ŞİİRLERLE MENKIBELER

REHBER İNSANLAR

 

1.Cild

 Kitap       Web

2.Cild

 

Peygamber (Aleyhisselâm) Efendimizin Hayatı

 

03 -

Peygamberler

04 -

Dört Büyük Halife

 

 

05 -

Eshâb-ı Kiram

06 -

Büyük İmâmlar

 

 

07 -

Anadolu Evliyâları

08 -

Buhârâ Evliyâları

 

 

09 -

Horasan Evliyâları

10 -

Rehber İnsanlar

 

11 -

Güzel Nasihatlar

12 -

İmân ve Namaz

30 - ABDÜLVEHHÂB-I ŞA'RÂNΠ         (Rahmetullahi Aleyh)     

SİNEĞİ KURTARINCA

 

"Abdülvehhâb Şa’rânî", kerâmet ehli bir zât.

Hürmetine, bir nice hastalar buldu sıhhat.

 

Bu mübârek "Velî"nin, vardı ki bir zevcesi,

Hareketsiz kalmıştı, bir gün "felç" netîcesi.

 

"Abdülvehhâb Şa’rânî", buyurur ki: Bu hâle,

Ben de, elde olmadan üzüldüm fevkalâde.

 

Ve ne yapacağımı bilmeden bekler iken,

Gâibden, kulağıma şu nidâ geldi birden:

 

(Ey Abdülvehhâb kalk da, şu anda dışarı çık.

Yandaki boş odada, bir delik var ufacık.

 

Yuva yapıp, ağ kurmuş deliğe bir "Örümcek".

Ve onun tuzağına, düşmüş küçük bir "Sinek".

 

Çok çaba gösteriyor kurtulmak maksadıyle.

Sanki imdât istiyor, lisânı hâli ile.

 

Onu halâs edersen örümceğin elinden,

Zevcen dahî çabucak kurtulur bu derdinden.)

 

Gidip buldum odada, delik ve örümceği.

Ve gördüm ağlarına takılan o sineği.

 

Fenâ kaptırmış idi kendisini o ağa.

Çırpınıp duruyordu, tuzaktan kurtulmağa.

 

Sineği, bir çöp ile kurtarıp o hâlinden,

Dönüp, sonra zevcemin yanına geldim hemen.

 

Baktım ki, duruyordu sapa sağlam ayakta.

Halbuki biraz önce, yatıyordu yatakta.

 

Bir kimse anlatır ki: Şeytân aldatmasıyle,

Yanlış bir îtikada saplanmıştım vaktiyle.

 

Derdim ki: (Hiçbir kimse, bir ihtiyâcı için,

Yardımına ihtiyâç duymaz başka kişinin.

 

Dileğini, Allahtan istemeli kul esas.

Araya başkasını koyarsa, uygun olmaz.

 

"Şu zâtın hürmetine" diye duâ eylemek,

O inancıma göre, münâsip değildi pek.)

 

Lâkin Resûlullahı rüyâda gördüm bir gün.

"Abdülvehhâb Şa’rânî", yanındaydı Resûl'ün.

 

Mübârek ellerini öpmek istedim, fakat,

Resûlullah, bana hiç etmiyordu iltifât.

 

Çâresiz Abdülvehhâb Şa’rânîye yalvardım.

Dedim: (Lütfen acıyıp, ediniz bana yardım.

 

Siz vesîle olup da, götürün ona beni.

Sizin hürmetinize, öpeyim ellerini.)

 

O da merhamet edip, gözlerimin yaşına,

Gidip ricâ eyledi Peygamber-i zîşâna.

 

O “Vesîle” olunca, çağırdı Resûlullah.

Gittim ve ellerini öptüm elhamdülillah.

 

Uyanınca, hatâmı anlayıp tövbe ettim.

Ve hemen o "Velî"nin medresesine gittim.

 

Mübârek ellerini öperek o büyüğün,

Talebesi olmakla şereflendim aynı gün.

Bir Önceki Sayfaya GiderBu Kitabın Ana Sayfasına GiderBir Sonraki Sayfaya Gider

Abdüllatif Uyan