ŞİİRLERLE MENKIBELER

REHBER İNSANLAR

 

1.Cild

 Kitap       Web

2.Cild

 

Peygamber (Aleyhisselâm) Efendimizin Hayatı

 

03 -

Peygamberler

04 -

Dört Büyük Halife

 

 

05 -

Eshâb-ı Kiram

06 -

Büyük İmâmlar

 

 

07 -

Anadolu Evliyâları

08 -

Buhârâ Evliyâları

 

 

09 -

Horasan Evliyâları

10 -

Rehber İnsanlar

 

11 -

Güzel Nasihatlar

12 -

İmân ve Namaz

15 - EBÜL HASAN HARKÂNÎ (Rahmetullahi Aleyh)

BİR HIRKA HÜRMETİNE

 

Bir gurup erkânıyla, sultân “Mahmûd Gaznevî”,

Ziyârete gelmişti, “hazreti Harkânî”yi.

 

Gönülden inanarak onun büyüklüğüne,

Sohbetinde kavuştu, yüksek teveccühüne.

 

Görünce, o da onun sevgi ve ihlâsını,

Çıkarıp verdi ona, mübârek hırkasını.

 

O Allah adamının "Hırkası"nı alarak,

Çıktı yine gazâya, huzûrdan ayrılarak.

 

“Harkan”dan uzaklaşıp, “Semerkant”a gelince,

Yenilmek endîşesi sardı onu iyice.

 

Hayli kalabalıktı zîrâ düşmân ordusu.

Onları görür görmez, fazlalaştı korkusu.

 

Derhal attan inerek, çıkardı o "hırka"yı.

Onu vesîle edip, şöyle yaptı duâyı:

 

(Yâ Rabbî, bu hırkanın sâhibi hürmetine,

Muvaffak kıl bizleri, düşmânın üzerine.

 

Eğer bana verirsen bu gün gâlibiyeti,

Fukarâya veririm, aldığım ganîmeti.)

 

Bu duânın üstünden geçmedi fazla zaman.

"Bir kasırga" koptu ki, oldu her yer toz duman.

 

Öyle ki, görmüyordu bir kâfir, diğerini.

Başladılar vurmaya onlar birbirlerini.

 

Bu hengâme içinde şaşıran o kâfirler,

Kendi kendilerini kılıçtan geçirdiler.

 

Doldu savaş meydanı, düşmân ölüleriyle.

Sultân Mahmûd”, bu hâli görerek gözleriyle,

 

Düşündü ki: "Ne büyük velî imiş Harkânî.

Tasarruf ve himmeti, ne kadar geldi ânî.”

 

Ebül Hasan Harkânî, buyurdu ki bir zaman:

(Allah'ın kullarına, yardım edin durmadan.

 

Hele “Anne-baba”sı, muhtâçsa bir kişinin,

Onlara hizmet etmek, devlettir onun için.

 

İki kardeş, bir evde yaşardı bir devirde.

Hizmete muhtâç olan vardı “Anneleri” de.

 

Her gece, annesine, biri hizmet ederdi.

Öteki, bir köşede Rabbini zikrederdi.

 

Bir gece, kardeşlerden birisi, çok ibâdet,

Yaparak, o tâatten duydu çok haz ve lezzet.

 

Ricâda bulundu ki öteki kardeşine:

(Bu gece de annemin, sen bak hizmet işine.)

 

Hizmet eden kardeşi, ona "Peki" diyerek,

Sarıldı annesinin hizmetine severek.

 

Öteki, tâatini ederken gece edâ,

Uyuyup, rüyâsında duydu şöyle bir nidâ:

 

(Ey filân, bağışladık biz senin kardeşini.

Ve onun hatırına, affettik sonra seni.)

 

O buna şaşırınca, denildi ki kendine:

(Bizim ihtiyâcımız, yok senin tâatine.

 

Halbuki ihtiyâcı var size annenizin.

Zîrâ hizmetinize, muhtâç o şimdi sizin.)

Bir Önceki Sayfaya GiderBu Kitabın Ana Sayfasına GiderBir Sonraki Sayfaya Gider

Abdüllatif Uyan