ŞİİRLERLE MENKIBELER

REHBER İNSANLAR

 

1.Cild

 Kitap       Web

2.Cild

 

Peygamber (Aleyhisselâm) Efendimizin Hayatı

 

03 -

Peygamberler

04 -

Dört Büyük Halife

 

 

05 -

Eshâb-ı Kiram

06 -

Büyük İmâmlar

 

 

07 -

Anadolu Evliyâları

08 -

Buhârâ Evliyâları

 

 

09 -

Horasan Evliyâları

10 -

Rehber İnsanlar

 

11 -

Güzel Nasihatlar

12 -

İmân ve Namaz

16 - EBÛ SAÎD-İ EBÜL HAYR (Rahmetullahi Aleyh)

NE BÜYÜK VELÎ İMİŞ

 

"Hâce Ebû Saîd"in var idi ki bir oğlu,

O, mektebe gitmekten, çekinip korkuyordu.

 

"Mektebe gitmemek"ti arzusu onun bir tek.

Söyledi babasına, o bunu üzülerek.

 

O zaman “Ebû Saîd”, bu oğluna dedi ki:

(Mâdem istemiyorsun, mektebe gitme peki.)

 

Adı “Ebû Tâhir”di, sardı onu bir sevinç.

Dedi: (Yâni mektebe, gitmiyecek miyim hiç?)

 

O, gözünü kapayıp daldı bir tefekküre.

Sonra, şöyle buyurdu oğlu “Ebû Tâhir”e:

 

(Ey oğlum Ebû Tâhir, mektebe gitme, peki.

Ama “Feth sûresi”ni ezberle elbette ki.)

 

"Peki baba!" diyerek, sevindi gâyet buna.

Ve "Fetih sûresi"ni, hıfz etti baştan sona.

 

Aradan “Yetmiş sene” geçmişti ki, bir vakit,

Ayrıldı bu dünyâ'dan babası “Ebû Saîd”.

 

Sonra, kendisinin de yaşı ilerleyince,

Maddî yönden fakir ve muhtâc oldu bir nice.

 

Ve İsfehân hâkimi "Hâce Nizâmülmülk"ün,

Huzûruna gitmeye, karar verdi o bir gün.

 

Ve gidip görüşerek, takdîm etti kendini.

Söyledi maddî yönden sıkıntı çektiğini.

 

O hâkim, kendisine yaparak izzet, ikrâm,

Bütün ihtiyâcını yerine getirdi tam.

 

Lâkin adamlarından biri vardı, fitneci,

Ona olan ihsândan, sıkıldı hemen içi.

 

Gelip dedi: (Efendim, siz ne yapıyorsunuz?

Kime ihsân yaptınız, hiç tanıyor musunuz?

 

O, gâyet câhil olup, ilgisi yok ilimle.

Ve Kur'ân-ı kerîmi okumak bilmez bile.)

 

Üzüldü Nizâmülmülk ve o şahsa dedi ki:

(Mâdem böyle diyorsun, isbât et bunu peki.

 

Benim hüsnü zannım var Kur'ân okuduğuna.

İstersen çağıralım, sen bir şey okut ona.)

 

İlim ehli zâtlardan, meclis hazırladılar.

Sonra, “Ebû Tâhir”i oraya çağırdılar.

 

Hâkim, o fitneciye dedi ki gâyet rahat:

(Her hangi bir sûreyi, söyle, etsin kırâat.)

 

Fitneci düşündü ki, zorca olsun bilhassa.

Dedi: (Feth sûresini okusun biliyorsa.)

 

“Ebû Tâhir”, bir güzel okuyup o sûreyi,

Mahcûb etti böylece, o fitneci kimseyi.

 

Ve lâkin hem okuyor, hem de çok ağlıyordu.

Gözlerinden, sel gibi yaşlar boşanıyordu.

 

Sorunca Nizâmülmülk ağlama hikmetini,

Anlattı babasının, iş bu kerâmetini.

 

Nizâmülmülk dedi ki: (Ne büyük velî imiş.

Yetmiş sene sonraki hâdiseyi bildirmiş.)

Bir Önceki Sayfaya GiderBu Kitabın Ana Sayfasına GiderBir Sonraki Sayfaya Gider

Abdüllatif Uyan