ŞİİRLERLE MENKIBELER

REHBER İNSANLAR

 

1.Cild

 Kitap       Web

2.Cild

 

Peygamber (Aleyhisselâm) Efendimizin Hayatı

 

03 -

Peygamberler

04 -

Dört Büyük Halife

 

 

05 -

Eshâb-ı Kiram

06 -

Büyük İmâmlar

 

 

07 -

Anadolu Evliyâları

08 -

Buhârâ Evliyâları

 

 

09 -

Horasan Evliyâları

10 -

Rehber İnsanlar

 

11 -

Güzel Nasihatlar

12 -

İmân ve Namaz

29 - ALÎ BİN ŞİHÂB (Rahmetullahi Aleyh)

DURMADAN ÇALIŞIRDI

 

İlmiyle âmil olan, büyük bir evliyâdır.

Seyyid” olup, Resûl'ün kerîm evlâdındandır.

 

Haram ve şüpheliden, sakınırdı pek fazla.

Kat'î helâl değilse, yemezdi onu aslâ.

 

Değirmene gitseydi, evvelce öğütülen,

Buğdayın unlarını, süpürürdü tamâmen.

 

Onlar, kendi ununa karışır belki” diye,

Korkar ve bir kısmını dağıtırdı hediye.

 

Yüz” kadar talebesi var idi ki bu zâtın,

Bizzât kendi yapardı, hizmetini dergâhın.

 

Geceleri, bir miktar uyuyup kalkıyordu.

Abdest alıp, bir miktar nâfile kılıyordu.

 

Daha sonra dergâhta, ne gibi hizmet varsa,

Onları, gece kendi yapıyordu bilhassa.

 

Meselâ abdest için lâzım olan suları,

Taşıyıp doldururdu, her gece havuzları.

 

Sonra, yolcular için var idi ki "sebil"ler,

Su ile doldururdu, onları birer birer.

 

Sonra da, hayvanların su içme yerlerini,

Dolaşıp, doldururdu bitmiş gördüklerini.

 

Temizlenecek olan yerleri temizleyip,

Sonra dama çıkardı, her bir işi bitirip.

 

Sabah vakti girince, okurdu ezânını.

Sonra câmiye inip, kılardı namâzını.

 

Namâzı müteâkip, Kur'ân okur bir miktar,

Sonra ders okuturdu, tâ ki akşama kadar.

 

Yatsıdan sonra biraz, ederek istirâhat,

Gece, aynı işleri yapardı yine bizzât.

 

Hanımı, bâzan ona ederdi ki şöyle arz:

(Dinlenmiyecek misin, bir gece olsun biraz?)

 

Şöyle buyururdu ki hanımına cevâben:

(Hayır, dinlenmek için gelmedim dünyâ'ya ben.)

 

"İbrâhim-i Matlûbî" adında bir velî zât,

Talebeleri ile, ediyordu seyâhat.

 

“İncir”i bol bir yere gelince talebeler,

(Dinlenip, biraz incir yiyelim mi?) dediler.

 

O yörenin halkı da, ettiler ki istirhâm:

(Durun da, biraz incir edelim size ikrâm.)

 

Ve lâkin üstâdları, şöylece verdi cevap:

(İkrâm eder inciri, bize Alî bin Şihâb.)

 

Şöyle düşündüler ki, talebeler ânında:

"İncir yetişmiyor ki, o zâtın diyârında."

 

Sonra yola koyulup, vardılar o beldeye.

"İbni Şihâb", onları götürdü hemen eve.

 

Getirdi önlerine bir sepet tâze incir.

Buyurdu ki: (Yiyiniz, henüz yeni gelmiştir.)

 

Çok mahcup hâle geldi talebeler o zaman.

Ve özür dilediler, hemen üstâdlarından.

Bir Önceki Sayfaya GiderBu Kitabın Ana Sayfasına GiderBir Sonraki Sayfaya Gider

Abdüllatif Uyan