleyh)

EDEB NEDİR?

 

"Abdül’azîz Dîrînî", “Âdâb risâlesi”nde,

Şunları yazmaktadır “İlim-edeb” bahsinde:

 

İslâm âlimlerimiz, şöyle buyurdu ki hep:

Her insana, evvelâ, lâzımdır "ilim", "edeb".

 

Sahâbe-i kirâm da, huzûrunda "Resûl"ün,

Edeb ve huşû ile otururdu büsbütün.

 

Başları önlerinde, gâyet sâkin ve sessiz,

Edeble dururlardı, hem de hiç hareketsiz.

 

Öyle ki, "Ağaç" sanıp, kuşlar o kimseleri,

Gelip, üzerlerine konarlardı ekserî.

 

Talebe, hocasını, hem de can kulağıyle,

Dinleyip, her emrini yapmalıdır ayniyle.

 

Hocasına, her zaman duâ edip talebe,

Hak teâlâ indinde, bulur yüksek mertebe.

 

Tasavvufun esâsı, “Edeb”ten ibârettir.

Edeb, insanlar için bir “Mânevî zînet”tir.

 

Ne kadar çok olsa da insanda hâl ve makam,

Hiç birisi, "Edeb"in yerini tutamaz tam.

 

"Edeb"in bir târifi, “Îtirâz etmemek”tir.

Büyüklerin emrine, hemen “Peki” demektir.

 

Allahın emrine de, her kim tam tâbi ise,

Dinde "Edeb sâhibi" olmuş olur o kimse.)

 

Yine o buyurdu ki: (İslâma hizmet için,

Çalışırken, kalbini kırmayın hiç kimsenin.

 

"Kâfir"in de kalbini kırmak yoktur bu dinde.

Bu, çok fenâ bir iştir Hak teâlâ indinde.

 

Ve hattâ gönül yıkmak, "Kâbe"yi, yetmiş defâ,

Yıkmanın günâhından, fazladır kat kat daha.

 

Nâzik, kibar olmaya gayret edin her zaman.

Kaçının titizlikle, kavga, münâkaşadan.

 

Zîrâ bunun sebebi, "Kibir" ile "Öfke"dir.

Bunlar ise, insanın asıl felâketidir.)

 

Yine o buyururdu ki: (Emr-i mâruf sevâbı,

Öyle çok fazladır ki, yoktur haddi hesâbı.

 

Dağ kadar çok altını, sadaka verse insan,

Yine azdır, bir altın "Zekât"ın sevâbından.

 

Dağ kadar altın zekât vermenin sevâbı da,

Hiç kalır, "Emr-i mâruf" sevâbının yanında.)

 

Yine o buyurdu ki: (Mühim olan, kalp ve iç.

Zîrâ Allah, kulunun zâhirine bakmaz hiç.

 

İnsanlar süslüyorlar, dışını, zâhirini.

Halbuki görür Allah, onun bozuk hâlini.

 

Hattâ bozuk niyetle yapsa da çok ibâdet,

Hak teâlâ indinde, bulamaz yine rağbet.

 

Zîrâ Allah, sâdece amele bakmaz aslâ.

Bakar ki, o ameli yapmış mıdır ihlâsla?)

Bir Önceki Sayfaya GiderBu Kitabın Ana Sayfasına GiderBir Sonraki Sayfaya Gider

Abdüllatif Uyan