|
21 - HAMDÛN-U KASSÂR
(Rahmetullahi Aleyh)
NİÇİN TESİR ETMİYOR?
Nişâbur’da yetişmiş olan
“Hamdûn-u Kassâr”,
Velî olup, kendinden
feyz alırdı insanlar.
Dediler: “Eskilerin
sözleri, acep neden,
Daha çok tesirliydi,
bizimkine nisbeten?”
Buyurdu: O velîler,
söylerdi “Allah için”.
Aslâ konuşmazlardı, hiç
niyet etmeksizin.
Onlar, her sözlerinde,
gözettiler bunu hep.
Nefsânî söylemekten,
ettiler hayâ, edeb.
Biz ise, konuşurken,
karışıyor nefsimiz.
Onlar gibi ihlâslı
olmuyor sözlerimiz.
İnsanlar tarafından
görmek için iltifât,
Veyâ koparmak için
dünyâlık bir menfaat,
Bu bozuk niyetlerle
söylerse eğer biri,
Elbette dinliyene, olmaz
iyi tesiri.”
Bir kimse de, nasîhat
isteyince kendinden,
Buyurdu: Sinirlenme "dünyâ
için" katiyyen.
Kimde iyi bir haslet
görürsen, yaklaş ona.
Ki, onun bu huyundan,
bulaşsın biraz sana.
Şu iki nasîhati bırakma
aslâ elden.
Âlimlerle sohbet et,
uzaklaş câhillerden.
Kendi kusurlarını, gâyet
iyi gör, ama,
Görme gayrininkini, yum
gözünü, ol "âmâ".
“Dünyâ muhabbeti”ni
kalbine sokma sakın.
Zîrâ dünyâ sevgisi,
başıdır her günâhın.
Girer ise bir kalbe eğer
dünyâ sevgisi,
Çıkıp gider o kalpten, “Âhiret
düşüncesi”.
Zîrâ bu iki sevgi,
zıddır birbirlerine.
Birisi kalbe girse, yer
kalmaz diğerine.
Bu, aynen şuna benzer,
düşünün ki bir bardak,
İçinde “Su” yok
ise, “Hava”
vardır muhakkak.
Eğer "Su" doldurursan bu
bardağa tamâmen,
İçindeki o "Hava",
dışarı çıkar hemen.
Yâni biri girince, çıkıp
gider öteki.
Bir anda, ikisine yer
olmaz elbette ki.
Hak teâlâ, kalpleri
yarattı kendi için.
Başka şeyler girerse,
olur kötü ve çirkin.”
Buyurdu ki “Bir kimse,
hayâ etse Allah’tan.
Allah da, hayâ eder ona
"azap yapmak"tan.
Eğer Hak teâlâya ederse
çok itâat,
Onun dahî sözünü, dinler
cümle mahlûkât.
Eğer o korkar ise Allahü
teâlâdan,
Cümle mahlûkât dahî,
çekinir, korkar ondan.
O azîz tutar ise
Rabbinin her emrini,
Allah da, azîz tutar
mahşerde kendisini.
Eğer hizmet ederse
yaşlılara genç iken,
Yaşlanınca, ona da
bulunur hizmet eden.”
Yine bir genç, nasîhat
istedi bir gün ondan.
Buyurdu ki: “Çok sakın,
zararlı arkadaştan.
Zîrâ vardır insanın üç
azılı düşmânı.
Bunlar, “Nefis”
ve “Şeytân”, bir
de “Kötü yârân”ı.
Bu üçünden, en fazla
sana zararlı olan,
“Kötü arkadaş”tır
ki, iyi sakın onlardan.
Sapıkların yazdığı bir "kitap",
bir "neşriyât",
Kötü arkadaştır ki,
evlâdım aman dikkat!
Boş vakit geçirmene
sebep olan ne ki var,
Onlar da, senin için bir
düşmândır âşikâr.
Bunlar, “Arslan”dan
dahî vahşî ve
zararlıdır.
O, canını alsa da,
bunlar dînini alır.” |