ŞİİRLERLE MENKIBELER

REHBER İNSANLAR

 

1.Cild

 Kitap       Web

2.Cild

 

Peygamber (Aleyhisselâm) Efendimizin Hayatı

 

03 -

Peygamberler

04 -

Dört Büyük Halife

 

 

05 -

Eshâb-ı Kiram

06 -

Büyük İmâmlar

 

 

07 -

Anadolu Evliyâları

08 -

Buhârâ Evliyâları

 

 

09 -

Horasan Evliyâları

10 -

Rehber İnsanlar

 

11 -

Güzel Nasihatlar

12 -

İmân ve Namaz

23 - ŞÂH ŞÜCÂ-İ KİRMÂNÎ (Rahmetullahi Aleyh)

SEVGİ, AŞK’A DÖNÜNCE

 

Şâh Şücâ-i Kirmânî”, evliyâdan, büyük zât.

Allahın kullarına, ederdi çok nasîhat.

 

Buyurdu ki: “Allahı sevmekten daha âlî,

Derece bilmiyorum, yoktur daha kemâli.

 

Peygamber Efendimiz, buyurdu ki bir zaman:

“Allah ve Resûlünü çok sevmeli müslümân.

 

O, onları herşeyden daha çok sever hâle,

Gelmedikçe, îmânı, aslâ gelmez kemâle.”

 

Biri, Resûlullahın huzûruna gelerek,

Dedi: “Yâ Resûlallah, seviyorum sizi pek.”

 

Buyurdu ki: “Öyleyse, sabretmeye hazırlan.

Zîrâ her meşakkate, katlanır âşık olan.”

 

Dedi: “Var muhabbetim, Allahü teâlâya.”

Buyurdu ki: “Hazır ol, her mihnet ve belâya.”

 

Bir köylü de gelerek Peygamberin yanına,

Sordu ki: “Ne kadar var, kıyâmet kopmasına?”

 

Cevâben buyurdu ki suâline o zâtın:

“Kıyâmet günü için, var mı bir hazırlığın?”

 

Dedi: “Yâ Resûlallah, namâz oruç, hac zekât.

Yaparım farz miktarı, fazlası yoktur fakat.

 

Kılarım muntazaman, her beş vakit namâzı.

Nâfileye gelince, kılarım bâzı bâzı.

 

Gerçi fazla yoksa da Rabbime ibâdetim.

Ve lâkin Resûlüne, pek çoktur muhabbetim.”

 

O zaman Resûlullah buyurdu: “Âhirette,

Sevdiğinle birlikte bulunursun elbette.”

 

Şâh Şücâ buyurdu ki: “Bir kul, eğer "Rabbi"ni,

Tam tanıyabilirse, tam yapar tâatini 

 

Bir kimse de, "dünyâ"yı tanırsa tam olarak,

İğrenir, nefret eder, ondan soğur muhakkak.”

 

Buyurdu ki: “Allahı severse biri şâyet,

Velî kullarına da, besler sevgi, muhabbet.

 

O velîye sevgisi, dönerse eğer “Aşk”a,

O kimsenin halleri, olur daha bir başka.

 

Öyle ki, o velînin köy ve mahallesine,

Bile o, âşık olur evine, hânesine.

 

O velîyle, her kimin var ise bir ilgisi,

Onlara karşı dahî, hâsıl olur sevgisi.

 

Hattâ onun köyünün köpeklerine bile,

Daha çok sevgi besler, sâire nisbet ile.

 

O, gayri ihtiyârî, onları sever gâyet.

Zîrâ onun elinde değildir bu muhabbet.

 

Düşmânlarına dahî, düşmân olur gâyetle.

Zîrâ bu da elinde olmaz umûmiyetle.

 

Hâsılı “Allah”ını seviyorsa bir insan,

Sevdiği kulları da, sever elde olmadan.

 

O istemese dahî, onları sever fazla.

Çünkü bu muhabbeti, elde değildir aslâ.

 

Düşmânlarını bile, düşmân bilir kendine.

Zîrâ hiç istemez ki, toz konsun sevdiğine.

 

Kendini zorlasa da, onları hiç sevemez.

Zîrâ bu düşmânlık da, olur ister istemez.

 

Muhabbet ve düşmânlık, olursa “Allah için”,

O îmân, kemâldedir, doğrusu budur işin.”

Bir Önceki Sayfaya GiderBu Kitabın Ana Sayfasına GiderBir Sonraki Sayfaya Gider

Abdüllatif Uyan