|
22 - MUHAMMED BİN ESLEM
(Rahmetullahi Aleyh)
YONGALAR ALTIN OLDU
“Muhammed bin Eslem”
ki, devrinin bir tânesi.
Şöyle idi bu zâtın
âdet-i şerîfesi:
Geceleri şehiri, sokak
sokak gezerek,
Fakir ve muhtâçları
öğrenirdi tek be tek.
Sonra da, zenginlerden
alarak ödünç para,
Başka birileriyle
gönderirdi onlara.
Bir defâ da, borç para
aldı bir yehûdîden.
O ise, parasını istedi
çok geçmeden.
Lâkin yoktu parası,
istedi biraz mühlet.
Dedi:
“Ödiyeceğim, birkaç gün
müsâde et.”
Fakat kabûl etmedi bu
teklîfi yehûdî.
Dedi:
“Mühlet veremem, borcunu
öde haydi!”
O ise, kalemini
yontuyordu o ara.
Şöyle bir nazar etti
dökülen yongalara.
Buyurdu:
“Mâdem mühlet
vermiyorsun, o vakit,
Alacağın ne ise,
şunlardan topla da git.”
O yehûdî, yerlerden
toplayınca onları,
“Altın” oldu
elinde, o kalem
yongaları.
O bunu görür görmez,
aklı gitti hayretten.
Utandı, mahcûb oldu
yaptığı hareketten.
Düşündü ki: “Bu kişi,
mübârek olsa gerek,
Benim gibi sıradan bir
kimse değil bu pek.
Zîrâ şu yongalara
değince bir nazarı,
"Altın"a tebdîl
etti Hak teâlâ onları.
Mâdem ona, bu hâli
vermiştir cenâb-ı Hak,
Öyleyse onun dîni,
benimkinden daha hak.”
“Kelime-i şehâdet”
getirip hemen o an,
O zâtın huzûrunda, oldu
hâlis müslümân.
Birkaç gün kalmıştı ki
vefât eylemesine,
Talebesinden biri, geldi
ziyâretine.
Dedi ki:
“Ey efendim, dışarda çok
insanlar,
Gelmişler, zâtınızı çok
görmek istiyorlar.”
Buyurdu ki: “Evlâdım,
yakın oldu vefâtım.
"Rabbim ile olmak"tır
şimdi yalnız murâdım.
Şu an, istemiyorum kimse
ile görüşmek.
"Rabbime kavuşma"yı
istiyorum şimdi tek.
Nasıl “Yalnız”
olarak geldimse bu
dünyâ'ya,
Yine “Yalnız”
giderim Allahü teâlâya.
Kabre “Yalnız”
girerim, arkadaşsız,
yârânsız.
Meleklere cevâbı,
veririm yine “Yalnız”.
Dirilip kalkınca da
mezarımdan nihâyet,
Yine “Yalnız”
olurum, kimseden gelmez
medet.
Rabbimin huzûruna
çıkarım tek ve tenhâ.
Yine “Yalnız”
veririm hesâbımı Allaha.
Daha sonra Mîzân’da,
tartılırken amelim,
Yine de kimsecikler
yanımda olmaz benim.
Sırat üzerinde de “Yalnız”
ilerlerim ben.
Kayacak olsam bile,
kimse tutmaz elimden.
Bunca tehlikelerde
muhtâçken arkadaşa,
Hep “Yalnız”
olacağım kendim ile baş
başa.
Ölüm, kabir ve mahşer,
hesap, mîzân ve sırat.
Bu yerlerde, kimseden
erişmez bana medet.
Beni, “Yalnız”
bırakır mâdem ki bu
insanlar,
Şu anda, onları ile
olmuşum neye yarar?”
Sonunda, şehâdeti
getirip etti vefât.
İnsanlar yetim kaldı
ölünce sanki bu zât. |