ŞİİRLERLE MENKIBELER

REHBER İNSANLAR

 

1.Cild

 Kitap       Web

2.Cild

 

Peygamber (Aleyhisselâm) Efendimizin Hayatı

 

03 -

Peygamberler

04 -

Dört Büyük Halife

 

 

05 -

Eshâb-ı Kiram

06 -

Büyük İmâmlar

 

 

07 -

Anadolu Evliyâları

08 -

Buhârâ Evliyâları

 

 

09 -

Horasan Evliyâları

10 -

Rehber İnsanlar

 

11 -

Güzel Nasihatlar

12 -

İmân ve Namaz

16 - EBÛ SAÎD-İ EBÜL HAYR (Rahmetullahi Aleyh)

UÇMAK, HÜNER DEĞİLDİR

 

Gâyet mütevâzıydı, "Ben" demezdi o aslâ.

Konuşurken, söylerdi "Allah için", ihlâsla.

 

Derdi ki: (Asıl maksat, "Dîne mutâbaat"tır.

İslâma uymadıkça, her hüner kabâhattır.)

 

Bir gün, bâzı kişiler dediler: (Filân kişi,

Su üstünde yürüyor, kıymetli mi bu işi?)

 

Buyurdu ki: (Yüzüyor ördek ve kurbağa da.

Kıymeti yok, islâma gevşek ise uymada.)

 

Bir gün de dediler ki: (Efendim, falan insan,

Kuş gibi, havalarda uçuyor uzun zaman.)

 

Buyurdu ki: (Sinek ve çaylak da uçmaktadır.

İslâma uymadıkça, hüner değil, hatâdır.)

 

Dediler ki: (Efendim, var ki filân adam da,

Dünyâ'nın bir ucuna gitmektedir bir anda.)

 

Buyurdu ki: (Şeytân da yapabilir bu işi.

Uçmakla, hiçbir kıymet kazanmaz aslâ kişi.)

 

Sonra dedi: (Kıymeti, yoktur böyle şeylerin.

Siz, Allah'ın emrine uymaya gayret edin.

 

Mert olan, insanların arasında bulunur.

Evlenip, herkes gibi bir işle meşgûl olur.

 

Ve lâkin bunlar ile meşgûl etmez kalbini.

Bir an olsun çıkarmaz hâtırından Rabbini.)

 

Babası anlatır ki: Her gece, bu oğlumu,

Kontrol ederdim ki: "İyice uyudu mu?"

 

Onun uyuduğuna getirince kanâat,

Ancak öyle yatıp da, uyurdum ben de rahat.

 

Lâkin bir gün uyandım, gece karanlığında.

Baktım ki, “Ebû Saîd” yok idi yatağında.

 

Aradım bulamadım, merak ettim be gâyet.

Sabah yine gördüm ki, eylemiş eve avdet.

 

Düşünüp, kapısına "Zincir" vurdum sonradan.

Diyordum ki: "O artık, hiç çıkamaz odadan".

 

Lâkin o, yine çıktı, hiç bir şey anlamadım.

Sonunda, kendisini sıkı tâkîbe aldım.

 

Baktım, çıkıp mescide giriverdi gizlice.

Kapıyı, arkasından sürgüledi iyice.

 

Seyrettim pencereden, namâza durdu ilkin.

Sonra, bir "Kuyu" vardı köşesinde mescidin.

 

Bir "Ağaç" uzatarak o kuyunun ağzına,

Ayaklarını, iple, bağladı sonra ona.

 

Kuyuya, baş aşağı asıverdi kendini.

Başladı okumaya "Kur'ân âyetleri"ni.

 

Bir tatlı okurdu ki Kur'ânı, âyet âyet,

Seher vaktine doğru, hatim etti nihâyet.

 

Sonra, çıktı kuyudan ve yöneldi evine.

Hiç zinciri bozmadan, odaya girdi yine.

 

Bir kaç gece, devamlı tâkîb ettim bu minvâl.

Ve gördüm ki, her gece vâkî oldu aynı hâl.

 

Onun bu hallerinden, anladım ki, kendisi,

Olacak ileride devrinin bir tânesi.

Bir Önceki Sayfaya GiderBu Kitabın Ana Sayfasına GiderBir Sonraki Sayfaya Gider

Abdüllatif Uyan