ŞİİRLERLE MENKIBELER

REHBER İNSANLAR

 

1.Cild

 Kitap       Web

2.Cild

 

Peygamber (Aleyhisselâm) Efendimizin Hayatı

 

03 -

Peygamberler

04 -

Dört Büyük Halife

 

 

05 -

Eshâb-ı Kiram

06 -

Büyük İmâmlar

 

 

07 -

Anadolu Evliyâları

08 -

Buhârâ Evliyâları

 

 

09 -

Horasan Evliyâları

10 -

Rehber İnsanlar

 

11 -

Güzel Nasihatlar

12 -

İmân ve Namaz

23 - ŞÂH ŞÜCÂ-İ KİRMÂNÎ (Rahmetullahi Aleyh)

EVLİYÂ SEVGİSİ

 

Şâh Şücâ-i Kirmânî”, devrinin bir tânesi.

Kirmân pâdişahının oğlu idi kendisi.

 

Gençliğinde saz çalıp, şarkı söylüyordu hep.

Başına toplanırdı, insanlar bundan sebep.

 

Yine saz çalıyorken bir gün bir mahallede,

"Evliyâ"dan birisi, gördü onu bu halde.

 

Yaratılışındaki temizliği görerek,

Gafletten uyandırdı, ona bir söz diyerek.

 

Dedi: “Ey genç, şimdi sen çalıyorsun böyle saz.

İstersen tövbe edip, gel, Rabbine dön biraz.”

 

O, bu sözü "İhlâs"la söylemişti ki gâyet,

"Şâh Şücâ"nın kalbine, o an geldi hidâyet.

 

Kırdı hemen sazını onun gözü önünde.

Rabbânî tesir” vardır zîrâ velî sözünde.

 

Gusül abdesti alıp, tövbe etti hâlinden.

Ve “Kırk gün”, dışarıya hiç çıkmadı evinden.

 

"Uykusu kaçsın" diye, tuz sürerdi gözüne.

Ağlayıp, göz yaşları akıyordu yüzüne.

 

Kırk gün, hep ağlamakla geçti günü, gecesi.

Mağfiret olunmaktı, zîrâ tek düşüncesi.

 

Öyle mahcup idi ki eski günâhlarına,

Devamlı yalvarırdı af için Allahına.

 

O, kırk gün, gece gündüz ağlayıp sızlıyarak,

Çıktı en son evinden, bir “Evliyâ” olarak.

 

Babası da, mübârek, sâlih bir zâttı yine.

Nefsini ıslâh için, çalışmıştı “Kırk sene”.

 

Derdi ki: “Kırk senedir özlediğim bir hâli,

Bu çocuk, kırk gecede elde etti Vallahi.”

 

Bir kimse, kendisinden nasîhat isteyince,

Buyurdu: “Evliyâyı, sev gücün yettiğince.

 

Allahü teâlânın dostudur zîrâ onlar.

Bu "sevgi"yle Allaha vâsıl olur insanlar.

 

Bir kimse, seviyorsa bir "evliyâ"yı şâyet,

"Allah"ı sevmeye de, yol açar bu muhabbet.

 

Allahın sevgisi de, kimde çok varsa eğer,

Allahü teâlâ da, onu çok fazla sever.

 

Ve eğer bir velîyi kim ki çok sever ise,

İbâdet yapmış” gibi, sevap alır o kimse.

 

Hattâ bütün nâfile ibâdetler içinden,

Yoktur daha üstünü, “Evliyâ sevgisi”nden.

 

Ya onu kalbine koy, ya gir onun kalbine.

Ancak böyle erilir rızâ-i ilâhîye.

 

Lâkin kolay değildir onları kalbe sokmak.

Öyleyse, sen onların kalbine girmeye bak. 

 

Onlar, çalışanları sever umûmiyetle.

Geçir sen de vaktini "islâma hizmet" ile.”

 

Buyurdu: “Haramlardan, koruyun gözünüzü.

Yoksa, kabûl etmezler mahşerde özrünüzü.

 

Bile bile harama bakan bir müslümânın,

Gözüne, “Kızgın kurşun” dökülür sonra yarın.

 

Yalan” ve “Gıybet” dahî, haram ve çirkindir pek.

Bu iki günâhtan da, şiddetle kaçmak gerek.

 

Rabbimiz, “İki kapak” yaratmış ki gözlerde,

Acele kapıyalım, haram olan yerlerde.

 

İki dudak” ile de, yapmış ki ağza kapak,

Haram işlemiyelim, yerinde kapatarak.

Bir Önceki Sayfaya GiderBu Kitabın Ana Sayfasına GiderBir Sonraki Sayfaya Gider

Abdüllatif Uyan