ŞİİRLERLE MENKIBELER

REHBER İNSANLAR

 

1.Cild

 Kitap       Web

2.Cild

 

Peygamber (Aleyhisselâm) Efendimizin Hayatı

 

03 -

Peygamberler

04 -

Dört Büyük Halife

 

 

05 -

Eshâb-ı Kiram

06 -

Büyük İmâmlar

 

 

07 -

Anadolu Evliyâları

08 -

Buhârâ Evliyâları

 

 

09 -

Horasan Evliyâları

10 -

Rehber İnsanlar

 

11 -

Güzel Nasihatlar

12 -

İmân ve Namaz

16 - EBÛ SAÎD-İ EBÜL HAYR (Rahmetullahi Aleyh)

HEPSİ ÎMÂN ETTİLER

 

"Ebû Hasen" adında biri vardı bî-edeb.

"Hâce Ebû Saîd"i, inkâr ediyordu hep.

 

Ve lâkin “Ebû Saîd”, hep sükût ediyordu.

"İnşallah hakîkati bir gün anlar" diyordu.

 

Ve hattâ buyurdu ki bir gün talebesine:

(Gelin, Ebül Hasen'in gidelim hânesine.)

 

Dediler ki: (O size, ediyor hep hakâret.

Niçin edeceksiniz gidip onu ziyâret?)

 

Buyurdu ki: (O bizi, yanlış yolda biliyor.

Bize değil "Yanlış"a buğz edip, diş biliyor.

 

Bu işte hüsn-i niyet sâhibiyse o şâyet,

Sonunda Allah ona, nasîb eder hidâyet.)

 

Ve o gün yola çıktı, bir kaç talebesiyle.

Geldi “Ebû Hasen”i ziyâret gâyesiyle.

 

Gönderdi daha önce talebeden birini.

Ki, söylesin görüşmek için geldiklerini.

 

Ve lâkin “Ebû Hasen” reddeyledi âşikâr.

Dedi ki: (O kimsenin, burada ne işi var?

 

Git, hemen benden taraf söyle ki o kimseye,

Bana geleceğine, gitsin bir kiliseye.)

 

Ebû Saîd Ebül Hayr, buyurdu ki: (O kimse,

Mâdem böyle istiyor, gidelim öyle ise.)

 

Oradan ayrılarak, kiliseye vardılar.

Âyin yapıyorlardı o gün hıristiyânlar.

 

Bu “Velî”yi görünce, merak ettiler ki hep:

"Ebû Saîd, buraya ne için geldi acep?"

 

Zîrâ işitmişlerdi onun büyüklüğünü.

Bu hâl, gariplerine gitmiş idi o günü.

 

Yüzlerce hıristiyân, onu görüp, ânında,

Bu mübârek velînin toplandılar yanında.

 

Îsâ aleyhisselâm” ve “hazreti Meryem”in,

Resimleri var idi içinde kilisenin.

 

Görünce duvardaki o, bu "iki sûret"i,

Mâide sûresinden, okudu bir âyeti.

 

Rabbimiz buyurdu ki: "Yâ Meryem oğlu Îsâ!

Sen mi bu insanlara söyledin ki bilhassa,

 

Allahü teâlâyı bırakıp da hepiniz,

Beni ve vâlidemi ilâh kabûl ediniz?"

 

Ve sonra buyurdu ki: (Hazreti Muhammed'in,

Dîni haksa, şu anda Allah'a secde edin!)

 

O anda, o tablolar, hikmet-i ilâhîyle,

Duvardan yere düşüp, secde etti hâliyle.

 

Kıbleye müteveccih, yüzleri üzre yâni,

Düşerek, o resimler, aldı secde hâlini.

 

Görüp, feryâd ettiler hıristiyânlar o an.

Şehâdet”i söyleyip, ettiler hepsi îmân.

 

Sonra "Ebû Hasen" de öğrenince bu hâli,

Hatâsını anlayıp, pişmân oldu bir hayli.

 

Derhal "Ebû Saîd"in gelerek huzûruna,

Af dileyip, hâlis bir talebe oldu ona.

Bir Önceki Sayfaya GiderBu Kitabın Ana Sayfasına GiderBir Sonraki Sayfaya Gider

Abdüllatif Uyan