ŞİİRLERLE MENKIBELER

REHBER İNSANLAR

 

1.Cild

 Kitap       Web

2.Cild

 

Peygamber (Aleyhisselâm) Efendimizin Hayatı

 

03 -

Peygamberler

04 -

Dört Büyük Halife

 

 

05 -

Eshâb-ı Kiram

06 -

Büyük İmâmlar

 

 

07 -

Anadolu Evliyâları

08 -

Buhârâ Evliyâları

 

 

09 -

Horasan Evliyâları

10 -

Rehber İnsanlar

 

11 -

Güzel Nasihatlar

12 -

İmân ve Namaz

25 - EBÛ İSHAK-I ŞÂMÎ (Rahmetullahi Aleyh)

KÖTÜ AHLÂK NELERDİR ? 

 

Ebû İshak-ı Şâmî”, büyük âlim ve velî.

Dînin emirlerine muvâfıktı her hâli.

 

Ölü kalpler, onunla dirildi, oldu ihyâ.

Konuşurken, ağzından çıkardı nûr ve ziyâ.

 

Dediler ki: “Efendim, nedir bu kötü ahlâk?

Anlatın da, onlardan duralım biz de uzak.”

 

Buyurdu ki: (Felâha ermek için ebeden,

Uzak durmak gerekir, “Ahlâk-ı zemîme”den.

 

Buna sebep ikidir: “Câhillik”, “Kötü yârân”.

Bunlardan uzak durmak gerekir kula her an.

 

Kötü huylu bir kişi, benzer “Kırık testi”ye.

Ne yama kabûl eder, ne de döner eskiye.

 

Kötü ahlâk sâhibi, yapsa da iyi amel,

Görmez fâidesini âhirette muhtemel.

 

Men eder dînimiz de “Kötü huylu” olmayı.

O, hiç râzı edemez Allahü teâlâyı.

 

Çatık kaşlı” olarak durur umûmiyetle.

Bakmaz müslümânlara hiç de iyi niyetle.

 

Hasîs”tir, biri ondan istese bir şey eğer,

Hem vermez, hem ayrıca “İyi yaptım” zanneder.

 

Çekiştirir herkese hâlis müslümânları.

Çünkü o, kendisinden kötü bilir herkesi.

 

Menfaati uğruna, işler günâh, şekâvet.

Onu gören kimseyi, basar gam ve kasâvet.

 

Tefekkür eylemez hiç Cehennemi, ateşi.

Mü’minlerin kalbini kırmaktır her gün işi.

 

Aslâ gördüklerinden, almaz bir ders ve ibret.

Gelmez hiç hâtırına, ne “Ölüm”, ne “Âhiret”.

 

Her ne zaman, nerede konuşsa bir kişiyle,

Muhakkak ki meşgûldür kalbi "dünyâ işi"yle.

 

Mü’minleri incitip, dilemez hem de özür.

İyilik görse dahî, aslâ etmez teşekkür.

 

Konuşmaz faydalı söz, rağbet eder “Boş lâf”a.

Arkadaşları ile, düşer hep ihtilâfa.

 

Dostlarının kalbini, kırar hiç çekinmeden.

Hattâ geçmez bir günü, birini incitmeden.

 

Gelirse kendisine bir "musîbet", bir "âfet",

Herkese anlatarak, eder bundan şikâyet.

 

Düşünmez ki “Allah’tan geldi” ona bu belâ.

Rabbini, kullarına şikâyet eder hâlâ.

 

Söyler kötülüğünü, her gün başka birinin.

Bilmez ki, aynasıdır bir mü’min, diğerinin.

 

Beğenip takdîr etmez kendisinden gayriyi.

Zîrâ onun gözünde, herkes "kötü", o "iyi".

 

Bunun için herkese, hor bakar, tâ yüksekten.

Kendini, kendisinden başka olmaz bir seven.

 

Affetmez arkadaşın "hatâ" ve "kusûr"unu.

Onu incitmek için, bir fırsat bilir bunu.

 

Kendi menfaatini hesâb eder her sâat.

İhtiyâcı olana, hiç yardım etmez fakat.

 

Kurtulamaz "günâh"tan, hep âsîdir Allaha.

Birinden tövbe etse, düşer başka günâha.

 

Kendini bu huylardan kurtaramazsa eğer,

Cehenneme girmesi, olur ona mukadder.)

Bir Önceki Sayfaya GiderBu Kitabın Ana Sayfasına GiderBir Sonraki Sayfaya Gider

Abdüllatif Uyan